Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2285 K.2025/6631
10. Hukuk Dairesi 2025/2285 E. , 2025/6631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/22 E., 2024/3 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yerinde olmadığını belirterek Kurumun 02.07.2020 tarih ve 7823898.455 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; eldeki dava dosyasında, davacının yaşlılık aylığı almaya başladıktan sonra 01.05.2004 tarihinde 85769 sicil numaralı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfında çalışmaya başladığı, davalı Kurum tarafından davacıya 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi uyarınca tespit tarihinden geriye doğru 23.08.2009-23.07.2019 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylık ödemesine ilişkin dava konusu borç bildirim belgesinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının çalıştığı iş yerinin 5335 sayılı Kanun kapsamında kaldığı görülmüştür. O halde SGK tarafından bu çalışma dönemi açısından emeklilik ve yaşlılık aylıklarının kesilmesi olgusu hukuka uygun olup ödenen aylıkların da yersiz ödeme olarak davalı Kurum tarafından istenebileceği ortadadır. Ne var ki davacının sigortalılığına ilişkin tüm kayıt ve belgeler Kurum nezdinde bulunduğundan yaşlılık aylığı ödemelerine devam etmesi Kurumun kendi hatasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, davalı Kurum tarafından yersiz olarak fazladan ödendiği anlaşılan yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi kapsamında yasal faizi ile birlikte davacıdan istenmesi işlemi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı adına borç çıkartılan yersiz ödemeler 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay kararına göre davacı adına borç çıkartılan yersiz ödemeler 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Mahkemece buna göre hesaplama yapılması için bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya, Yargıtay kararlarına uygun, denetlenebilir olduğu kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kuruma 02.07.2020 tarih, 20201615006130 dosya numaralı, 7823898 sayılı borç bildirim belgesi ile 204.325,14 TL borçlu bulunduğuna dair Kurum işleminin kısmen iptali; davacının Kuruma 88.749,26 TL ve bu miktara 15.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte borçlu olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. madde hükümleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.