Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3576 K.2025/4389
10. Hukuk Dairesi 2024/3576 E. , 2025/4389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacıların ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; 07.08.2014 günü; Bolu ili ... ilçesi sınırlarında... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılan termik santral işi esnasında; Müvekkili ...'ın eşi, ..., ..., ..., ..., ... ...'ın babaları, ... ve ...'ın oğulları ...'ın elektrik çarpması sonucu elim bir şekilde vefat ettiğini, kazanın meydana geliş şekli incelendiğinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müteveffanın ise olayda kusurunun bulunmadığını, şimdilik müteveffanın eşi ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ite birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, destekten yoksun kalma tazminatı talebinden ayrı olarak müvekkillerinin üzüntülerini bir nebze olsun giderebilmek adına; müteveffanın eşi ... için 150.000,00-TL, müteveffanın kızı ... için 50.000,00-TL, müteveffanın oğlu ... için 50.000,00-TL, müteveffanın oğlu ... Için 50.000,00-TL, müteveffanın kızı ... için 50.000,00-TL, müteveffanın kızı ... ... için 50.000,00-TL, müteveffanın babası ... için 50.000,00-TL, müteveffanın annesi ... için 50.000,00-TL olmak üzere taplam 500.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalılardan ... Enerji ile müvekkili firma arasında imzalanan sözleşmede müvekkilinin sorumluluğunun belirlendiğini, müvekkili firmanın müteveffanın işi nasıl yapacağına dair talimat verme yetkisi bulunmadığından müvekkili firmanın dava konusu olay ile ilgili kusurunun bulunmadığını,... soruşturma dosyasında ... Enerji yetkilisi ... ile vinç operatörü ...asli kusurlu, müteveffanın ise tali kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirketin oluşan olay-kaza sebebi ile bir sorumluluğunun bulunmadığından dolayı müvekkili şirkete karşı açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müteveffanın, diğer davalı ... İnşaat çalışanı olduğunu, müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından istihdam edilmeyen müteveffanın geçirmiş olduğu iş kazası bakımından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen kazalar bakımından müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın tazminat tatebine dayanak teşkil eden iş kazasının müteveffanın ağır kusuru ile meydana geldiğinden kaza ile müvekkili şirketin yürüttüğü iş arasındaki illiyet bağının kesildiğini, meydana gelen kazanın tamamen müteveffanın ve 3. kişilerin kendi kusurundan, tedbirsiz ve dikkatsizliğinden meydana geldiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için ... ile birlikte davalı işverenin de kusurlu olduğu düşünülse bile, işbu dava ile talep edilen tazminatın takdirinde müterafik kusur hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Maddi Tazminat yönünden; davanın kabulü ile
1-483.480,29-TL'nin olay tarihi olan 07.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, davacı ...'a ödenmesine,
Manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davacı ... için 75.000-TL, davacı ... için 25.000-TL, davacı ... için 25.000-TL, davacı ... için 25.000-TL, davacı ... için 25.000-TL, davacı ... ... için 25.000-TL, davacı ... için 25.000-TL, davacı ... için 25.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... A.Ş., ... Enerji Limited Şirketi, ... A.Ş., ... A.Ş., ... Limited Şirketi'nden tahsiline, davacılara ödenmesine,
3-Fazlaya dair taleplerin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacıların ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Maddi tazminat hesabında hesap hatalarının yapılmış olduğunu, bunun yanında tazminat hesaplamasının bilinen son veriler üzerinden yapılması gerektiğini,
-Hükmedilen manevi tazminat miktarlarının eksik ve yetersiz olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Müvekkili davalı Şirket ile diğer davalı şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi mevcut olmayıp, davalı ... Makine Şirketi arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, bu bağlamda müvekili şirketin dava konusu olayda asıl işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından, kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, ... işçinin müvekili şirketin işçisi olmayıp davalardan ... Enerji çalışanı olduğunu, buna rağmen olayda %20 kusur yüklenerek aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
-Hükme esas alınan rapordaki bakiye ömür tespitinin hangi verilere dayanılarak yapıldığını belirtilmediğini,
-Hükmedilen manevi tazminat miktarının davacı tarafların zenginleşmelerini sağlayacak miktarda olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Davacılar murisi müteveffanın müvekkili davalı şirket çalışanı olmadığını, bir an için aksinin kabulü halinde dahi, müvekkilinin mevzuat gereği almakla yükümlü olduğu tüm önlemleri almış olması ve kazanım oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle hükmedilen tazminatlarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,
-Müvekkili davalı şirket yönünden yapılan kusur değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, müvekili davalı şirkete kusur yüklenemeyeceğini,
-Hükme esas alınan hesap raporunda hesaplanan tazminatların hatalı olduğunu,
-Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da hukuka uygun olmadığını talepleri doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Davalı ... Enerji firması ile akdedilen sözleşmede her iki tarafın sorumluluklarının net bir şekilde belirlenmiş olup müvekili şirketin müteveffanın işi nasıl ya da hangi koşullarda yapacağına dair talimat yetkisi bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle müvekili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davaya ilişkin Ceza Mahkemesi kararında yer alan bilirkişi raporunda müvekili şirkete kusur yüklenmediğini, hükme esas alınan kusur raporlarında müvekkili davalı şirketin sorumluluğuna gidilerek kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılıp, dosyada yer alan ve taraflarınca defalarca belirtilen ... Sözleşmesinin varlığının yok sayıldığını, düzenlenen kusur raporunda ... sözleşmesini değerlendirebilecek bir uzman hukukçunun olmamasının hatalı olduğunu,
-Davalı ... firması ile akdedilen sözleşme kapsamındaki işin tamamı davalı firmaya devredilmiş, bu bakımdan müvekili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını davalı müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur
Davalı... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Hesap raporuna esas alınan kusur raporunun hukuka aykırı olduğunu, müvekili Şirket ile diğer davalı şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi mevcut olmayıp davalı ... firması arasında anahtar teslim yapım sözleşmesi akdedilmiş, bu bağlamda müvekili şirketin dava konusu olayda asıl işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu,
-Müteveffanın diğer davalı ... Enerji firması çalışanı olup müvekili şirket çalışanı olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle kendilerine kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini,
-Hesap raporunda davacıların yaşam süresi hesabını nasıl yapıldığı belirtilmediğini, davacının yaşam süresinin tespitinde hesaplama araçlarına bilirkişi raporunda yer verilmediğini, raporun bu yönüyle denetime elverişli olmadığını,
-Davacılarla lehine ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hukuka ve hakaniyete uygun olmayıp, sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davanın reddine kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin vekilleri tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya verilen kusur oranı yerinde olup, davalılar arasındaki kusur belirlemesi hatalı ise de davalılar arasındaki kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin vekilleri tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgililerine iadesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.