Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8538 K.2025/6644

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/8538 📋 K. 2025/6644 📅 24.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/8538 E.  ,  2025/6644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/365 E., 2024/1276 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2023/681 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ortak vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalı işyerinde çalışmakta iken 08.05.2018 tarihinde gerekli İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle, çalışma esnasında yüksekten düşmesi suretiyle iş kazası olduğunu, iş kazası neticesinde davacı işçinin vücudunun çeşitli yerlerinde ve boynunda kırıklar meydana geldiğini, yaşanan kaza sonrasında davacı işçinin eski sağlığına kavuşamadığını, vücudunda iş gücü kaybı ve uzuv kaybı oluştuğunu, davalılar ... Adi Ortaklığı olarak yüklenicisi oldukları Sincan Cezaevi İnşaatını yaptığını, bu nedenle her iki şirketin davacı işçinin taleplerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirterek 3.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin, kaza tarihinde Sincan Ceza İnfaz Kurumu inşaatında çalışmaktayken arıtma binasındaki kutuları söktükleri esnada düşüp yaralandığını, düştükten sonra bilinci açık olan davacının öncelikle iş yeri hekimi tarafindan kontrol edildiğini ve sonrasında ambulansla hastaneye sevk edildiğini, kazanın tamamen davacının kusuruyla gerçekleştiğini, davacıda herhangi bir uzuv kaybı da söz konusu olmadığını, davacının, iş yerinde iş sağlığı ve işçi güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmamış olması nedeniyle kazanın gerçekleştiği yönündeki iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıya yüksekte çalışma eğitimi de dahil olmak üzere gerekli tüm iş güvenliği eğitimleri verildiğini, şirketlerin gerekli tüm tedbirleri almasına rağmen, davacı işçi gerekli özeni göstermeyerek kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"davalılar .... A.Ş. - ... İnş. Müh. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı'nın olayın meydana gelmesinde %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'un %20 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu kaza nedeniyle %43,20 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle
"Davanın kabulü ile
1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 721.331,17 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar ... İnş. Müh. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Kur İnşat A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı usul ve kanuna aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Mahkemece hükme esas alınan %43,2 maluliyet oranının fahiş olduğunu, davacının maluliyet oranının usulüne göre kesinleşmediğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davalı şirketler aleyhine %80 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketlere izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacının ücreti konusunda TÜİK verisine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsup işleminin hatalı yapıldığını, Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda tazminat miktarı hesaplanırken yemek ve barınma ücretinin hesaba katılmasının hatalı olduğunu, aleyhe olan hiçbir hesaplamayı kabul etmemekle birlikte hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılmasının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesine tamamen kendi kusuruyla sebebiyet veren davacı işçi lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarı belirlenirken kazanın meydana geldiği tarihteki alım gücünün esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçinin inşaat kalıp ustası olarak çalıştığını, inşaat sektöründe işçilerin gerçek ücrete göre değil, asgari ücretten SGK'ya bildirilmesi gerçeği göz ardı edilerek asgari ücrete göre hesaplama yapıldığını, davacının ücretine ilişkin iddialarının bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında hiç bir surette değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, Mahkemece alternatifli olarak denetime elverişli şekilde bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Mahkeme kararının kaldırılmasını, tanık anlatımlarındaki ücret ve emsal ücret araştırması neticesinde oluşacak ücrete göre alternatifli ve denetime elverişli tazminat hesaplaması yapılmasına karar verilmesini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalılar vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı kazalı için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu , İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yönünden 100.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalılar vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; mahkemece hükme esas alınan 03.07.2023 tarihli hesap raporuna göre davacının maddi zararının tespitinde aktif dönem zararına ilişkin tabloda 01.01.2021- 30.01.2021 tarihleri arasında maddi zararın 6.175,53 TL olarak hesaplandığı, bir sonraki tabloya geçişte aynı tarihleri kapsar biçimde 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arasındaki zararın 365 gün esas alınmak suretiyle yeniden hesaplandığı, bu yönüyle 01.01.2021-31.01.2021 tarihleri arasındaki dönem yönünden mükerrer hesap yapmak suretiyle maddi tazminatın Tüik verisine göre 721.331,17 TL olarak belirlendiği, davacı vekilince 14.11.2023 tarihli dilekçesi ile rapor gibi maddi tazminata yönelik talebini arttırdığı, Mahkemece davacı lehine 721.331,17 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla mükerrer hesap yapılan zarar dönemi dışlanmaksızın hüküm tesisi hatalı olmuştur. Yine davalılardan ... unvanın tür değişikliği suretiyle ... olduğu sunulan ticaret sicil kayıtları ile anlaşılmakla şirketin yeni unvan ve türü ile karar başlığında yazılmaması da hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalılar vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalılar vekillerinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
A. İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında yer alan davalı " ... " ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "..." ibarelerinin yazılmasına,
B. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "...Aktüerya uzmanı bilirkişi; davalılar Kur-... Adi ortaklığının kazanın meydana gelmesinde %80 kusur oranına göre uğranılan zararı belirlemiş, TÜİK verisine göre belirlenen miktar maddi tazminat olarak karar altına alınmıştır. SGK tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmiştir. ... " ibarelerinin silinerek yerine "... uzmanı bilirkişi; davalılar ...-... Adi ortaklığının kazanın meydana gelmesinde %80 kusur oranına göre uğranılan zararı belirlemiş, TÜİK verisine göre belirlenen miktar maddi tazminat olarak karar altına alınmıştır. Ancak hükme esas alınan 03.07.2023 tarihli raporda 01.01.2021-31.01.2021 tarihleri arasındaki dönem yönünden mükerrer hesaplama yapıldığı görülmekle mahkememizce resen hesaplama yapmak suretiyle 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arasındaki dönem zararının 365 gün yerine Ocak ayı dışlanmak suretiyle esas alınması ile davacının maddi zararının 720.239,92 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden karar verilmiştir. Öte yandan SGK tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmiştir. " ibarelerinin yazılması,
C. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"Davanın kısmen kabulü ile
1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 720.239,92 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 56.030,58 TL harçtan peşin alınan 2.805,30TL harcın mahsubu ile bakiye 53.225,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 2.805,30TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Yürürlükte bulunan Avukatlık asgari Ücret tarifesine göre;
Maddi tazminat miktarı yönünden 106.833,59 TL ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Maddi tazminat red edilen miktar yönünden 1.091,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Manevi tazminat miktarı yönünden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 9.800,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca varsa yatırılıp kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair; HMK'nın 297, 321/2. maddeleri ile 5521 sayılı Kanun'un 8/2, Geçici 1. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle hükmün istinaf edilebileceğine, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacağına ilişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
14.12.2023
" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.