Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4512 K.2025/7326
10. Hukuk Dairesi 2025/4512 E. , 2025/7326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1848 E., 2025/55 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/871 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı ...'a ait işyerinde 15.10.1992-15.11.1995 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini daraltarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.10.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, fiili sigortalı çalışmaların ispatlanması gerektiğini, Kurumun davada fer'i müdahil olarak yer alması belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalıya ait işyerinin 25.09.1991-05.01.1993 tarihleri arasında faaliyet gösterdiğini, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil no.lu işyerinde 15.10.1992 tarihinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1992 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının ıslah dilekçesi ile taleplerini daralttığını, bunun ise davadan kısmi olarak feragat anlamı taşıdığını ve bu nedenle Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kuruma başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, davanın kabulüne yeterli delil, bilgi ve belge olmadığını, davanın reddi gerektiğini, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6 ., 9., 79.,108. madde ile geçici 54. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 15.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin dokuma mahiyetinde olup 15.10.1992-31.10.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işe giriş bildirgesi üzerinden yapılan imza incelemesi sonucu imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği, işyerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, geniş çaplı olarak yapılan komşu işyeri araştırmasında, bunlardan sadece SGK tarafından 6 adet komşu işyerinin tespit edildiği, tespit edilen bu komşu işyerlerinden 3 tanesinden birer tane dava konusu dönem çalışanının dinlendiği ancak davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, bunun dışında 3 davacı tanığı dinlendiği, bunlardan birisinin davacının kardeşinin eşi diğer ikisinin ise işyerinde çalışması olmayan arkadaşları olduğu, Mahkemece davacı tanıklarının beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, SGK tarafından tespit edilip de dinlenmeyen diğer komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına başvurulmalı, davacı tanıklarından ...'un beyanında dava konusu dönemde çalıştığı işyerinin davacının işyeri gibi ... Caddesindeki bir tekstil işyeri olduğu yönündeki beyanına göre bu tanığın hizmet döküm cetveli celbedilerek çalıştığını beyan ettiği işyeri tescil bilgileri de getirtilerek böyle bir çalışmanın olup olmadığı ve komşu işyeri niteliğinde olup olmadığı araştırılarak beyanı denetlenmeli, öte yandan tarafların da beyanları alınarak davacının dava konusu dönemdeki çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.