Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16267 K.2025/6629
10. Hukuk Dairesi 2024/16267 E. , 2025/6629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/299 E., 2024/1269 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/160 E., 2019/213 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve menfii tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve kesilen aylıkların yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, birleşen dava ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne esas dava yönünden davalı Kurumun davacı aleyhine düzenlemiş olduğu denetmen raporunun iptaline, kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya iadesine; davacıya bağlanan ölüm aylığının devamına, birleşen Mahkemenin 2018/241 Esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile davacının davalı Kuruma eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı isnadı ile kesilen ölüm aylıklarının geri ödenmesi yönünden borçlu bulunmadığının tespiti ile sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.05.2018 tarihli İnceleme Raporundaki tespitlere yönelik belgeler dosya arasına getirtildiği, dosyanın incelenmesinden, davacının ve boşandığı eşinin 29.11.2017 tarihinde Özel Vizyon Göz Dal Hastanesinde muayene oldukları, Sivas ilinde boşanma tarihi olan 09.09.2014 tarihinden sonra olmak üzere 2015 yılında Sivas Kangal Devlet Hastenesine gittikleri, her ne kadar davacı vekili davacının boşandığı eşinin refakatçisinin kızı olduğunu duruşma sırasında beyan etmiş ise de Mersin Devlet Hastanesi 23.05.2016 tarihli refakat formunda hasta ...'a davacının refakat ettiği, soyadının dahi Güllüpınar yerine ... olarak yazıldığı, parantez içinde eşi ibaresinin yazıldığı ve davacı tarafından bu şekilde imzalandığı, hastane personelinin davacı söylemeden "eşi" ibaresi yazmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, boşanma tarihinden sonra ikisinin de Sivas ilinden Mersin iline yerleştikleri, denetmenin davacının eski eşi ...'ın kayıtlı adresine gittiğinde kapıyı davacının açtığı, duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarında davacıyı koruma amacı taşıdıkları, denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmişse de karar gerekçesinde yer alan denetim raporundaki tespitlere yönelik bir bilgi belge rapor ekinde bulunmayıp, Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve yaptırılan zabıta araştırmalarına itibar edilmemiştir. Mahkemece davacı aleyhine beyanda bulunduğu kabul edilen Aşur ve isimleri tespit edilemeyen tanıklar ve rapor ekinde bulunmayan hastane kayıtları esas alınarak karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece, boşanan eşlerin hastane ve tedavi kayıtları getirtilmeli, birlikte hastaneye gidilen tarihler ve refakat dönemleri araştırılmalı, 4 farklı eczaneden alışveriş yapılmasının, sadece davacının refakatçi olmasının tek başına fiili birlikteliğin kabulü için yeterli olmadığı gözetilmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; 09.05.2018 tarihli inceleme raporundaki tespitlere yönelik belgeler dosya arasına getirtilmiş, dosyanın incelenmesinden, davacının ve boşandığı eşinin 29.11.2017 tarihinde Özel Vizyon Göz Dal Hastanesinde muayene oldukları, Sivas ilinde boşanma tarihi olan 09.09.2014 tarihinden sonra olmak üzere 2015 yılında Sivas Kangal Devlet Hastenesine gittikleri, her ne kadar davacı vekili davacının boşandığı eşinin refakatçisinin kızı olduğunu duruşma sırasında beyan etmiş ise de Mersin Devlet Hastanesi 23.05.2016 tarihli refakat formunda hasta ...'a davacının refakat ettiği, soyadının dahi Güllüpınar yerine ... olarak yazıldığı, parantez içinde eşi ibaresinin yazıldığı ve davacı tarafından bu şekilde imzalandığı, hastane personelinin davacı söylemeden "eşi" ibaresi yazmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, boşanma tarihinden sonra ikisinin de Sivas ilinden Mersin iline yerleştikleri, denetmenin davacının eski eşi ...'ın kayıtlı adresine gittiğinde kapıyı davacının açtığı, duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarında davacıyı koruma amacı taşıdıkları, denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığından; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve menfii tespit istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre (1) karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
(3) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.
(4) Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise bölge adliye mahkemesi tarafından re'sen tebliğe çıkarılır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtayın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilir.
İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil, dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge adliye mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359. maddesi hükümlerine göre ve 360. maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir. Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla, ilk derece mahkemesi kararı hukuki varlığını kaybettiği gibi bölge adliye mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır.
Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 31.10.2022 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmasına karar verilip davanın reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına dair yazılı şeklinde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Nitekim YHGK'nın 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
3- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (I) no.lu bendindeki "HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" cümlesinin silinmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.