Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3222 K.2025/4443
10. Hukuk Dairesi 2025/3222 E. , 2025/4443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.04.1992 ya da 12.05.1998 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile davacının 18 yaşını doldurduğu 15.08.2003 tarihinden itibaren 15.03.2003-31.12.2013 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,"karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf istemi kabul edilerek, davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren tescilinin bulunması ile 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinde öngörülen sürelerde, Kuruma intikal eden Bağ-Kur işe giriş bildirgesi, prim ödemesi veya borçlanma iradesini gösterir bilgi ve belgesinin bulunmaması dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yasal mevzuata göre kendiliğinden sigortalılığın söz konusu olduğunu, kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının mevcut sigortalılığı, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinde öngörülen sürelerde, Kuruma intikal eden Bağ-Kur işe giriş bildirgesi, prim ödemesi veya borçlanma iradesini gösterir bilgi ve belgesinin bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.