Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12266 K.2025/7090
10. Hukuk Dairesi 2024/12266 E. , 2025/7090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/231 E., 2024/93 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu sebeple yakınları için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sanayii ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket çalışanı davacıların murisinin 22.07.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sebebi ile vefat ettiğini, bu durumun müvekkili şirkette büyük üzüntüye neden oduğunu, şirketin kaza nedeni ile kusurunun olmadığını, şirketin kişisel koruyucu donanımı sağlayıp teslim ettiğini, kullanım şeklini öğrettiğini, iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, müvekkilinin üzerine düşen kanuni yükümlülükleri yerine getirdiğinden kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza nedeni ile müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kendilerinin ve şirketin kazadan büyük üzüntü duyduğunu, murise gerekli koruyucu ekipmanların verildiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza nedeni ile müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kendilerinin ve şirketin kazadan büyük üzüntü duyduğunu, murise gerekli koruyucu ekipmanların verildiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2015/217 E.-2018/722 K. sayılı kararı ile
"1-Davanın kabulüne,
2-Davacı ...'in muris eşi ... ...'in desteğinden yoksun kalması nedeniyle tazminat alacağı olarak belirlenen 299.867,46 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Davacı ... için takdir olunan 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Davacı ...'in muris babası ... ...'in desteğinden yoksun kalması nedeniyle tazminat alacağı olarak belirlenen 167.882,36 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Davacı ... için takdir olunan 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2015/217 E.-2018/722 K. sayılı kararına karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/844 E.-2020/1236 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/844 E.-2020/1236 K. sayılı kararının süresi içerisinde taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.06.2022 tarih ve 2021/1412 E- 2022/9919 K. ile "... Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, davalı işyerinde ebatlama operatörü olarak çalıştığı, olay günü saat 01:30 sıralarında otomatik olarak yüksek bir yerden sunta indiren iş makinasının bulunduğu istif alanında ölçüm yaptığı sırada indirilen suntalar arasında kalarak hayatını kaybettiğinin , 12.10.2015 tarihli SGK Müfettiş inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu ve olayın meydana gelmesinde işveren ... San. ve Tic. A.Ş.'nin %90 oranında kusurlu olduğu, iş kazası geçiren ...'in ise %10 oranında kusurlu olduğu kanaatinin belirtildiğinin, mahkemece aldırılan 24.04.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde kazalı sigortalının % 20, davalı işveren ... şirketinin %70, davalı işletme şefi ...'un %5, davalı vardiya Amiri ...'in %5 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, itiraz üzerine mahkemece aldırılan 28.04.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde kazalı sigortalının % 25, davalı işveren ... şirketinin %70, davalı işletme şefi ...'un %3, davalı vardiya Amiri ...'in %2 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporlar arasında meydana gelen çelişki üzerine düzenlenen 25.10.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise olayın meydana gelmesinde kazalı sigortalının % 20, davalı işveren ... şirketinin %70, davalı işletme şefi ...'un %5, davalı vardiya Amiri ...'in %5 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, anılan bu son raporun hükme esas alındığı ancak raporun oluşa uygun olmadığı, zira olayın meydana geldiği istif sahasını çevreleyen çitlerin sökülerek, istif sahasının giriş kapısı yerine, sökülen çitlerden içeri giriş yapılmasının süregelen iş yeri uygulaması olup olmadığının, işveren davalı şirket ve tedbirleri uygulamakla görevli 3. kişilerin çitlerin sökülerek içeri giriş yapılmasına engel olunmaması sebepleri üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin rücu ve ceza dava dosyasındaki kusur raporunun da dosya kapsamına getirtilerek A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 24.04.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ibarettir.... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olduğu, alınan kusur raporunda, kazazede işçinin işvereni davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin % 60 oranında kusurunun bulunduğu, işletme şefi davalı ...’un % 15 oranında kusurunun bulunduğu, vardiya amiri davalı ...’in % 15 oranında kusurunun bulunduğu, kazazede işçi ...’in % 10 oranında kusurunun bulunduğu, işbu rapora itibar edildiği, tarafların kusur durumunun tespiti sonrası aktüerya raporu aldırıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda yapılan hesaplamalara itibar edildiği gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulüne,
2-Davacı ...'in muris eşi ... ...'in desteğinden yoksun kalması nedeniyle tazminat alacağı olarak belirlenen 393.009,11 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,
-Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 235.805,47 TL,
-Davalı ...’un kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 58.951,37 TL,
-Davalı ...’in kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 58.951,37 TL,
-... Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin asıl işveren sıfatıyla ve adam çalıştıranın sorumluluğu sebebiyle sorumlu olduğu meblağın 353.708,20 TL. olacak şekilde tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Davacı ... için takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Davacı ...'in muris babası ... ...'in desteğinden yoksun kalması nedeniyle tazminat alacağı olarak belirlenen 214.697,03 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,
-Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 128.818,22 TL,
-Davalı ...’un kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 32.204,55 TL ,
-Davalı ...’in kusuru oranında sorumlu olduğu meblağın 32.204,55 TL,
-Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin asıl işveren sıfatıyla ve adam çalıştıranın sorumluluğu sebebiyle sorumlu olduğu meblağın 193.227,33 TL. olacak şekilde tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Davacı ... için takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının son derece düşük miktarda olduğunu,
b.Tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği göz önüne alınmadan infazda tereddüte mahal verecek şekilde hüküm tertip edildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kusur yönünden dosyada birden fazla rapor sunulduğu, itirazlar edildiğini, çelişkilerin giderilmediğini, bilirkişilerin tespitlerinin hatalı olduğunu,
b.Aynı davada tarafların ancak bir kez islah yoluna başvurabileceğini, bu nedenle davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, zamanaşımının dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak durdurulduğunu, ikinci ıslah dilekçesinin kabulü mümkün olmamakla birlikte her halükarda kalan miktar yönünden maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunun değerlendirilmediğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kusur yönünden dosyada birden fazla rapor sunulduğu, itirazlar edildiğini, çelişkilerin giderilmediğini, bilirkişilerin tespitlerinin hatalı olduğunu,
b.Aynı davada tarafların ancak bir kez islah yoluna başvurabileceğini, bu nedenle davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, zamanaşımının dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak durdurulduğunu, ikinci ıslah dilekçesinin kabulü mümkün olmamakla birlikte her halükarda kalan miktar yönünden maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunun değerlendirilmediğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını,
b.Aynı davada tarafların ancak bir kez islah yoluna başvurabileceğini, bu nedenle davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, zamanaşımının dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak durdurulduğunu, ikinci ıslah dilekçesinin kabulü mümkün olmamakla birlikte her halükarda kalan miktar yönünden maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunun değerlendirilmediğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
1. İş kazasına dayalı maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin tazminat davalarında kusuru bulunan işverenler arasındaki sorumluluk müşterek ve müteselsil sorumluluktur.
2.Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesi uyarınca (818 sayılı B.K.’nun 50 ve 51. maddesi) ve aynı Kanun'un 163. (818 sayılı B.K.’nun 142) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Kanun'un 163. (B.K. 141) maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır.
3. Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde ve talep artırım dilekçesinde hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminatların davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre tahsilini talep etmiştir. Davalıların zararlandırıcı sigorta olayına müşterek kusurlu hareketleriyle neden oldukları dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle; hüküm altına alınan tazminatların davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsiline karar verilmek gerekirken, bu yönün göz ardı edilerek davalıların kusurları oranlarında sorumluluklarına karar verilmesi ile infazda tereddüt yaratacak olması usul ve kanuna aykırı olmuştur.
4.Öte yandan ölüm halinde hak sahiplerinin açtığı maddi tazminat davalarında hesaplamanın iş kazası tarihinden hüküm tarihine en yakın tarihe kadar bilinen aktif dönem, 60 yaşının ikmaline kadar bilinmeyen aktif dönem, 60 yaşından sonra bakiye ömrü süresince bilinen son asgari ücret üzerinden pasif dönem hesabı yapılarak toplam gelirin belirlenmesi ile yöntemince yapılan söz konusu hesaplama sonucu tespit edilen toplam gelir üzerinden kusur indirimi uygulanmak suretiyle tespit edilen toplam zarardan son olarak Kurum tahsislerinin düşülmesi suretiyle yapılması gerekir.
5.Somut olayda, hükme esas alınan 25.07.2023 hesap raporunda;davacıların maddi zararının hesaplanması sırasında hesaplanan aktif ve pasif dönem zararları toplamından, önce ilk peşin sermaye değerinin rücü edilebilir kısmı mahsup edilmiş daha sonra davalıların kusurları oranında indirim yapılarak hatalı sonuca gidilmiştir.
5. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş, davalıların toplamda %90, kazalı sigortalının ise %10 kusurlu olduğunun kabulü ile tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek denetime elverişli yeni bir hesap raporu almak ve bu raporda belirlenecek maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermekten ibarettir.
6. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
2.Bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
3. Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.