Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15837 K.2025/6690
10. Hukuk Dairesi 2024/15837 E. , 2025/6690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2168 E., 2024/1795 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/492 E., 2022/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Pazarlama Dağıtım Tic. Ltd. Şti. ile .... Tük. Mal. Bas. Yay. İnş. Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... Şirketinde 1997 yılından 2011 yılına kadar çalıştığını, 2011 yılında, emekli olduğunu, 2011 yılından 2015 yılının 11. ayına kadar çalışmaya devam ettiğini, emekli olduktan sonra şirketin isminin değiştiğini ofis müdürü olarak çalıştığını, sigortalı olduğu dönemde maaşının 4000 TL olduğunu, ancak sigorta primlerinin işveren tarafından SGK'ya asgari ücret ile ödendiğini belirterek, öncelikle 2011 yılının ikinci ayı ile 2015 yılının 11. ayı arasındaki çalışmalarının tespitini ve çalışmış olduğu dönemdeki prime esas kazancının 4000 TL olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve davacının ihtarlarının kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacının şirket bünyesinde çalışmadığını, davalı şirketlerin birbirinden farklı şirketler olduğunu ve davacının dava açmada hukuki menfaati olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı .... Tük. Mal. Bas. Yay. İnş. Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davalı şirketlerin birbirinden farklı şirketler olduğunu, davacının emekli olduktan sonra şirket bünyesinde çalışmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı dinlenen kamu tanıklarının beyanları, dosya kapsamında mevcut 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının davasının hizmet tespiti açısından kabulü ile davacının davalı nezdinde 01.03.2011-01.11.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında tam gün çalışmasının bulunduğunun tespitine, (davacının ... Üniversitesinde ameliyat olduğu 26.01.2015-02.02.2015 tarihleri arası ve 17.02.2015, 19.02.2015 günleri ve ... Devlet hastanesinde düşme nedeniyle kontrol yaptırdığı 29.12.2014 tarihinin dışlanmasına), davacının sigorta primlerinin tespiti açısından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Pazarlama Dağıtım Tic. Ltd. Şti. ile .... Tük. Mal. Bas. Yay. İnş. Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının gerekçeli ve yeterli açıklıkta olmadığını, infazda tereddüt yaratacağından kabul etmediklerini, davada birden fazla davalı olduğunu, kararda davacının hangi davalı yanında çalıştığının kabul edildiği konusunda bir açıklık bulunmadığını, davacının şirketlerinde hiç çalışmadığını, bu nedenle kararın bu yönüyle bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süresi-zamanaşımı süresi geçtiğinden reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu, davacının davasının şirketleri açısından husumet yönünden reddine karar verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketleri ile diğer davalı şirketler arasında hiç bir bağ bulunmadığını, davacının iddiasının aksine diğer davalılardan ...Dayanıklı Tüketim Malları Basın Yayın İnşaat Gıda Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin halen faaliyette olduğunu, isminin değişmediğini ve şirketleri ile arasında hiç bir bağ bulunmadığını, sadece aynı binada farklı katlarda, farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirketlerinin, ... Pazarlama Şirketinin elektrik ev aletleri ürünlerinin tamir ve bakım hizmetini verdiğini, davacının sigorta primlerinin tespitine yönelik davasından vazgeçtiğinden bu konudaki dava ve taleplerinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 2011 yılında emekli olduğunu ve SGK'dan gelir aldığını, dinlenen tanık beyanlarının yeterli açıklıkta olmadığını, aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacının şirketlerinde çalıştığının da ispat edilemediğini, şirketlerinin diğer davalılar ile aynı binada yer alması nedeniyle davacının işbu binada görülmesi doğal olduğunu, davanın şirketleri yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
2- Davalı .... Tük. Mal. Bas. Yay. İnş. Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; hizmet tespit davası yönünden verilen kararı kabul etmediklerini, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, sigorta primleri yönünden açılan davanın ise davacının vazgeçme talebi nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, İlk Derece Mahkemesince davacının sigorta primlerinin tespitine yönelik davasının vaki vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 26.02.2019 tarihli celse sonrası vermiş olduğu dilekçesi ile sigorta primlerinin tespiti açısından talebinden vazgeçtiğini beyan ettiğini, Mahkemece; vazgeçme nedeniyle davasının reddine dair hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz şekilde verilen kararın hatalı olduğunu, düzeltilmesini talep ettiğini, davanın süresinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süreden-zamanaşımı süresi geçtiğinden reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkeme kararının açık ve gerekçeli olmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hangi davalı yönünden ve hangi gerekçe ile kabul edildiğinin kararda gösterilmediğini, davanın müvekkili şirket ile birlikte diğer davalılar ... ve ... Pazarlama Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik olarak açıldığını, davanın hangi şirket yönünden ve hangi gerekçe ile kabul edildiğinin kararda gösterilmediğini, davacının talebi ve davası ile bağlı olduğunu, 2011/2. ay-2015/11. aylar arasında ... Pazarlama Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'ye çalıştığını iddia etmekle, Mahkemece davacının talep konusunun dışına çıkılarak davanın müvekkili şirket yönünden kabulüne karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin diğer davalı şirketlerle bir ilgisi bulunmadığını, şirketler aynı binada farklı katlarda ve farklı işlerde faaliyet gösterenin tamamen farklı şirketler olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca çalışmalarının Kuruma bildirildiğini ve primlerinin de ödendiğini, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında ve alınan bilirkişi raporunda aleyhe olan beyan ve tespitleri kabul etmediklerini, yargılama aşamasında sundukları tüm itirazlarını tekrar ettiklerini, dosya içinde mevcut bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının emekli olduğu 2011 yılından sonra hizmet akdi ile çalışmaya devam ettiği yönündeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkili ... Dayanıklı Tüketim Malları Basın Yayın İnşaat Gıda Pazarlamam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ismi ve iş yeri adresi değişmediğini halen faaliyetini devam ettiğini, davacının 2011 yılında emekli emekli olduğunu ve yaşlılık aylığına hak kazanmış ise de yine kabul anlamına gelmemekle birlikte 2011 - 2015 arası çalıştığını iddia ettiği halde yaşlılık aylığı almaya devam ederek kendisine çıkar sağladığını ve kurumun zararına neden olduğunu, davacı açtığı işbu davada kötü niyetli olduğunu, açılan davanın verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
3-Fer'i müdahil Kurum vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, davalıya ait iş yerinden bordro tanığı ile çalışmanın yapıldığını bilebilecek fabrika çalışanlarından ve lise öğrenci ve görevlilerinden Mahkemece re’sen tespit edilecek kamu tanıkları dinlenmesi gerektiğini, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada davacı, 01.03.2011-01.11.2015 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde geçen çalışmalarının ve gerçek ücretlerinin tespitini istemiştir. Dosya içinde yer alan davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; talep tarihleri içerisinde bildirimi olmadığı, 01.03.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığı tespit edilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiş ise de Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bu doğrultuda Mahkemece öncelikle, davacının hangi şirkette çalıştığına ve aralarında bağlantı olup olmadığına dair ayrıntılı beyanı alınarak hangi şirkette çalıştığı belirlenerek hükmün ona göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kurulması gerekir,
Mahkemece, davacının yaşlılık aylığı almakta olduğunun anlaşılması karşısında, davacının talebinin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi yoksa aynı Kanun'un 63/B maddesi kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu davacıdan sorularak netleştirilmeli, bunun neticesinde, istemi dikkate alınmak suretiyle elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.