Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1653 K.2025/6197
10. Hukuk Dairesi 2025/1653 E. , 2025/6197 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/269 E., 2024/59 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından ihale yoluyla almış olduğu 20000 ton torbalanmış kömür nakliye hizmet işinde çalıştığını, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin olduğunu, 20.09.2017 tarihinde ... tren garında vagonlardaki kömürleri taşıma bandıyla indirirken, bu taşıma bandını sabit tutan mekanizmanın çıkması sonucu taşıma bandının altında kalarak yaralandığı olayın iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 20000 ton torbalanmış kömür nakliye ve hamaliye işinin ihale ile yüklenici ...'e verildiğini, müvekkil Kurumun ihale makamı olması nedeni ile işveren sıfatının bulunmadığını, diğer davalının işveren sıfatının bulunduğunu belirterek haklarında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışanları olmadığını, olayın meydana geldiği gün 1 tane sigortalı çalışanlarının olduğunu, davacının vagonlarda kalan kömürleri toplamak için vagonlar arasında gezerken olayın meydana geldiğini, davacının iddia ettiği gibi çalışma alanında palet ve halatın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca olayın iş kazası olmadığını, taraflar arasında hizmet ilişkisini olduğunun hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 tarih, 2022/175 E., 2023/247 K. sayılı kararı ile dinlenen tanık beyanları, dosyaya gelen belgeler, 2018/ÖÇ/006 sayılı ve 29.03.2019 tarihli rapor, davalı ...'ün alınan ifadeleri, keşif, gelen müzekkere cevapları ve toplanan deliller ışığında söz konusu kazanın iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının işvereni olduğunu iddia ettiği davalı ...'ün yanında çalıştığını somut bir şekilde ortaya koyamadığını, davacı ile davalı arasında bağımlılık unsurunun oluşmadığını, yapılan işe göre davacıya ücret ödendiğine dair bilgi bulunmadığını, yukarıda tanımı verilen hizmet akdi unsurlarının oluşmadığını, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2023 tarih, 2023/1227 E., 2023/927 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..1. dosya kapsamı incelendiğinde, 20.09.2017 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacının olayın iş kazası olduğunun tespiti istemli açtığı işbu davada,davacının işvereni olduğunu iddia ettiği davalı ...'ün yanında çalıştığını somut bir şekilde ortaya koyamadığı, davacı ile davalı arasında bağımlılık unsurunun oluşmadığı, yapılan işe göre davacıya ücret ödendiğine dair bilgi bulunmadığı ve hizmet akdi unsurlarının oluşmadığı, nedeniyle davanın reddine karar verildiği ne var ki eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Olay tarihinde davacı ...'ın 20.09.2017 tarihinde saat 16.34'te ... Kamu Birliği Eğitim ve Araştırma Hastanesine tren garında düşme şikayetiyle götürüldüğü, bilgisine başvurulan bir kısım tanıkların davacının ... yanında çalıştığını belirttikleri, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1513 soruşturma numaralı dosyasında davacı tarafından yapılan şikayet üzerine 20.09.2017 tarihli suça ilişkin ... hakkında kazanın iş hukuku kapsamında iş kazası olduğu ancak şüphelinin kusurlu olduğuna dair yeterli kanaatin oluşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dolayısıyla Savcılık tarafından nitelendirmenin iş kazası olarak yapıldığı anlaşılmakla olayın yeterince araştırılmadığı belirgindir.
3.Belirtilen tespitler ışığında İlk Derece Mahkemesince, olaya ilişkin Polis Merkezinde alınan ifadelerin tümü ve davalı ...'e ait işyeri dosyasının getirtilmesi, ihale evraklarının temin edilerek ihaleye konu işin niteliği ve kapsamı irdelenip davacının olay günü davalı ile çalışıp çalışmadığı araştırılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda olaya ilişkin polis merkezinde alınan ifadelerin tümü ve davalı ...'e ait işyeri dosyası ile ihale evrakları temin edilmiş ve yapılan incelemede Elazığ sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı ile davalı arasında 20.000 ton torbalanmış kömür nakliye ve hamaliye işi için 15.08.2017 tarihli sözleşmenin yapıldığı, işin süresi olarak 180 gün belirlendiği, dolayısıyla kaza tarihi itibariyle davalının kömür taşımaya ilişkin nakliye ve hamaliye işi aldığının sabit olduğu, olaya ilişkin bilgisi olan şahısların polis merkezinde verdikleri ifadeler incelendiğinde davalının yanında çalışan bir kısım tanıklar her ne kadar davacının kendi evine götürmek için kömür taşıdığı sırada düştüğünü beyan etmiş iseler de davalı ... ile davalının oğlu olan ...'ün beyanlarında davacının o gün günlük yevmiye ile davalının yanında hamallık yaptığı hususunda anlatımlarının bulunduğu görüldüğünden meydana gelen kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki tanıma uyduğu, dolayısıyla da davacının davasında haklı olduğu, dosyaya gelen belgeler, keşif, gelen müzekkere cevapları ve toplanan deliller ışığında davacının, davalı ... yanında çalışması sırasında 20.09.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçeslerinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedirler.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin 2. madde hükmü gözetildiğinde davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle davada davalı gösterilip aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine;
Mahkeme kararının karar başlığındaki "Feri Müdahil ..." ibaresinin silinerek yerine; "Davalı ..." yazılmasına, hükmün 2. bendinde yer alan "davalılardan" ibaresinin silinerek yerine; "davalı Kurum dışındaki davalılardan" ibaresi yazılmasına ve hükmün 4. bendindeki" davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalılara verilmesine," ibaresinin silinerek yerine; "davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.