Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6665 K.2025/7141

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6665 📋 K. 2025/7141 📅 29.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/6665 E.  ,  2025/7141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/293 E., 2024/441 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/99 E., 2022/529 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalılar vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 29.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalılar adlarına Av. ... ile davacılar adlarına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dosyasında özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğinden bahisle eş için 2.480.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, çocuk .. için 220.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, çocuk ... için 155.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, çocuk ... için 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, çocuk ... için 350.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, baba için 195.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, anne için 650.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde ... sigortalının %10, davalıların %45’er oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle asıl dava dosyasında eş lehine 1.275.669,79 TL maddi, çocuk ... lehine 66.829,91 TL maddi, çocuk ... lehine 42.656,50 TL maddi, çocuk ... 59.767,35 TL maddi, çocuk ... lehine 122.215,43 TL maddi, baba lehine 83.404,08 TL maddi, anne lehine 289.888,42 TL maddi, birleşen dava dosyasında eş lehine 200.000,00 TL, çocuklar lehine (4x) 100.000,00’er TL, anne ve baba lehine 50.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, murisin kusursuz, işverenin ise tam kusurlu olduğunu, üç ihtimalli şekilde düzenlenen hesap raporundaki tüm ihtimallerin hatalı olduğunu, murisin gelirinin eksik hesaplandığını, dul ve yetim aylıklarının destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabında hesaplanan tazminattan herhangi bir peşin değer indirimi yapılmaması gerektiğini, indirim yapılacaksa bunun yarım maaş üzerinden hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatların az olduğunu, Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabul edilen kısmı için davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine rağmen, bu miktardan daha fazla vekâlet ücretinin davalılar lehine hükmedilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, birleşen dava dosyasında dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap süresi dolmadan ve sonrasında yapılması gereken dilekçeler teatisine ilişkin usul işlemleri tamamlanmadan birleştirme kararı verilmesinin hatalı olduğunu, murise verilen kusurun az olduğunu, davacının davasının niteliğinin ne olduğunun sorulmasını, taleplerini somutlaştırmasını ve varsa eksik harcın tamamlanmasını talep ettiklerini, ancak Mahkemenin bu talepleri değerlendirmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, söz konusu itirazlarının yanı sıra dosyada davacı sıfatıyla yer alan ve murisin anne ve babası olan kişilerin, murisin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasını ve bu iddia doğrultusunda verilen hükmü kabul etmediklerini, çalışan ve anne-babaya destek olan tek çocuklarının muris olmadığını, murisin yılda 12 ay çalışacağı varsayımı ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık tarafından İyidere'de inşasına başlanan yeni kaymakamlık binasında murisin sıvacı ustası olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaatın 5. katında murisin, gırgır vinç ile yukarı çekilmiş olan kum dolu el arabasını pencere boşluğundan içeri almak istediği sırada, gırgır vincin muristen habersiz şekilde yukarı yönlü çalışması sonucu pencere boşluğundan ve 98 cm yüksekliğindeki parapetin üzerinden zemine düşerek hayatını kaybettiği, olayla ilgili açılan ve kesinleşen ceza yargılamasında, gırgır vinci olay tarihinde kullanan sanık ...’ın, makinayı kullanmak için teknik bir eğitiminin bulunmadığını, yukarı çekme ve indirme düğmelerinde aksaklıklar olduğunu fark ettiğini, buna rağmen asansörün arızalı olduğunu işverene bildirmeden makinayı kullanmaya devam ettiğini beyan ettiği, ceza dava dosyasında alınan ve itibar edilen kusur raporunda ...'un (firma sahibi) tali kusurlu, ...'un (firma sahibi) tali kusurlu, ...'ın (vinci kullanan işçi) tali kusurlu, ...'ın (şantiyede görevli işveren vekili) asli kusurlu, ... (şantiye şefi) asli kusurlu, murisin ise tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ceza dava dosyasında tüm bu sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği ve hükmün Bölge Adliye Mahkemesince kesinleştiği (Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 2025/1 Esas), temyiz incelemesine konu eldeki dosyada ise Mahkemece bir adet kusur raporu alınıp bu rapora itibar edildiği, 08.05.2022 tarihli bu raporda ... sigortalının %10, davalıların %45’er oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, Mahkemece bir adet hesap raporu alındığı, 18.07.2022 tarihli bu raporda 3 farklı ücret ihtimali üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, davacılar vekilinin yargılamanın 6. celsesinde “…ortalama aylık kazanç 7.000,00-10.000,00 TL arası olup raporun 1. alternatif hesaplamasına itibar edilmesini talep ediyoruz, ıslah için süre verilmesini talep ederiz ayrıca celse arasında adli yardım talebinde bulunacağız…” şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece raporun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rayiç ücretine göre hesaplama yapan üçüncü ihtimaline itibar edilerek sonuca gidildiği, meslek odasından ücret araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir.
Öte yandan zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalıp vefat eden sigortalının yakınlarının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, hükme esas kusur raporunda ceza dava dosyasında yargılanıp cezalandırılmalarına karar verilen gerçek kişilerin kusur durumlarının irdelenmediği gözden kaçırılarak eksik kusur raporu doğrultusunda sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi, meslek odasından emsal ücret araştırması yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması da yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazarak aynı iş kazasından dolayı sorumlular aleyhine rücuan tazminat davası açılıp açılmadığını sormak, açılmış ise onaylı bir örneğini celp etmek, iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi kurulundan (alınmış ise) rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporlarını ve ceza dava dosyasında mahkumiyetlerine karar verilen gerçek kişilerin kusur durumlarını irdeleyen yeni bir kusur raporu almak, sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi ve iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip sigortalının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek sonrasında davacıların maddi zararlarını yeniden hesaplatmak ve usuli kazanılmış hakları gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.