Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15900 K.2025/4535
10. Hukuk Dairesi 2024/15900 E. , 2025/4535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 01.08.1996 – 26.09.2008 tarihleri arasında geçen 4376 günlük çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamındaki çalışmalarının kabul edilmesini, bu mümkün değilse 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında sigortalı olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, emeklilik için gerekli olan 5600 prim ödeme gün sayısı dolmadığı için davacının tahsis talebinin kabulünün mümkün olmadığını, 01.08.1996 – 26.09.2008 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanun kapsamındaki 4376 günlük çalışma bildirimlerinin ortağı bulunduğu şirketten yapıldığı için emeklilik hesabında dikkate alınmadığının bildirildiğini, 506 sayılı Kanun'un 3.maddesinin I-K bendi ve 1479 sayılı Kanun'un 24/I maddesi hükmü uyarınca davacının 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'na tabi sigortalı olması gerekirken, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak Kuruma bildirilmesinden dolayı 4/a kapsamındaki sigortalılığının iptal edilerek 25.03.2017 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamına alındığını ve prim borcu tahakkuk ettirildiğini, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince davacının kendisine ait işyerinden 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olmasının da mümkün olmadığını, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca 01.10.2008 tarihinden önce Bağ-Kur’a kayıt ve tescili bulunmadığından, dava konusu dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılması yönündeki talebinin de kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2022 tarihli kararı ile "... Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında Mahkemece, davada farklı iki çalışma nedeniyle çakışan sigortalılık değil, aynı çalışmanın hangi sigorta koluna tabi olacağı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının ortağı olduğu limited şirketteki çalışmaları, hizmet akdine değil vekâlet akdine dayalı olduğu ve 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu sürelerde Kuruma ödenen primlerin 1479 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin “b” bendi kapsamındaki sigortalılığına aktarılması ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 63. maddesi de gözetilerek karşılanan prim gün sayısının belirlenmesi ile sonucuna göre tahsis şartlarının irdelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile
... TC Kimlik no.lu, ... ss numaralı vefat eden davacı ...'in, 01.08.1996-26.09.2008 tarihleri arasında kendi şirketinden 4/a kapsamında bildirimi yapılan ve aktarım sonucunda 2707 gün günlük çalışmasının, 4/b kapsamında çalışma olduğunun tespiti ile
... TC kimlik no.lu ... s.sicil numaralı ... ...'in 27.03.2017 tahsis talep tarihinde; 55 yaş, 25 yıl 1 ay 24 gün sigortalılık süresi ve 4/a kapsamında 4676 gün + 4/b kapsamında 2707 gün olmak üzere toplam 7383 gün ... prim ödemesi bulunduğu ve şartları sağladığı anlaşıldığından 01.04.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, meslek hastalığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.