Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7973 K.2025/6639
10. Hukuk Dairesi 2024/7973 E. , 2025/6639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2374 E., 2024/449 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/28 E., 2022/414 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davcının 2.000,00 TL net ücret karşılığı davalılardan Kalyon İnş. bünyesinde çalışırken geçirdiği kaza sonucu yaralandığını, ayağının kesildiğini, kazanın davalıların kusurları nedeniyle meydana geldiğini belirterek 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150,000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, iş güvenliği ekipmanlarının davacıya teslim edildiğini, kazanın meydana gelmesinde kendilerinin kusuru olmadığını, kaza nedeniyle davacıya 30.10.2017 tarihinde 2.000,00 TL, 24.01.2018 tarihinde maddi manevi tazminat ödemesi olarak 9.000,00 TL ödeme yapıldığını, şirket yetkilisi ... 'un hesabından ayrıca 08.02.2018 tarihinde 1.603,28 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, işin diğer davalıya anahtar teslim usulü verildiğini, diğer davalı ile aralarında alt işveren asıl işveren ilişkisi olmadığını, kendilerine kusur atfedilemeyeceğini, kazanın davacının dalgınlığından kaynaklandığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı alt işveren ... Müteaahitlik San. ve Tic. A.Ş.'nin % 55 oranında, davalı üst işveren ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin % 15 oranında, dava dışı İş Makinası Operatörü ...'ün %10 oranında, davacının ise % 20 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %27 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle;
"Davanın kabulü ile
1-)494.077,08 TL maddi tazminatın 05.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-)150.000,00 TL manevi tazminatın 05.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili, davanın davalı şirket bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, şantiyedeki işin asıl sahibinin ... İnşaat Anonim Şirketi olduğunu, dava konusu alacakların zaman aşımına uğradığını, zamanaşımı def'inin göz önünde bulundurulmadığını, tanıkların beyanlarının yerinde bir şekilde değerlendirilmediğini, kusurun hatalı belirlendiğini, davalı şirketin olayda kusurunun bulunmadığını, davacıya izafe edilen kusurun az olduğunu, davacıya gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kendi ihmali sonucu kaza geçirdiğini, illiyet bağının kesildiğini, bilirkişinin raporlarını gerekçelendirmediğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını ancak 2.000,00 TL ücret ile çalıştığını iddia ettiğini, emsal ücret araştırmalarının davacıyı doğrulamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek;
Davalı ... vekili, Mahkeme kararında gerekçeye yer verilmeksizin bilirkişi raporunun sonundaki kusur oranı ve hesap edilen tazminat bedeline birer cümle ile yer verilmek suretiyle karar verildiğini, iddia ve savunmanın değerlendirilip tartışılmadığını, kararın gerekçeli olmadığını, dosyada kesinleşmiş bir maluliyet oranının bulunmadığını, hesap raporu %27 maluliyet oranı üzerinden hesaplanmışsa da 02.09.2019 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu Raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, Adlî Tıp İhtisas Dairesinden ve Üst Kurulundan rapor alınarak maluliyet oranının kesinleştirilmesi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında hiçbir akdi bağ bulunmadığını, davacının iş vereni olan ... ile aralarında alt - üst iş veren ilişkisi bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, işin tamamının anahtar teslimi olarak verildiğini, davalının asıl iş veren olmadığını, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkete %15 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, olayın davacının diğer iş veren şirkette çalışmakta olduğu zaman meydana geldiğini, olayın davacının kusurundan kaynaklandığını, tedbirsiz davrandığını, kusurun davacı ve davacının iş vereni Turgut Müteahhitlik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin olduğunu, uygun nedensellik bağının bulunmadığını, davalının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, PMF 1931 tablosu esas alınması gerekirken TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası açılabilmesi için öncelikle iş kazası tespit davası açılması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, ıslah edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, kararın gerekçesiz olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle; talep artırım ve faiz başlangıç tarihlerine ilişkin uygulamada ve delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ve kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilemediğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kalyon inşaat firma vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Turgut Mühendislik firma vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi.
3. Değerlendirme
A) Davalı ... vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 150.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamına göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacının aylık net 2.000,00 TL ücretle çalışıldığının iddia edildiği, Mahkemece hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli hesap raporunda sendika yazı cevabı ile TÜİK verisi ve Çevre Şehircilik Bakanlığından bildirilen rayiç işçilik bedelinin ortalamasının alınması suretiyle davacının asgari ücretin 1,349561 katı ile çalıştığının tespitinin yapılması suretiyle maddi zarar hesabının yapıldığı, davacının sürekli iş göremezlik oranının anılan hesap raporunda Kurumca belirlenen % 27 oranı olarak esas alındığı, davalılar vekillerince iş bu rapora yalnızca ücret tespiti yönünden itiraz ettiği görülmekle birlikte her ne kadar bildirilen emsal ücretlerin ortalamasının alınması suretiyle ücret tespiti yerinde değil ise de davacının yaptığı işin niteliği, kıdemi, tanık anlatımları ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde kazalının ücretinin asgari ücretin 1,3495 katı ile hesaplamasının dosya kapsamına uygun bulunması ile yine davalı Kalyon firması vekilinin öncesinde yargılama aşamasında veyahut hesap bilirkişisi raporunun tebliği üzerine itiraz süresi içerisinde sürekli iş göremezlik oranı yönünden itirazının bulunmadığı görülmekle davacının kaza nedeniyle % 27 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulü ile sonucuna gidilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeple;
Davalı Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.