Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/178 K.2025/7098

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/178 📋 K. 2025/7098 📅 29.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/178 E.  ,  2025/7098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3467 E., 2024/1709 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 E., 2022/132 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kırklareli ili Lüleburgaz ilçesi-Kırıkköy nüfusuna bağlı bulunan babası 20.09.1929 doğumlu 210680151 sigorta tahsis numaralı ... ... 18.08.2004 tarihinde vefat ettiği, davacının kanun hükmünün emredici düzenlemesi, genel Hukuk kuralları ve Yüksek Mahkemelerin ilgili içtihatlarına göre yetim aylığına babasının vefat ettiği gün yürürlükte bulunan Kanunlar üzerinden hak kazandığı, SGK Kırklareli İl Müdürlüğüne başvuru yaptıkları ancak hem aylık bağlanması hem de birikmiş maaş ödemesi taleplerinin reddedildiği, gerekçe olarak davacının Türkiye'deki şahsi emekli aylığına hak kazanmış olmasının gösterildiği, Kurum işleminin hatalı olduğu, davacının babası vefat ettiğinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun (SSK emeklileri) üzerinden hareket edilmesi gerekirken 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun üzerinden hareket edildiği ve davacının birikmiş maaş alacakları ödenmediği, davacının babasının ölüm tarihinde yürürlükte olan Kanunların ilgili maddelerinde yurtdışından malulen emekli olmasının babasından aylık almasına engel olmayacağı, yapılan başvuruların reddedilmesinin davacının kazanılmış hukuki hakkını yok saymak niteliğinde olduğu, davacının aylık hakkı reddedildiğinden oldukça zor günler geçirdiği, ayrıca davacının Almanya'daki emekliliği malullükten kaynaklandığı ve aldığı maaşın mahiyeti ile Türkiye'den talep ettiği yetim aylığının mahiyeti dahi birbiri ile uyuşmadığı, maluliyet maaşının davacının müşkül duruma düştüğünden ödendiği, davacının Almanya'dan malulen emekli olduğu 2007 yılı olduğu, yine babasının ölüm tarihinden 3 yıl sonraya denk geldiği, davacıya 3 yıl boyunca maaş bağlanmamasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla SGK Kırklareli İl Müdürlüğünün E-89437438- 205.03.01-14756976 numaralı 30.11.2020 tarihli Kurum işleminin iptali ile davacıya yetim aylığı bağlanmasına ve yetim aylığı hakkı kazandığı tarihten itibaren elde ettiği tüm hak ve ücretlerine karşılık gelen miktarın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 4/a kapsamından 3/1006631 tahsis numaralı ... T.C. numaralı ... babası ... ... üzerinden 10.06.2009 tarihli dilekçe ile ölüm aylığı talebinde bulunduğu, Genel Müdürlüğün verdiği 02.07.2009 tarih 413046 sayı ile kayda alınan cevabı yazılarında Almanya'da çalışıp çalışmadığına veya herhangi bir yardım (işsizlik-hastalık v.s.) alıp almadığını gösterir konsolosluk onaylı resmi belgenin gönderilmesi istendiği bu belge gelmeden bir işlem yapılmayacağı belirtildiği, ilgili Kuruma 12.07.2012 tarihli dilekçesi ekinde verdiği belgede 01.02.2008 tarihinden itibaren Almanya'da emekli olduğunun (ilgili zaten 19.09.2008 tarihinde boşanmış olup hak sahibi değerlendirmesi bu tarihten yapılır) belirtildiği, Genel Müdürlüğün ilgiliye gönderdiği 13.08.2012 tarihli karar yazısında "...yabancı bir ülke mevzuatı kapsamına tabi çalışmaya veya kendi sigortalığı nedeniyle gelir veya aylık almayan.. Kız çocuklarına aylık bağlandığı --Bu neden le kendi çalışmaları sonucu emekli olması ve aylık almasından dolayı tarafına 3/1006631 tahsis numaralı ... babası ... dan dolayı aylık bağlanmayacağının bildirildiği, davacının yine 02.05.2014 tarihinde, 09.10.2015 tarihinde, 06.04.2016 tarihinde, 01.06.2016 tarihinde, 27.12.2016 tarihinde ve 30.01.2017 tarihinde yine ölüm aylığı talebinde bulunduğu ve Genel Müdürlüğün aynı yönde cevaplar vererek ölüm aylığı bağlanmayacağı hakkında bilgi verildiği, konu ile ilgili olarak Ankara 8. İdare Mahkemesine 2017/3534 Eas sayılı dosya üzerinden dava açıldığı, ancak konuya esas olan tahsis dosyasında bu dava ile ilgili bir karara rastlanılmadığı, 11.08.2020 tarihinde yine ölüm aylığı talebinde bulundukları, Genel Müdürlüğün ilgiliye gönderdiği 19.10.2020 tarihli cevabı yazılarında "Kurumumuza tabi olarak... sicil numarası ile çalışmaya veya kendi çalışmalarından dolayı 42/706908 tahsis numarası ile aylık alınmasının tespiti nedeni ile ölüm aylığı bağlanamaz" denildiği, davacı ...'ın 01.02.2008 tarihinden itibaren Almanya' da emekli olduğu ve 19.09.2008 tarihinde boşanmış olup, Almanya'da malulen emekli olmadan önce zaten çalışmakta olduğu, ayrıca Türkiye'den de 01.03.2017 den emekli olan ilgilinin değerlendirmesi boşanma tarihi olan 19.09.2008 tarihinden yapılmış olsa bile bu tarihten sonra hak sahibi bu tarihlerden sonra ölüm aylığı bağlanmasına hak sahibi konumunda olmadığından ilgiliye babası üzerinden ölüm aylığı bağlanmasının da mümkün olamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlandığı, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise, bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alındığı, anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre davacının boşandığı 19.09.2008 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 34 ve 54. maddeleri olup bu kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan hak sahiplerine gelir bağlanacağı yasal düzenleme altına alındığı, davacıcnın 01.02.2008 tarihinde Almanya'dan emekli olduğu, 5510 sayılı Kanun kapsamında maaş alma şartlarını taşımadığı anlaşılmış olup dava konusu Kurum işlemi yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda belirtilen 5510 sayılı Kanunda baz alınarak inceleme ve değerlendirme yapılmasının kanunların geriye yürümezlik ilkesine aykırı olduğu, raporun eksik ve hatalı olduğu, davacının Almanya'dan malulen emekli olduğu halde bu hususun gözardı edildiği, davacının talep tarihinde hak sahibi olmasına karşı maaş alma şartlarını taşımadığını belirtilmesinin hukuka aykırı olduğu ve davacının Türkiye'den yaşlılık aylığı bağlanana kadar ki ve Almanya'dan emekli olduğu zamana kadarki birikmiş yetim aylıklarının davacıya ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu, davanın kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylığı bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.