Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7309 K.2025/5573

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7309 📋 K. 2025/5573 📅 10.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/7309 E.  ,  2025/5573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/84 E., 2024/341 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/882 E., 2023/456 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffanın meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, iş kazasının oluşmasında müteveffanın asli ve tali kusurunun bulunmadığını, davalılardan ... şirketinin yüklenici, diğer davalı Metot Şirketinin ise taşeron olduğu Ferah Mah. Üsküdar Çamlıca Cami inşaatı yapım çalışmaları esnasında 14.11.2015 günü müteveffanın ve ...'in ... isimli yetkili tarafından müteveffanın vefat ettiği alandaki demir işlerini yapması içi görevlendirildiğini, kazanın sebebinin tanık ...'in anlatımlarına göre bölgede düzeltilmesi istenen demirlerin daha önce yapılan imalat hataları yüzünden hasar görmesi olduğunu, çalışma esnasında müteveffanın demirleri düzeltmek için kendisine çekerken demirin kırılması ve dengesini kaybederek düşmesi sonucu vefat ettiğini, kazanın oluşmasında her iki şirketin de tek ve asli kusurlu olduğunu, her ne kadar davacının Metot şirketi sigortalısı gibi gözükse de her iki şirketin de işveren durumunda olduğunun açık olduğunu, işverenlerin iş yerinde ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak elverişli şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğunu, davalı şirketlerin hiçbir tedbir almaksızın müteveffanın çalışma yerinin değiştirildiğini davalı şirket çalışan yetkililerinin kusurunun bulunduğunu, müteveffanın kaza tarihinde 31 yaşında olduğunu, geride üç küçük çocuk bıraktığını, müteveffanın eşinin ev hanımı olup geliri bulunmadığını, sosyal ve aile çevresi dikkate alındığında evlenme ihtimalinin imkansıza yakın derecede düşük olduğunu, yine küçük çocukların da bir ömür boyu destekten yoksun kalacaklarını, aynı durumun müteveffanın babası ve kardeşleri için de geçerli olduğunu beyanla müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminat babası, kardeşleri için de manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde öncelikle husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, esasa yönelik olarak da müteveffanın hiçbir zaman müvekkil şirkette çalışmadığını, müvekkil şirket ile diğer davalı Metot şirketi arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, her türlü önlemi alma konusunda bu şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffanın kendisine ekipmanlar verilmiş olmasına rağmen kullanmadığını ve ağır kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini ileri sürmüştür.
Davalı Metot şirketi vekili cevap dilekçesinde meydana gelen iş kazasında müvekkil şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, koruyucu ekipmanın müteveffaya verildiğini ancak kendisinin kullanmadığını, müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında Çamlıca Camisinin bir kısım işleri ile ilgili taşeronluk sözleşmesi imzalandığını ve ... işçinin bu iş için 06.11.2014 de işe alındığını, her türlü İSG eğitimini alması ve koruyucu ekipmanın kendisine verilmesi sonrası 06.11.2014 tarihinde sebepsiz yere istifa ederek ayrıldığını, müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında yine aynı şantiyede iş bu sefer Çamlıca Cami ve hizmet birimleri inşaatı A ve B blok su basman kotu altı ve üstü kaba yapı işleri ile su basman kotu üstü duvar işleri için taşeron sözleşmesi imzalandığını yeni alınan iş sebebiyle ... ile yeniden belirli iş sözleşmesi imzalandığını, 14.11.2015 de demir filizlerinin düzeltilmesi sırasında demiri kendisine doğru çekerken demirin kapsamı sonucu düştüğünü ve vefat ettiğini, şirketin kazanın oluşmasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirketçe ve diğer davalı asıl işverence iş sağlığı ve güvenliği sağlandığını, iş güvencesine yönelik tüm tedbirlerin alındığını ve denetleme görevinin yapıldığını, iş kazasının müteveffanın tedbirsiz ihmalkar davranması sonucu tamamen kendi kusurundan meydana geldiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat talep hakkı bulunmadığını beyanla davanın reddini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle,"...Mahkememizce dosya, dosya içindeki mevcut ceza dosyası, SGK ve rücuen tazminat dosyasındaki kusur raporları da irdelenmek sureti ile değerlendirme yapılarak kusur tespiti için alanlarında uzman A sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik heyete dosya tevdi edilmiştir. 10.05.2023 tarihli kusur heyetinin hazırladığı raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte bir iş kazası olduğu, Davalı ... Taahhüt Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.'nin %30 (otuz) oranında kusurlu olduğu, Davalı Metot Construction Mak. Müh. Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin %50 (elli) oranında kusurlu olduğu, Davacı ... 'un %20 (yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davada, olayın yaşanmasında başkaca kusurlu kişi veya kuruluş olmadığı belirtilmiştir. 10.05.2023 tarihli kusur heyetinin mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi gidermiş olması, dosya kapsamına uygun olması, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması dolayısıyla hükme esas alınmış, mahkememizce tarafların kusur oranları bu rapor doğrultusunda kabul edildiği..." gerekçesiyle ;
"1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1-Net 496.094,68 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş ...'a verilmesine,
2-Net 100.032,47 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı oğul ...'a verilmesine,
3-Net 72.336,79 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı oğul ...'a verilmesine,
4-Net 28.404,43 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı oğul ...'a verilmesine,
5- Takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
6- Takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak oğul ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
7- Takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak oğul ... 'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
8- Takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak oğul ...'a verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
9- Takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anne ... 'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
10- Takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak baba ... 'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ,
11- Takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kardeş ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
12- Takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kardeş ... 'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, "şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri olarak; ... ... a asla kusur atfedilemeyeceğini, davalıların ve yetkili ... ın iş güvenliği eğitimi vermemeleri ve almaları gereken zorunlu iş güvenliği önlemlerini almayıp, kontrol, denetim sorumluluğunu yerine getirmemeleri nedeniyle kolektif olarak sorumlu ve asli müteselsil sorumlu olduklarını, *... Başkur un sıcak demirci ustası olarak çalıştığını, üç öğün yemek ve barınmanın davalı şirketçe karşılandığı gibi ücretlerinin bir kısmının resmen değil açıktan ödendiğini, emsal ücret ve tazminat hesaplamalarının TÜİK verileri dikkate alarak daha önce yapılan bilirkişi raporundaki hesaba göre karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat yönünden mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, *davanın ilk karara esas bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda sonuçlandırılması gerektiğini, hükme esas alınan raporda SGK gelirlerinin mahsubu ile hesaplamaya esas alınan aylık gelir miktarının hatalı olduğunu, *mahkemede hükme esas alınan raporda 2020 yılı raporları dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup, kararın 2023 tarihli olduğunu, *... eşinin üç çocuk annesi olduğunu, yeniden evlenme şansının bulunmadığını, maddi tazminattan indirim yapılmasının doğru olmadığını, *manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu, *müteveffanın davalı şirketlerin ticari işine çalışırken dava konusu kazanın meydana geldiğini, iş kazasından ... tazminat alacaklarına avans faizi yerine yasal faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, *Metot Construction San ve Tic Ltd Şirketin önceki mahkeme kararını istinaf etmediğinden önceki karardaki hususların onun yönünden kesinleştiğini, kendileri yönünden de usulü müktesep hak oluşturduğunu, daha sonraki mahkeme kararında tazminat tutarında azalma nedeniyle Metot lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı Metot Construction İnşaat Taahhüt A.Ş. vekili istinaf sebepleri olarak; meydana gelen iş kazasında davalı şirkete yüklenebilecek her hangi bir kusur bulunmadığını, davalı şirket ile diğer davalı arasında Çamlıca Camisinin bir takım işleri ile ilgili taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, ... işçinin bu iş için 06.11.2014 tarihinde işe alındığını, müteveffanın her türlü İSG eğitimini alması ve koruyucu ekipmanın kendisine verilmesi sonrası 06.11.2014 tarihinde sebepsiz yere istifa ederek işten ayrıldığını, davalı şirket ile diğer davalı arasında yine aynı şantiyede bu sefer "Çamlıca Cami ve hizmet birimleri inşaatı A ve B blok su basmanı kotu altı ve üstü kaba yapı işleri ile subasman kotu üstü duvar işlerine ait taşeron sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye istinaden ... ile 05.03.2015 tarihinde tekrar sözleşme imzalandığını, 23.07.2015 tarihinde sözleşmenin sona ermesine karşın işlerin bitmemesi sebebiyle 23.07.2015 tarihinde yeniden belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bitiş süresinin 23.11.2015 kabul edildiğini, ancak ... nın sözleşmenin süresi sona ermeden 14.11.2015 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın davalı şirketin faaliyet gösterdiği şantiyede soğuk demir ustası olarak asgari ücretle çalıştığını, müteveffanın 14.11.2015 tarihinde demir filizlerin düzeltilmesi sırasında demiri kendisine doğru çekerken demirin kopması ile dengesini yitirip düşüp vefat ettiğini, meydana gelen olayda davalı şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığını, kazaya bizzat kendi ihmalinin sebep olduğunu, *bilirkişi raporunda taraflarına atfedilen %80 kusuru kabul etmediklerini, *dosya kapsamında davacının asgari ücretle çalıştığının belirlenmesine rağmen usul ve yasaya aykırı şekilde hesaplanan bilirkişi raporuna göre tazminatın hesaplanarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı Güryapı Restorasyon Taahhüt ve Ticaret A.Ş, vekili istinaf sebepleri olarak; yargılama sırasında bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, *davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun önlemleri alarak diğer davalı iş yerinde denetim ve gözetim yükümlülüğüne uygun davrandığını, bu nedenle davalı şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, *kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, aktüerya bilirkişi raporunda ise, hiç bir gerekçe gösterilmeksizin davalı şirket ve diğer davalıya daha yüksek oranda kusur addedilen bilirkişi raporunun esas alındığını ve hesaplama yapıldığını, müteveffanın ise %20 kusurlu olduğu varsayımıyla yapıldığını, *mesleki yeterliliğe ve eğitime sahip müteveffanın ağır kusurlu davranışlarıyla kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle ... işçiye atfedilen kusurun eylemine nazaran düşük kaldığını, *davalı şirketin dava konusu kazanın ve zararın meydana gelmesine yönelik her hangi bir fiilinin bulunmadığını, kaldı ki, müteveffanın ağır kusurunun da somut olayın davalı şirket ile olan olası illiyet bağını da kestiğini, mahkemenin kaçınılmazlık ilkesini dikkate almadığını, *davalı şirkete herhangi bir kusur atfedilmemesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Güryapı firma vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacı eş ve çocuklar için 100.000,00'er TL, davacı anne ve baba için 30.000,00'ar TL, davacı kardeşler için 20.000,00'er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 100.000,00 TL manevi tazminatın davacı eş ...'a, 50.000,00 TL oğul ...'a ,50.000,00 TL oğul ... 'a 50.000,00 TL oğul ...'a, 15.000,00 TL anne ... 'a, 15.000,00 TL baba ... 'a, 7.500,00 TL kardeş ...'a, 7.500,00 TL kardeş ... yönünden manevi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilince maddi tazminat olarak eş ... için; 600.056,41 TL, oğlu ... için; 137.078,17 TL, oğlu ... için; 106.182,47 TL, oğlu ... için; 56.029,19 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı eş lehine 496.094,68 TL, davacı ... için 100.032,47 TL, davacı ... için 72.336,79 TL, davacı ... için 28.404,43 TL maddi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
C)Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı şirkete yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.