Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15751 K.2025/7063
10. Hukuk Dairesi 2024/15751 E. , 2025/7063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/88 E., 2024/573 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar Kurum, ... ve tereke idare memuru vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ev iş yerinde 15.08.1997- 25.02.2012 tarihleri arasında tam zamanlı olarak ve aylık net 3000 TL ile çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine, dahili davalılar Hazine ve TEV yönünden mirasçılık sıfatları henüz kesinleşmediğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı Kurum vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Kurum vekili, davalı tereke idare memuru ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; somut davada, davalı ...'in yargılama devam ederken 01.03.2016 tarihinde vefat ettiği, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/241 Esas 2017/443 karar sayılı kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği, ... tarafından açılan mirasçılık belgesi verilmesi talepli davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/226 Esas - 2017/819 karar sayılı kararı ile ...’in mirasının tamamının Hâzineye aidiyetine karar verildiği, İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/10 Esas sayılı dosyasında görülen vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın UYAP sorgulamasında ret ile sonuçlandığı, istinafa tabi kararın henüz kesinleşmediği, eldeki davada Mahkemece, her ne kadar davacı vekilince davalı ...'in vefatı sonrasında Hazine ve ... davaya dahil edilmiş ise de, dahili davalıların mirasçılık sıfatlarının kesinleşmediği ve İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/10 Esas sayılı dosyasında görülen vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın derdest olduğu, iş bu davaya emsal Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.04.2019 tarih 2018/4108 Esas, 2019/2835 Karar sayılı kararında Hazine ve TEV arasındaki vasiyetnamenin iptali davası sonucuna göre doğacak maddi sonuçların rücu edilebilmesinin mümkün olduğu ve davacının sosyal güvenlik hakkının öncelikle değerlendirilmesinin gerektiği belirtildiği gerekçesiyle; dahili davalılar yönünden mirasçılık sıfatları henüz kesinleşmediğinden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Somut olayda muris mirasçılarının mirasçılık sıfatlarının kesinleşmediği anlaşılmakla, ve prim borçlarından sorumluluğu açısından da işverenlik sıfatlarının belirlenmesinin gerekliliği karşısında, yapılması gereken iş; Mahkemece muris mirasçılarının belirlenmesi için açılan davanın bekletici mesele yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
V. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından (Yargıtay bozma ilamı öncesinde) davalı ...'in vefatı sonrasında Hazine ve ... davaya dahil edildiği, Maliye Hazinesi tarafından açılan İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/10 Esas sayılı dosyasında görülen vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ... tarafından açılan İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/241 Esas sayılı dosyasında görülen mirasçılık belgesi istemine ilişkin davanın kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği, kesinleşen kararın tavzih edildiği tavzih kararının İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/201 Esas sayılı dosyasında Türk Eğitim Vakfının atanmış tek mirasçı olarak kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf edilmediği anlaşıldığından Hazine ve TEV arasındaki vasiyetnamenin iptali ve mirasçılık belgesi istemi davaları sonucunda ...'in tek mirasçısı olarak Türkiye Eğitim Vakfı'nın kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda Hazinenin sorumluluğunun murisinin malvarlığı ile sınırlı olduğu, somut olayda murisin tüm malvarlığını Türk Eğitim Vakfına kalmasını vasiyet ettiği ve vasiyetinin kesinleştiği, Hazinenin sorumlu tutulabileceği bir malvarlığı bulunmadığı anlaşıldığından Hazine yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay ilamı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olduğundan dosyada mevcut 23.11.2018 tarihli bilirkişi ek raporunun (a) şıkkı hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, davacının bilirkişi raporunda sonuç ve kanaat kısmında belirtilen süre ve ücretlerle 15.08.1997-25.02.2012 tarihleri arasında davalı müteveffaya ait işyerinde sigortaya tabi işçi olarak çalıştığının tespitine karar vermek gerekmekle; davanın davalılar SGK ve TEV yönünden kısmen kabulü ile; davacının; 15.08.1997 - 31.12.1997 arası 135 gün, günlük 1.23 TL, 01.01.1998 - 30.06.1998 arası 180 gün, günlük 1.66 TL, 01.07.1998 - 30.09.1998 arası 90 gün, günlük 2.10 TL, 01.10.1998 - 31.12.1998 arası 90 gün, günlük 2.33 TL, 01.01.1999 - 30.06.1999 arası 180 gün, günlük 3.11 TL, 01.07.1999 - 31.12.1999 arası 180 gün, günlük 3.79 TL, 01.01.2000 - 31.03.2000 arası 90 gün, günlük 4.00 TL, 01.04.2000 - 31.07.2000 arası 120 gün, günlük 5.00 TL, 01.08.2000 - 31.03.2001 arası 240 gün, günlük 5.00 TL, 01.04.2001 - 31.12.2001 arası 270 gün, günlük 7.00 TL, 01.01.2002 - 31.03.2002 arası 90 gün, günlük 7.40 TL, 01.04.2002 - 30.06.2002 arası 90 gün, günlük 9.26 TL, 01.07.2002 - 31.03.2003 arası 270 gün, günlük 10.91 TL, 01.04.2003 - 30.06.2003 arası 90 gün, günlük 13.10 TL, 01.07.2003 - 01.01.2004 arası 180 gün, günlük 15.26 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 arası 180 gün, günlük 18.32 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 arası 180 gün, günlük 14.80 TL, 01.01.2005 - 31.12.2005 arası 360 gün, günlük 16.29 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17.70 TL, 01.01.2007 - 31.06.2007 arası 180 gün, günlük 18,75 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19.50 TL, 01.01.2008 - 31.06.2008 arası 180 gün, günlük 20.28 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21.29 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 arası 180 gün, günlük 22.20 TL, 01.07.2009 - 31.12.2009 arası 180 gün, günlük 23.10 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 arası 180 gün, günlük 24.30 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 arası 180 gün, günlük 25.35 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 arası 180 gün, günlük 26.55 TL, 01.07.2011 - 31.12.2011 arası 180 gün, günlük 27.90 TL, 01.01.2012 - 25.02.2012 arası 55 gün, günlük 29.55 TL ücretten davalı ... ...'e ait işyerinde işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın dahili davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar Kurum, ... ve tereke idare memuru vekilleri tarafından tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı tereke idare memuru vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 77. maddesi ve 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile 86/9. maddesi hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili ile davalılar Kurum, ... ve tereke idare memuru tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekili ile davalılar Kurum, ... ve tereke idare memuru vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.