Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7605 K.2025/4340
10. Hukuk Dairesi 2024/7605 E. , 2025/4340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ...’nun eşi, diğer davacılar ... ve ...’nun babaları olan ...’nun davalı şirketin işlettiği diğer davalıların ise yöneticisi olduğu otel işyerinde pasta ustası olarak çalışmakta iken 15.04.2011 tarihinde elektrik akımına kapıldığını, 20.04.2011 tarihinde hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacıların her biri için 10.000TL maddi, davacı eş için 200.000 TL, davacı çocukların her biri için 100.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.04.2015 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini davacı eş ... için 354.518,52 TL’ye, davacı ... için 59.620,51 TL’ye, davacı ... için 123.818,43 TL’ye yükseltmiştir.
Davacılar vekili birleşen İstanbul 23. İş Mahkemesinin 2019/147 Esas sayılı dava dilekçesinde; asıl davada alınan hesap raporunda hesaplanan tutarlardan asıl davada talep edilenden bakiye alacaklar için bu davayı açtıklarını ileri sürerek davacı eş ... için 414.806,00 TL, davacı çocuk İlayda için 46.972,96 TL, davacı çocuk ... için 112.046,86 TL'nin murisin vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen İstanbul 26. İş Mahkemesinin 2018/20 Esas sayılı dava dilekçesinde; davacılar ... ile ...’nun oğlu ve diğer davacı ...’nun kardeşi olan kazalı işçi ...'nun 15.04.2011 tarihinde geçirdiği iş kazasında 33 yaşında iken vefat ettiğini, murisin anne ve babası ile kardeşi olan davacıların genç yaşta yakınlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek davacı anne için 80.000 TL, davacı baba için 70.000 TL ve davacı kardeş için 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...’in taraf sıfatının bulunmadığını, kazanın işçinin bağışlanamaz kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekili şirketin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığını, kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.09.2015 tarihli ve 2011/1269 E., 2015/566 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacılar ... için 354.518,52 TL, ... için 59.620,51 TL ve ... için 123.815,43 TL maddi tazminatın 10.000 TL’si için kaza tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrıca ... için 10.000 TL, ... için 8.000 TL ve ... için 8.000 TL manevi tazminatın faizsiz olarak davalılar ... Turizm A.Ş. ve ...'den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/18557 E., 2018/3247 K. sayılı kararı ile davalı ...’in temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar ve davalı ... Turizm İnşaat Tekstil San. ve Tic. A.Ş ile ... vekillerinin diğer temyiz istemlerinin reddine karar verildikten sonra; "Mahkemece yapılacak iş, sigortalının hesaba esas ücretinin açıklanan şekilde tespiti ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacıların maddi tazminat alacaklarının tespiti, maddi tazminat alacaklarına kaza tarihinden, manevi tazminat talebine ise temyiz dilekçesinde daraltılan taleple bağlı kalınarak sigortalının vefat tarihinden faiz işletilmesi ve davacıların her biri lehine takdir edilen manevi tazminatların az olduğunun anlaşılması karşısında hakkaniyete uygun manevi tazminatın belirlenmesinden ibarettir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 21.05.2019 tarihli ve 2018/172 E., 2019/282 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı ... için
354.518,52 TL, ... için 59.620,51 TL, ... için 123.815,43 TL maddi tazminatın 15.04.2011 tarihinden yasal faizi ile birlikte; ayrıca davacılar ... için 35.000 TL ... ve ... için 25.000’er TL manevi tazminatın sigortalının vefat ettiği 20.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... Turizm A.Ş. ve ...'den müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine; birleşen İstanbul 23. İş Mahkemesinin 2019/147 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne davacılar ... için 414.806,00 TL, ... için 46.972,96 TL, ... için 112.046,86 TL maddi tazminatın sigortalının vefat ettiği 20.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... Turizm A.Ş. ve ...'den müteselsilen tahsiline; birleşen İstanbul 26. İş Mahkemesinin 2018/20 Esas sayılı dosyasında, davacı anne ... ve baba ... için 20.000’er TL, davacı kardeş ... için 7.500 TL, manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 15.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Turizm A.Ş. ve ...'den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalılar ... Turizm A.Ş. ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/5387 E., 2020/933 K. sayılı kararı ile davalılardan ... ile ... Turizm İnşaat Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "...bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, ücretin araştırılarak, bozmadan önce olduğu gibi bozmadan sonra toplanan delillere göre de davacıların desteği sigortalı işçinin ücretinin asgari ücretin “3,33 katı” düzeyinde olduğunun tespit edildiği, bu yönle davacıların maddi tazminat istemleri yönünden temyiz itirazlarının bulunmadığı da dikkate alınarak, önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında, maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak, bozmadan sonra usuli kazanılmış hakka aykırı olarak alınan, 11.02.2019 tarihli hesap raporuna itibarla davacılar vekili tarafından açılan ve birleşen 2019/147 Esas sayılı davanın reddi gerekirken bu davayı da kapsayacak şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde Mahkemece yapılacak iş, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında oluşan maddi tazminat zarar tavanı dikkate alınarak, işbu dosya ile birleşen 2019/147 Esas sayılı dava dosyasının reddine karar vermekten ibarettir.
Öte yandan davacı eş ve çocukların adli yardım başvurularının 10.07.2013 tarihli oturum ara kararı gereği kabul edilmiş olması nedeniyle adli yardımdan karşılanan yargılama giderleri hakkında maliye hazinesi lehine hüküm kurulması gerekirken kararda bu yönde bir hükme yer verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Mahkemenin 17.07.2020 tarihli ve 2020/141 E., 2020/295 K. sayılı kararı ile önceki karara direnmesi ve direnme kararının davalılar ... Turizm A.Ş. ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 2021/21-10-188 Esas sayılı kararı ile "Mahkemece verilen ilk karara yönelik davacılar vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, davalılar vekilinin ise tazminat hesaplamasına esas alınan ücretin yanında hüküm altına
alınan tazminatlara hak kazanma koşulları ve miktarına yönelik temyiz itirazlarının bulunduğu, Özel Dairece hesaplamalara esas alınan ücretin miktarı yönünden davalılar lehine kararın bozulduğu, bozma kararında ücretle ilgili yapılacak araştırma sonucuna göre maddi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinin ayrıca ve özellikle vurgulandığı, bozma sonrası alınan raporun da davalılar yönünden ücretin değerlendirilmesi noktasında düzenlendiği, bu itibarla davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak kapsamında önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı taraf lehine oluşan usulî kazanılmış hak kurumu gözönünde bulundurulmaksızın yalnızca davalı tarafın maddi tazminatı temyiz ettiği dikkate alındığında kendi temyizi nedeniyle aleyhine durum meydana getirecek şekilde bozma sonrası ilk karardakinden daha fazla maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ve bozma kararı sonrası açılan ve asıl dava ile birleştirilen 2019/147 Esas sayılı ek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
D.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl davada davanın kısmen kabulüne, davacı Eşi ... için 354.518,52 TL, davacı Kızı ... için 59.620,51 TL, davacı ... için 123.865,29 TL, maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 15.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı Eşi ... için 35.000,00 TL, davacı Kızı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın sigortalının vefat ettiği 20.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... Tur. İnş. Teks. San. ve Tic. A.Ş.'den müşkereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, avacıların manevi tazminat talebinden fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine; birleşen İstanbul 23. İş Mahkemesi 2019/147 Esas sayılı dosyasında davanın reddine; birleşen İstanbul 26. İş Mahkemesinin 2018/20 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davacı Anne ... için 20.000,00 TL, davacı Baba ... için 20.000,00 TL, davacı Kardeş ... için 7.500,00 TL, manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 15.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... Tur. İnş. Teks. San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu, asgari ücretteki artışların Mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, kararın verildiği tarihteki gerçek zarara en yakın zarar hesabına “davalıların usuli kazanılmış hakkı” gerekçesiyle engel olunmasının hakkaniyete, adalete ve içtihatlara uygun olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
3.Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.