Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15273 K.2025/4553
10. Hukuk Dairesi 2024/15273 E. , 2025/4553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının servis taşımacılığı ile uğraştığını, ... Büyükşehir Belediyesinden güzergah belgesi almak zorunda olduğunu, bu nedenle ... ve ... isimlerini bildirdiklerini, ancak davalı Kurumca kişilerin aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma ibrazını talep ettiklerini, Kuruma itiraz ettiklerini, ancak 02.08.2018 tarih ve 141 karar numarası ile itiraz, reddettiğini, söz konusu şahısların hiç bir zaman çalışan olmadıklarını, bu nedenlerle ... ve ... isimli şahısların davacı yanında çalışmadıklarının tespiti ile reddine ilişkin 02.08.2018 tarihli 141 karar sayılı Komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özete; davacı tarafın davası ve beyanlarının kabulü mümkün olmadığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan denetim ve kayıt dışı istihdamla mücadele uyarınca resen sigortalılık işlemlerinin yapılacağını, davacının itirazı her ne kadar prosedür diye belirtilmiş ise de resmi makamlarca kendi beyanları esas alınarak bildirim yapıldığını, gerçeğe aykırı şekilde beyanda bulunmuş ise de kendi kabahati olacağını, müvekkilinin davacının itirazını reddetmekte haklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenilen tanıklar dava konusu dönemde ...'ın servis şoförü olarak çalıştığını beyan ettikleri, ...'ı ise tanımadıklarını, serviste böyle bir kişiyi görmediklerini, serviste rehber personel ya da hostes olarak çalışan kimsenin bulunmadığını beyan ettikleri, tanıklar Mahkemece seçilen ve taraflarla husumeti bulunmayan tarafsız kişiler olup beyanları samimi bulunmuş, bu hali ile ...'ın servis şoförü olarak dava konusu dönemde çalıştığı anlaşıldığından bu yönden davanın reddi gerekmiş, ... yönünden ise ilgilinin dava konusu dönemde çalışması olmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle dosya kapsamına alınan davalının servis işletmeciliğini yaptığı okullardan gelen servis şoförlerine ve çalışanlarına ilişkin belgelerde şoför olarak dahili davalı ...’ın ismi bulunup ...’ın servis görevlisi olarak isminin bulunmaması ve dinlenen ve ilgili servisi kullanan öğrenci olan tanıkların dahili davalılardan ...’ın servis şoförü olarak çalıştığı ancak ...’ın serviste hiç çalışmadığı yönünde ki beyanları karşısında davacı ve dahili davalılardan ... arasında hizmet akdinin bulunmadığının kabulü ile verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,işverenin her ne kadar adı geçen kişilerin söz konusu iş kapsamında çalışmadığını iddia etse de resmi Kuruma sunulan belgede çalıştığı yönünde ki beyanı bizzat kendisi sunarak belgeyi onaylatıp araçlarda kullanılması üzerine lisan çıkarttığını Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.