Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6809 K.2025/5014

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6809 📋 K. 2025/5014 📅 26.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/6809 E.  ,  2025/5014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 02.02.2016 tarihinde davalı şirkette tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, söz konusu şirkette uzun yol şoförlüğü yaptığını, davacının 23.11.2016 tarihinde iş yerine ait ...plakalı araca branda çektiği sırada dengesini kaybederek dorsenin üzerinden düştüğünü ve neticesinde yüzünün sağ tarafında zedeleme ve vücudunda uyluk kemiğinde kırık meydana geldiğini, geçirdiği iş kazasının akabinde davacıyı İskenderun devlet hastanesine götürüldüğünü, kısık kemik için ameliyat olduğunu 25.11.2016 tarihinde hastaneden çıktığını, geçirdiği kaza neticesinde davacıya uzun süre iş görememezlik raporu verildiğini, yapılan ameliyatın ardından halen aksayarak yürüdüğünü, günlük hayatını sürdürmekte dahi zorluk çektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının iş bu davayı açma mecburiyeti doğduğunu, davacının çektiği ıstırapların ve sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi için 20.000,00 TL manevi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekilince, 22.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebi 437.249,09 TL olarak artırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediğini, davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının davalı şirkette çalışmakta olduğunu, davacının iş kazasını geçirdiği gün ihmalleri olduğunu gerekli önlemleri almadan iş alanına girdiğini, gerekli ekipmanlar olmadan iş alanlarına girilmesine izin verilmediğini, olay günü yükleme yapılan yerde değilde karanlık bir alanda brandayı çekmeye çalıştığını, davacının kullandığı araç ruhsatında yarı römork açık kasa olarak belirtildiğini ve açık kasa olan araçlarda paraşüt halatı yeri bulunmadığını, buna rağmen usulüne uymadan işlem yapan davacının olduğunu ve kendi kusuru ile bu olayın oluşumuna sebebiyet verdiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..ATK Üçüncü İhtisas Kurulu ve ATK İkinci Üst Kurulu raporları doğrultusunda davacının %16,2 (yüzde on altı nokta iki) oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği anlaşılmıştır.
Kusura ilişkin yapılan değerlendirmede;
SGK tarafından tahkikat yapılmamıştır.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/16308 soruşturma 2016/9394 Karar numaralı kararı ile işbu davanın konusu olan iş kazası hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 16.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda;
" ...iş kazasının meydana gelmesinde;
1-Davalı işveren firma ... Otomotiv Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin teknik yönden % 60 (yüzde altmış) oranında etkisinin bulunduğu,
2-Kazalı şoför ...'ın teknik yönden % 40 (yüzde kırk) oranında etkisinin bulunduğu,
3-İskenderun ...fabrikasının herhangi bir kusurunun bulunmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; 16.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek kazanın oluş şekli ve olayın görgü tanıklarının anlatımları da gözönünde bulundurularak tarafların kusur oran ve aidiyeti konusunda oluşa uygun rapor tanzim edildiği anlaşıldığından raporda belirlenen kusur oranları mahkememizce de uygun bulunmuştur.
Zarar hesabına ilişkin aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 22.11.2023 tarihli rapor içeriği incelendiğinde; bakiye ömrün belirlenmesinde, Yargıtayın istikrar kazanan kararlarında belirtildiği üzere ülkemize özgü ve güncel verileri içeren, “TRH 2010” tablosunun nazara alınmış olması, hesaplama yöntemi olarak yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olarak, %5 artış - %5 iskonto esasına dayanan “Progressif Rant Yöntemi” uyarınca hesaplama yapılmış olması, davacının ücretine ilişkin SGK kayıtlarının nazara alınması, olay tarihinin 23.11.2016, sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarihin 17.05.2017, kusurunun %40 ve MKGK oranının % 16,2 olarak dikkate alınarak hesaplama yapılması sebebiyle 22.11.2023 tarihli hesap raporu hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilmiştir.
Buna göre; davacının 844,08 TL geçici iş göremezlik ve 436.405,01 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 437.249,09 TL maddi tazminatına hak kazandığı anlaşılmış, talep doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce davacı için 20.000 TL manevi tazminatın davacıda bir tatmin duygusu yaratabileceği, olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafın mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir ..." gerekçesiyle,
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile
1.Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 437.249,09 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ıslah dilekçesi ile belirtilen tutarın zamanaşımına uğradığı, Mahkemece kendilerine atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.