Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12175 K.2025/5544
10. Hukuk Dairesi 2024/12175 E. , 2025/5544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1115 E., 2024/2364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/89 E., 2024/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken meslek hastalığına yakalandığını, İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde hekzan gazına bağlı polinöropati hastalığına yakalandığının belirlendiğini, meslek hastalığı nedeniyle Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/80 Esas sayılı tazminat davasında yargılamanın devam ettiğini, SGK'ya yapılan başvuru neticesinde müvekkilinin hastalığının meslek hastalığı olmadığına karar verildiğini beyanla davacıdaki hastalığın meslek hastalığı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle: meslek hastalığının 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlendiğini ve Kurum sağlık kurulu tarafından tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, meslek hastalığı ile ilgili bildirimlerin ve soruşturmaların Kurum denetim ve kontrol memurları ya da bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yapıldığını, davacının Kuruma müracaatı sonucu meslek hastalığı yoktur kararı verildiğini, bu karara karşı Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz yoluna gidilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının meslek hastalığına yakalandığı ve meslekteki kazanma gücünün %20 azaldığı yönündeki tespitin yerinde olmadığını, davacıdaki rahatsızlığın iş yerinden kaynaklandığına ilişkin bir illiyet bağının tespit edilmediğini, davalı şirkette bugüne kadar bu şekilde bir hastalığa yakalanma durumunun olmadığını, işverenin rutin sağlık kontrollerini yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının %0 olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde,
"Konak SGM'ye müzekkere yazıldığı, Kurum Sağlık Kurulunun 05.12.2017 tarih 2709 sayılı karar ile davacıdaki rahatsızlığın meslek hastalığı olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığının bildirildiği; bunun üzerine dosyanın Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 08.03.2021 tarih ve 2021/3979 sayılı kararı ile davacıdaki polinöropati hastalığının meslek hastalığı olduğuna ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 0 olarak olduğuna ve kontrol kaydının bulunmadığına karar verildiği; itiraz üzerine dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.09.2023 tarih 22069 kararı ile davacının toksik madde maruziyetine bağlı nöropati tablosunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında mesleki olduğunun ve başlangıç tarihinin 04.07.2011 olup meslekte kazanma gücü kayıp oranının oranının %0 olarak belirlendiği, her ne kadar Kurum Sağlık Kurulunca davacının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığına yönelik değerlendirme mevcut ise de gerek YSK gerekse Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca davacıdaki hastalığın meslek hastalığı niteliğinde olduğu ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının %0 olarak belirlendiği görülmekle davanın kabulünün gerektiği” belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili özetle, davacı tarafından Kuruma yapılan müracaat sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca meslek hastalığı bulunmadığına kararı verildiğini, bu karar üzerine davacı tarafından Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz yoluna gidilmediğini, yargılama aşamasında dosyanın YSK’ya gönderildiğini, bu aşamada YSK'nın davacının hastalığının meslek hastalığı olduğuna karar verdiğini, dolayısıyla, kanunun açık hükmüne rağmen, dava açılmadan önce YSK’ya başvuru yapılmadığını, şayet dava açılmadan önce YSK’ya başvurulmuş olsa idi, davacının talebine ulaşacağını ve dava açılmasına gerek kalmayacağını, bu durumda müvekkili Kurum, nizaya sebep olmadığından ve davacı itiraz sürecini tamamlamadan huzurdaki davayı açtığından Kurum aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı ve hakkaniyetten uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili özetle, polinöropati hastalığının bir çok sebebi bulunduğunu ancak davaya konu hastalığa sebebiyet verebilecek hususların (altta yatan nedenler) değerlendirilmediğini, bunun yanında davacının müvekkil şirketteki iş akdini 12.09.2011 tarihinde sonlandırdığı ve hükme esas alınan raporların 08.03.2023 ve 11.09.2023 tarihli olduğu da göz önünde bulundurulduğunda ilgili raporlarla davacının bu hastalığının iş yerindeki çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair illiyet bağının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmediğini; iş güvenliği ile ilgili mevzuat gereği çalıştığı süre boyunca rutin sağlık kontrolleri yapılan davacı işçinin çalıştığı dönemde çalışma koşullarına bağlı bir rahatsızlığının da söz konusu olmadığını, bu güne kadar aynı departmanda çalışmış veya halen çalışmakta olan işçilerin hiç birinde benzer rahatsızlık ya da şikayetin söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hastalığının meslek hastalığı olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.