Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15451 K.2025/4560

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15451 📋 K. 2025/4560 📅 20.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15451 E.  ,  2025/4560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline davalı Kurum tarafından 01.06.2013 tarihinde emekli maaşı bağlandığını, müvekkiline emekli maaşı bağlanmasından 6 yıl sonra gönderilen 03.04.2019 tarih 2012794-5135.485 sayılı bir yazıda emekliliğe esas prim ödeme gün sayısının 266 gün eksik olduğu gerekçesi ile maaşının kesildiğinin kendisine bildirildiğini, müvekkilinin emekli maaşının 6 yıl sonra hiç bir gerekçe göstermeden iptal edildiğini beyanla, Kurumun müvekkilinin maaşlarının 01.06.2013 tarihinden itibaren iptal edilmesi işlemi ve 77.332,00 TL borçlu bulunduğu yönündeki 10.05.2019 tarihli kararının iptali ile maaşların kesildiği tarihten itibaren veya 58 yaş 15 yıl süre ve 3600 gün prim ödeme gün sayısının yeterli bulunduğu 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen hususların araştırılması için Kurum yazışmalarının devam ettiğini, dava konusu işlemin somut tespit ve beyanlar neticesinde Kurum nezdinde mevzuata ve usule uygun surette işlemler gerekleştirildiğini, Kurum denetmen raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, fiili çalışmaya dayanmayan tüm hizmetlerin iptalinin gerekeceğinin sabit olduğunu, yapılan bu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca yasal süre içerisinde bildirilen ve uyuşmazlığın esasına etki eden tüm delillerin celp edildiği, dosyaya celp edilen 13.01.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre, davacının 23.06.2012- 31.01.2013 tarihleri arasındaki 1380409 sicil nolu ... unvanlı iş yerindeki çalışmalarının Kurum denetmen raporu ile fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edilmesi üzerine iptal edildiği; davacının 13/05/2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı; iptal edilen 218 gün sigorta bildirimleri neticesinde yaşlılık aylığı şartlarını yitirmiş olduğundan yaşlılık aylığının durdurularak daha önce ödenen aylıkların borç olarak tahakkuk ettirildiği; ticaret sicili kayıtlarına göre dava dışı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, vergi kayıtlarına göre dava dışı ...'ın mükellefiyetinin bulunmadığı, dava dışı ... unvanlı işyerinden yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin iptal edildiği ve dolayısıyla bordro tanığının bulunmadığı, komşu işyeri sahipleri ve çalışanlarının tespiti amacıyla yaptırılan araştırmada dava dışı işyerine komşu işyeri sahibi ve çalışanlarının tespit edilemediği, davacı vekiline sigorta bildirimleri iptal edilen dava dışı işverenin davaya dahil edilmesi için verilen süreye rağmen davacı vekilinin 28.02.2022 tarihli dilekçesi ile işverene karşı dava açma iradelerinin bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle davacının iptal edilen sigorta bildirimleri bakımından Kurum denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği, buna bağlı olarak tesis edilen Kurum işleminin yerinde olduğu; diğer yandan davacı vekilinin 04.04.2016 tarihinde yaşlılık aylığının koşullarının tamamlanmasından dolayı davacıya bu tarihten itibaren aylık bağlanması talebi yönünden ise davacının Kanunda belirtilen şartları yerine getirmiş olsa dahi 5510 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için Kuruma yazılı tahsis talebinde bulunması gerektiği; ancak davacının 04.04.2016 tarihinde tahsis talebinin mevcut olmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme neticesinde; mevcut delil durumuna göre davacının emekli maaşının iptali ile Kuruma borçlu bulunduğu yönündeki Kurum işleminin iptaline dair talebinin Mahkemece reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla birlikte, emsal Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin son içtihatlarında da belirtildiği üzere, yargılama sırasında emeklilik şartlarının gerçekleşmesi halinde bu taleple ilgili karar verilmesi gerektiği görüşü de dikkate alınarak, emeklilik için 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddenin 1. fıkrasının B-C bentlerinin 4759 sayılı Kanun ile düzenlenen yeni şekline göre, bilirkişi ek raporu da dikkate alındığında; davacıya, yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 04.04.2016 tarihini takip eden ayın başı olan 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıklara 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi dikkate alınarak 01.08.2016 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 355. maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davacı vekilnin istinaf isteminin yukarıda belirtildiği kısım itibarıyla kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 25/05/2022 tarihli, 2019/146 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacının Kurum işleminin iptaline yönelik talebinin reddine,
2-Davacının, yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 04.04.2016 tarihini takip eden ayın başı olan 01.05.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.08.2016 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigortalılığın iptal edilmesi ve davacıya borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve davacıya yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.