Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14951 K.2025/4484
10. Hukuk Dairesi 2024/14951 E. , 2025/4484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.04.2005 - 27.04.2015 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde geçen ... akdine tâbi çalışması sebebiyle Kuruma bildirilmeyen zorunlu sigortalılık hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-Davacının 15.04.2005-27.04.2015 tarihleri arasında olmak üzere, Kuruma hizmetlerinin bildirilmediği anlaşılan 15.04.2005-30.11.2006 tarihleri arasında 586 gün, 2006/12. ayda 26 gün, 2007/04. ayında 15 gün, 2007/05. ayda 14 gün, 2007/06. ayda 15 gün, 2007/07. ayda 29 gün, 01.06.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 150 gün, 2007/11. ayda 3 gün, 2008/05. ayda 15 gün, 2008/06. ayda 1 gün, 2008/08-09. aylarda 15'er gün, 2008/10. ayda 25 gün, 2008/11. ayda 12 gün, 2008/12. ayda 13 gün, 2009/01. ayda 15 gün, 2009/02. ayda 25 gün, 01.03.2009-30.09.2009 tarihleri arasında 210 gün, 2009/10. ayda 15 gün davalı şirkete ait işyerinde ... akdine tabi olarak mülga 506 sayılı Kanun ve halen yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında zorunlu sigortalı olarak asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili:
Usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... tespitine ilişkindir.
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır.
Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı ... olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
2.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının ... süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Sigortalı işe giriş bildirgesi veya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen diğer belgelerin Kuruma verilmesi ya da sigorta müfettişi tarafından tespit yapılması hâlinde hak düşürücü sürenin işlememe gerekçesi Kurumun sigortalı çalıştırıldığından haberdar olmasıdır. Halbuki blok çalışmanın bildirim öncesi kısmı için bu gerekçe geçerli değildir. Bu nedenle blok çalışmada bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini kabul etmek Kanun'daki açık düzenlemeye uygun olmayacağı gibi hak düşürücü sürenin işlevsiz hâle gelmesi sonucunu doğuracaktır. Kanun'un açık hükmü karşısında sigortalı lehine yorum ilkesinin uygulanması da mümkün olmayıp bu hâlde bildirim öncesi çalışma süresi bakımından sigortalının sigortalı hizmetlerinin sona ermesinden sonra hak düşürücü süre içinde dava açma hakkı devam etmektedir.
İnceleme konusu davada davacı, davalı işverene ait işyerinde 15.04.2005-27.04.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde Kuruma, bu dönem içerisinde eksik bildirilen günlerin tespitini talep etmiş, Mahkemece bir kısım hizmetlerin tespitine karar verilerek diğer süreler yönünden reddine dair verilen kararda yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, dolayısıyla dosyadaki mevcut delillerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir.
A-Talep edilen dönem içerisinde, davacının bildirimlerinin yapıldığı şahıs işverenler arasındaki ilişki yönünden yapılan araştırma yeterli değildir. Öncelikle davacının 28.12.2006-06.05.2007 ve 08.05.2007-01.07.2007 arasında bildirimlerinin yapıldığı dava dışı ... işyeri sicil no.lu işveren ..., 04.11.2007-04.11.2007 arasında 1 günlük bildirim yapılan ... işyeri sicil no.lu dava dışı işveren... Konut Yapı Kooperatifi, 05.11-2007-07.06.2008 ve 17.10.2009-16.11.2011 arasında bildirim yapılan ... işyeri sicil nolu dava dışı işveren ... Yapı Denetim Ltd.Şti., 09.06.2008-28.11.2008 arası bildirim yapılan 1076482 işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ..., 18.11.2008-30.11.2008 arası bildirim yapılan ... işyeri sicil no.lu dava dışı ... işverenler, 15.12.2008-28.02.2009 arasında bildirim yapılan ... işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ...yanından bir kısım bildirimlerinin yapıldığı, en son davalı yanından ise 17.11.2011-27.04.2015 tarihleri arasında bilidirimlerinin bulunduğu, Mahkemece yapılan yargılamada bir kısım bildirimlerin yapıldığı, dava dışı işveren ... Yapı Denetim Ltd.Şti. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırması yapılarak organik bağ bulunduğunun kabulü ile hüküm kurulduğu, davacının bildirimlerinin bulunduğu şahıs işverenler ile davalı şirket arasındaki organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, davacının iddiasının 15.04.2005-27.04.2015 arasındaki davalı şirket nezdinde geçen çalışmaların tespiti olmakla, şahıs işyerlerlerinden yapılan bildirimlerin iptalini isteyip istemediğinin davacıya sorulmadığı, bu hususun açıklığa kavuşturulmadığı, bu şahıs işverenler yanından yapılan bildirimlerin iptalini istemesi ve davalı işveren yanında geçtiğinin iddia edilmesi halinde, davanın şahıs işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek HMK 124 kapsamında davaya dahil edilmek suretiyle gösterecekleri deliller toplanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu şahıs işverenler yanından yapılan bildirimlerin iptalini istememesi halinde ise şahıs işverenler ile davalı şirket arasındaki organik bağın araştırmasının yapılarak sonucuna göre Mahkemece kabul edilen 15.04.2005-30.11.2006 ve 2006/12. ayda 26 gün, 2007/05. ayda 15 gün, 2007/07. ayda 29 gün, 01.07.2007-31.10.2007 tarihleri arasında 120 gün, 2007/11. ayda 3 gün, 2008/05. ayda 15 gün, 2008/06. ayda 1 gün, 2008/10. ayda 25 gün, 2008/11. ayda 12 gün, 01.03.2009-30.09.2009 tarihleri arasında 210 gün, 2009/10. ayda 15 gün kabul edilen çalışma yönünden hak düşürücü süre irdelenmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
b-Kabule göre de dava dışı işveren ...yanından yapılan 28.12.2006-06.05.2007 arasındaki bildirim süresinin içerisinde olmak üzere eksik günler 2007/04. ayında 15 gün, 2007/05. ayda 14 gün, 01.06.2007-01.07.2007 arası bildirimler ile 09.06.2008-28.11.2008 arasında bildirim yapılan dava dışı ... bildirimlerinin içerisinde olacak şekilde eksik günler 2008/8 ve 9.aylarda 15'er gün ve 15.12.2008-28.02.2009 tarihleri arasında bildirimlerin bulunduğu dava dışı ...işveren yanından yapılan bildirim döneminde olacak şekilde eksik günler 2009/1.ayda 15 gün, 2009/2.ayda 25 gün bildirimin davalı şirket yönünden kabulü, yukarıda açıklandığı üzere işverenler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmadan ya da bu dava dışı işverenler yanından yapılan bildirimlerin davalı şirket yanında geçtiği yönündeki iddiada bulunulması halinde bu iddia araştırılmadan, bildirim yapılan şahıs işverenler içinde olacak şekilde davalı şirket yönünden kabulü hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.