Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15516 K.2025/4163
10. Hukuk Dairesi 2024/15516 E. , 2025/4163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sigortalı ...'nun 07.03.2019 Perşembe günü saat 13:15 sularında, mesai saatleri içinde, işveren davalı şirket tarafından kendisine tahsis edilen araç ile seyir halinde iken, marketten su almak üzere şirket aracından indiğini ve marketten aldığı malzemeleri arabaya koyduğu sırada ... ... ...'ın kontrolü altındaki ambulansın savrularak kendisine çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini, kazayı davalı işverenin iş kazası olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun da iş kazası bildirimini kabul ederek, hayatını kaybeden sigortalı ...'nun eşi ve kızına gelir bağladığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 27.01.2020 tarih, 81080459/1524808 sayı ve 31.01.2020 tarih, 9/0111468 sayılı kararlarıyla ...'nun kazasının müfettiş incelemesi sonucu iş kazası olmadığının tespit edildiğini, ...'na yapılan 14.579,98 TL ve ...'na yapılan 7.393,78 TL yersiz olduğu iddia olunan ödemenin iadesini müvekkillerinden talep edeceklerini haricen öğrendiklerini belirterek davanın kabulü ile kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.11.2019 tarih ve 120656/19/İR/19 sayılı müfettiş raporuyla kaza olayının iş kazası sayılamayacağının tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacıların murisi ...'nun davalı şirkete ait iş yerinde 07.03.2019 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"İş kazasının unsurları üzerinde de kısaca durmak gerekirse, şöyle sıralanabilir; kazaya uğrayan 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmalı; bu sigortalı bir kazaya uğramalı ve uğranılan kaza 5510 sayılı Kanun'un yukarıda ayrıntısı açıklanan 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan birinde meydana gelmeli; sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan bir olay biçiminde gerçekleşmeli; bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır.
Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olaya bakıldığında, olay ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının tam olarak kurulduğu belirgindir. Olay günü görevini tamamlayıp, iş yeri merkezine dönerken ihtiyaç-alışveriş için yol üzerinde bir markete girip çıktığı esnada kullandığı aracın arkasında dururken, devrilen ve savrulan ambulansın gelip çarpmasıyla, iki araç arasında ezilerek yaralanması ve tedaviye rağmen hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine yönelik ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hata görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, kazanın iş yerinde ve işin yürütümü sırasında değil müteveffanın marketten su almaya gittiği sırada gerçekleşmiş olup iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, davacılar bu davayı açmadan önce kaza olayının incelenmesini Kurumdan talep etmemiş olup, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, Kurum tarafından yapılan araştırma ve inceleme sonucu düzenlenen raporda kazanın iş kazası olmadığının ve hastalık sigortası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ceza davasında verilen kararın hukuk davasında bağlayıcı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.