Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13659 K.2025/4549
10. Hukuk Dairesi 2024/13659 E. , 2025/4549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/55 E., 2022/391 K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
BİRLEŞEN DAVADA
Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 24.12.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararı ile "1-Asıl dava ve birleşen davanın kabulüne;
70.602,13 TL Kurum zararının onay tarihi itibariyle yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.12.2021 tarihli kararında; "...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içinde bulunan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davaya konu olayda ölen diğer sigortalıya ait rücuen tazminat dava dosyasının ve bu dosyadaki hükme dayanak bilirkişi raporunda belirtilen hususların irdelenmediği, anılan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği gibi bu raporlarda bulunan farklı kusur oranlarının izahının yapılmadan kusur takdirine gidildiği görülmekle, anılan tüm bu hususlar dikkate alınarak, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak, raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca hükmün karar başlığında işverenin sıfatı Kardeşler İnşaat olarak yazılmışsa da davacının talebine ve işverenin gerçek unvanına göre eksik ve yanlış taraf sıfatı kullanılması da yanlıştır. Bunun yanında alt işveren ... Şirketi yetkilisinin açılan ceza davasında kusurlu bulunarak hakkında verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, alınacak kusur bilirkişi raporunda bu durumda değerlendirilerek, tarafların kusur durumları ile sorumluluk oranları belirlenmeli ve bu esaslara uygun kurulacak hükümde, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 23.12.2022 tarihli kararı ile " A) Asıl davanın kabulüne;
70.602,13 TL Kurum zararının onay tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
...
B) Asıl dava dosyası üzerinde birleşen 2016/154 Esas sayılı davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, asıl ve birleşen davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-Mahkemenin, Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay hukuk dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2-Dava, rücuan tazminat istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesidir.
3-Önceki bozma ilamında karar başlığında işverenin sıfatı Kardeşler İnşaat olarak yazılmışsa da davacının talebine ve işverenin gerçek unvanına göre eksik ve yanlış taraf sıfatı kullanılmasının hatalı olduğu belirtilmiş olup buna rağmen bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde karar başlığında davalı ...'ın mükerrer olarak ve yanına Kardeşler İnşaat yazılarak hüküm kurulması hatalı olup karar başlığında adı geçen davalının ... olduğunun gözetilmemesi isabetsiz olmuştur.
4-Eldeki davada, yine bozma ilamında kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumunun gözetilmesi gerektiği belirtildiği halde ilk kararı temyiz etmeyen birleşen davanın davalısı ... yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmediği anlaşıldığından bu husus gözetilerek Mahkemece yeniden karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.