Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14115 K.2025/4103

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/14115 📋 K. 2025/4103 📅 13.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/14115 E.  ,  2025/4103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket yönetim kurulu üyesi ve ayrıca davalı şirkette iş akdine bağlı olarak çalışıyor iken Yönetim Kurulu Başkanı ... ile çıkan muaraza sonrası 11.04.2012 tarihli fesih yazısı ile iş akdinin haksız yere sonlandırıldığını, Yönetim Kurulu üyeliğinin de sona erdirildiğini bilahare öğrendiğini, müvekkilinin ... ...'nin çağırışı üzerine 2002 yılı Ocak ayından itibaren onunla birlikte çalışmaya başladığını, bir tür adi ortaklık şeklinde kurulan ilişkide müvekkilinin deneyim ve organizasyon ile pazarlama ve satış becerileri sayesinde müvekkili ile birlikte önce sokak mağazaları, sonra ... mağazaları açıldığını, şirketin sürekli büyüdüğünü, iş akdine bağlı olarak iş akdinin sona erdirildiği tarihe kadar bir dönem için Bağ-Kur'a bağlı çalışmasının gözükmesine rağmen aslında aralıksız olarak pazarlamacı veya müdür statülerinde tamamı aynı şekilde çalışmış olmasına rağmen hizmetlerinin bir kısmının gösterilmediğini öğrendiğini belirterek müvekkilinin 2002 yılı Ocak ayı başından itibaren davalı şirkette iş akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili; davacının iş akdine bağlı olarak çalıştığı iddiasının asılsız olduğunu, 20.05.2002 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olarak işe başladığını, 28.02.2003 tarihinde istifaen ayrıldığını, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ... ... ile aralarında adi ortaklığın söz konusu olmadığını, davacının kendi işletmesini açarak kendi nam ve hesabına ticaret yapmak istediği için 28.02.2003 tarihinde ayrıldığını, müvekkili şirkete ait kiraladığı yerde 01.03.2003 tarihinde ... Ticaret adı altında ticari faaliyete başladığını, müvekkili şirket ile kira ilişkisi ve müvekkili şirkete fatura karşılığı mal satmaktan başka hiçbir bağı ve ilişkisinin olmadığını, davacının işletmeyi kapatmak zorunda kaldığını, tekrar müvekkili şirkette işe başlamak istediğini, 05.09.2005 tarihinde satış danışmanı olarak işe başladığını, 11.04.2012 tarihine kadar aralıksız olarak müvekkili şirkette çalıştığını, davacının hizmet süresinin belli olduğunu, davacının 20.05.2002-28.02.2003 ve 05.09.2005-11.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, bu hususun SSK kayıtları ile sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanığı ...' in verdiği beyanında farkı tarihlerde davalı şirketin farklı mağazalarında çalıştığını, davacıyı da mağazalarda çalıştığını gördüğünü, davacının 2000-2001 yıllarında çalışmaya başladığını, davacının 2002 yılının 1. ayı ile 5. ayı arasında davacıya ait iş yerinde çalıştığını bildiğini beyan ettiği, bordro tanığı ...' ün davacıyı, davalı şirkete ait iş yerinde çalışmasından dolayı tanıdığını, davacının 2001 yılı Ekim veya Kasım ayında işe girdiğini beyan ettiği, davacıyı yönetici olarak bildiklerini, davacının 2001 yılından kendisinin ayrıldığı 2011 yılına kadar kesintisiz çalıştığını beyan ettiği, bordro tanıklarının uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirketten hizmet bildirimlerinin bulunduğu, bu tanıkların beyanları esas alınarak davacının davalı şirkete ait iş yerinde kuruma bildirilen süreler dışında 01.01.2002-04.09.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, Kuruma davacı adına 1479 sayılı Kanun kapsamında bildirilen 03.03.2003-04.09.2005 tarihleri arasındaki bildirimlerin dışlanması gerektiği kanısına varılarak davanın kabulüne davacının, 03.03.2003-04.09.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında bildirilen günler ve davalıya ait işyerlerinden yapılan bildirimler dışında 01.01.2002-04.09.2015 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı şirket ile davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı .... vekili temyiz başvurusunda; davalının Ocak 2002 ile 11.04.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalışma iddiasının yerinde olmadığını, 20.05.2002 tarihinde işe başladıktan sonra 28.02.2003 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını ve müvekkili ile alt kira sözleşmesi yaparak ... Ticaret ünvanı adı altında işyeri açtığını ve 05.09.2005 tarihine kadar da bu şekilde kendi nam ve hesabına çalıştığını, davacının 05.09.2005 tarihinden itibaren 11.04.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, taleple bağlılık kuralının ihlal edildiğini, bir sevk irsaliyesine dayalı olarak çalışmanın kanıtlanamayacağını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili temyiz başvurusunda; hüküm fıkrasında 04.09.2015 olarak belirtilen tarihin 04.09.2005 olması gerektiğini, öncelikle yapılan maddi hatanın giderilmesini, müvekkilinin şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından şirketi geliştirme amacıyla işe alındığını ve asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı SGK vekili temyiz başvurusunda; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve eylemli çalışmanın ispat edilemediğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hzimet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hükmün gerekçesinde ve birinci bendinde 04.09.2005 olması gereken hizmet bitim tarihinin maddi hata yapılarak 04.09.2015 olarak yazılmış olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ,davalı şirket ve davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, gerekçe ve birinci bendindeki "04.09.2015" ibaresinin silinerek yerine "04.09.2005" ibaresi yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.