Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3448 K.2025/6702

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3448 📋 K. 2025/6702 📅 24.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3448 E.  ,  2025/6702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2856 E., 2024/1225 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/44 E., 2022/321 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket bünyesinde 01.10.2017 tarihinden 21.12.2018 tarihine kadar "çelik imalatçısı" olarak çalıştığını, çalışma tarihleri arasında iş akdinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin iş akdine 21.12.2018 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini, müvekkilinin ücretlerini elden aldığını, Ekim ayına ait aylık ücretinin Finansbank hesabına yatırıldığını ileri sürerek müvekkilinin 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespiti ile bu dönem için SGK ilgili hizmetlerinden faylandırılmasına, bu döneme ilişkin davalı tarafından yatırılmayan sigorta primlerinin tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tanık beyanları, bu tanıklar adına davalıya ait iş yerinden hizmet bildirimlerinin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait iş yerinde 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığı kanısına varılmış ve davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Ayrıca davacı vekilinin, davacının asgari prime esas kazancı aşar şekilde çalıştığına ilişkin iddiası yönünden ise dava dilekçesinde buna yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı, sigorta primine esas kazanç isteminin kamu düzenine ilişkin olmadığı, bu talebinin iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, davalı tarafından açıkça iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğinden davanın kabulü ile davacının, davalıya ait iş yerinde, 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre davacının dava konusu edilen dönem içerisinde yapılmış bir hizmet bildiriminin bulunmadığı, davalı iş yerinin 12.11.2014 tarihinde kanun kapsamına alındığı, dava konusu edilen süreye ilişkin dönem bordrolarının dosyaya getirtildiği, dinlenen bordro tanıklarının davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde geçen çalışmalarını doğruladıkları, davacının çalıştığını iddia ettiği ücret miktarına ilişkin olarak yazılı bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iş yerinde asgari ücretle çalıştığının kabul edilmesinin doğru olmadığını, banka kanalıyla yapılan ödemeye göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının çalıştığı süreye ilişkin bildirimlerinin yapılmış olduğunu, dinlenen tanık beyanlarının fiili çalışmayı ispatlar nitelikte olmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının ve prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5510 sayılı Kanun'un 30. maddesi 3. fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir.
Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14. maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63. maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise, yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada; tahsis talebine istinaden davacıya 01.11.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı almakta iken 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasında davalı işveren yanından bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacının, davalıya ait iş yerinde, 01.10.2017-21.12.2018 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İnceleme konusu eldeki davada, 01.11.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının hizmet tespitine karar verilen uyuşmazlık konusu dönem yönünden sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Mahkemece davacının talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, yaşlılık aylığı aldığı 01.10.2017-21.12.2018 dönemi yönünden isteminin, 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalı ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı ve feri müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
4-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi