Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6631 K.2025/6262

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6631 📋 K. 2025/6262 📅 17.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/6631 E.  ,  2025/6262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/576 E., 2024/768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (iŞ)Mahkemesi
SAYISI : 2018/491 E., 2023/789 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçi olarak davalı şirkete ait Burdur Merkez OSB Milli Egemenlik Cd. No:137'de bulunan Mermer Fabrikasında 03.08.2005 tarihinde işe başladığını, işe başladığında Mermer Fabrikasının Taşkesme (ESTE) Bölümünde 5 yıl süreyle çalıştığını, daha sonra portal vinç operatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin 2013 yılında göğüs ve kalp rahatsızlığı geçirdiğini, yapılan hastane tedkiklerinde tanı olarak SİLİKOZİS ILO konulduğu ve hastanın tozsuz ve dumansız ortamlarda çalışmasına şeklinde oy birliğiyle karar verildiğini, müvekkilinin sağlık raporu doğrultusunda iş vereninden tozsuz ve dumansız ortamda iş verilmesini talep ettiğini, buna uygun iş bulunmasına rağmen işverence aynı işi yapmaya devam etmesinin önerildiğini ve müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine iş akdinin feshedildiğini, davalı işveren tarafından iş akdinin haksız fesih edilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı sakkıl tutularak 10.000,00 TL maddi tazminat, ve 50.000,00 TL manevi tazminatın akdin feshi tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödettirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; davacının en son çalıştığı iş yeri olan ... Mermer San. Tic. A.Ş. aleyhine Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/383 Esas sayılı dava dosyası ile haksız iş akdinin fehi ve çalışma koşullarından dolayı davacının yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle tazminat davacı açıldığını, 11.10.2018 tarihli celsede yargılamanın sürüncemede kalmaması için meslek hastalığı sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının tefrikine karar verildiğini, Mahkemenin 2018/491 Esas sırasına kaydı yapıldığını, davanın derdest olduğunu, davacının hastalığa yakalanmasında davalı şirket ile Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/491 Esas sayılı davasının davalısının müştereken sorumlu olduklarını, her iki dava arasında hukuki ve fiili ortaklık bulunduğundan işbu davanın 2018/491 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği,
II. CEVAP
Davalı ... firma vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işverence davacının iş akdinin İş Kanunu madde 25/2 gereğince bildirimsiz ve tazmintasız şekilde işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkına dayalı olarak feshedildiğini, davacının kaptığını iddia ettiği hastalığı başka iş yerlerinden kaptığını, davacıya yarma strip besleme bölümünde çalışması iki kez yazılı olarak tebliğ edildiğini, davacının her iki tebliği tebellüğden imtina ettiğini, iş akdinin bu nedenle haklı feshedildiğini, iş yerinde sürekli olarak toz ortam ölçüm/denetiminin yapıldığını, bu güne kadar da toz nedeniyle riskli normal değerlerin üzerinde bir ölçüm yapılmadığını, açıklanan nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının belirttiği hastalığı ne zaman kaptığının tespitini talep ettiklerini, hastalığına daha önceki çalışmalarının sebep olduğunu bu sebeple maddi ve manevi tazminat talebinin de reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının daimi iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 553.162,59 TL tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Mermer A.Ş ve birleşen dosya davalısı Junior Jeans Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, 50.000 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Mermer A.Ş ve birleşen dosya davalısı Junior Jeans Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... firma vekili istinaf sebepleri olarak; hükme esas alınan kusur durumunun ve hesaplamaların hatalı ve hükmedilen tutarların fahiş olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, hükümde gösterilen faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu, tespit edilen kusur durumu itibariyle sorumlulukların tayin edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı Junior Jeanswear firma vekili istinaf sebepleri olarak; hükme esas alınan kusur durumunun ve hesaplamaların hatalı ve hükmedilen tutarların fahiş olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, hükümde gösterilen faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu, tespit edilen kusur durumu itibariyle sorumlulukların tayin edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... firma vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Junior Jeanswear firma vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55., 74. ve 417 . maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddeleri
3. Değerlendirme
A) Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Dava niteliği itibariyle sigortalının meslek hastalığından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 1999-2005 yılları arasında birleşen dosya davalısı "Junior Jeanswear Dış Ticaret İnş. Taah. Turz. Otel. ve Yat. İşl. Ltd. Şti.'de 352 gün, daha sonra 2005-2008 yılları arasındaki süreçte asıl dosya davalısı ... Mermer Tekstil İnş. Mak. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti.'de, 06.05.2003-2005 yılları arasında aralıklı olarak 307 gün dava dışı ... Mermer İşletmeleri Nak. San. ve Tic. A.Ş.'de, daha sonra da 2008-2016 yılları arasında da daha yoğun olarak davalı "... Mermer San. ve Tic. A.Ş.’de çalıştığı, 12.06.2013 tarihinde p/q 1/1 düzeyinde A opasite pnömokonyoz meslek hastalığı tanısı konulduğu, meslek hastalığı sebebiyle SGK tarafından yapılan tetkikler sonucunda Kurum Sağlık Kurulu Kararı, Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun Kararı ile davacının %14,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, kusurun tespitine yönelik alınan 20.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda birleşen dosyada davalı Junior Jeans Şirketinin %70, ... Mermer şirketinin %20, dava dışı ... Mermer şirketinin %10 kusurunun bulunduğu kanaati bildirildiği, Mahkemece anılan raporun hükme esas alındığı, dosyanın hesap bilirkişisine tevdi olunduğu, 25.10.2023 tarihli hesap raporunda davacının kusursuz olması nedeniyle davalılar ile dava dışı firmanın kusurunun toplanması suretiyle %100 kusur oranına göre davacının talep edebileceği maddi zararın 553.162,59 TL olduğu yönünden kanaat bildirildiği, davacı vekilince maddi tazminat yönünden talebin rapor gibi arttırıldığı, Mahkemece 553.162,59 TL maddi tazminatın asıl ve birleşen dosya davalılarından müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Meslek hastalığı nedeniyle görülen tazminat davalarında kusur oranının tespitinde taraflar arasında farklı dönemlerde ayrı iş yerlerinde çalışan davacı sigortalıda davalı işveren ile dava harici işverenlerin sorumluluklarının kusurları oranında mı; yoksa müşterek ve müteselsilen mi olduğu noktasında da uyuşmazlık bulunacağı anlaşılmaktadır.
Bu konuda, öncelikle maluliyet tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun teselsülü düzenleyen hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır:
Bilindiği üzere, müteselsil borçluluk, alacaklının, borcun tamamının ifasını birden çok borçludan ve dilediğinden isteyebildiği, borcun tamamı ifa edilinceye kadar borçluların hepsinin sorumlu olduğu bir borç ilişkisidir.
Müteselsil borçluluğun kaynağı TBK’nun 162. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, “Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.” Madde hükmünden anlaşıldığı gibi, müteselsil borçluluk, ya bir hukuki işlemden ya da kanundan doğmaktadır. Maddenin 2. fıkrasında yer verilen kanuni teselsül, müteselsil borçluluğun doğrudan doğruya bir kanun hükmüne dayandığı, bizzat kanun koyucunun öngördüğü borçluluk halidir.
Haksız fiil halinde müteselsil sorumluluk hali ise aynı Kanun’un 61. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir: “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” Aynı Kanun’un 62. maddesinde de: “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Bu durumda; birden çok kişi, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse kanun kuralı gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumlu iseler, bunlar arasında, bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki dönmeye (rücu) ilişkin kurallar uygulanır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar hükme esas alınan 20.04.2023 tarihli kusur raporu oluşa uygun görülmüş ise de Mahkemece hükmolunan maddi tazminat tutarının davalıların %100 kusur oranına göre belirlendiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan hususlar gereğince meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında teselsül hükümlerinin uygulanması imkanı bulunmadığından davalıların kusurları oranında tazminattan sorumlu tutulmaları gerekirken davalıların 553.162,59 TL maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan teselsül sorumluluk hükümleri ve davacının dava dilekçesindeki isteminin mahiyeti de gözetilerek her bir işverenin kendi kusurundan ayrı ayrı sorumlu olacağı hususu gözetilerek, davalı işverenlerin tespit edilecek kusuru oranında dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilip davalı işverenlerin tazminat alacaklarından sorumluluğu hakkında bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.