Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13309 K.2025/4048
10. Hukuk Dairesi 2024/13309 E. , 2025/4048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maluliyet tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vesayeti altındaki kısıtlı ...'nın ilk defa 12.04.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, kısıtlının ...-A Tipik Psikoz tanısı ile tedavi gördüğünü, kısıtlının malulen emeklilik talebiyle Kuruma müracaatının işyerine maluliyetini gerektiren hastalık veya arızasıyla girdiği iddiasıyla talebin reddedildiğini, YSK tarafından aynı kararın verildiğini, sigortalının ilk işe girdiği tarihte %60 malul olmadığını, 1800 prim gün ve 10 yıllık sigortalılık şartların haiz olduğunu belirterek YSK'nın 2014/11825 Esas, 80/14373 sayılı 17.10.2017 tarihli kararının iptaline karar verilmesini, sigortalının malulen emekliliğinin tespiti ile tahsis talep tarihi olan 05.06.2014 tarihinden geçerli olmak üzere malulen emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2021 tarih, 2017/734-2021/457 E.-K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarih, 2021/2083 E.-2021/1442 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; dosya kapsamı incelendiğinde, 05.06.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya, maluliyetinin bulunmadığının belirtilmesi sonrası Yüksek Sağlık Kurulunun 14.01.2015 tarihli raporunda, maluliyeti gerektirecek hastalık ve arıza ile işe girdiğinin belirtildiği, 09.06.2017 tarihli tahsis talep üzerine, Yüksek Sağlık Kurulunun aynı hususu tekrar belirttiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile son olarak Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan raporlarda ise davacının çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının belirtildiği, ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından alınan 09.04.20221 tarihli raporda ise şahsın işe giriş sırasında malul olmadığı, sonrasında hastalığının ilerlemesi ve tedaviye yanıt vermemesi nedeniyle malul hale geldiği, maluliyet oranı da zaman geçtikçe artarak, son durumda %80’e ulaştığı, halihazırda şahsının durumunun “tedaviyle çalışma olanağı vermeyen” şeklinde nitelendirelebileceği” şeklinde kanaat belirtildiği, davacının ilk sigortalılık tarihinin 12.04.2005 olduğu belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, en son Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan raporda çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğinin bildirildiği, davalı Kurum nezdindeki Yüksek Sağlık Kurulu tarafından ise davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği ne var ki, bu durumun ilk işe giriş tarihinden önce olduğunun belirtildiği ve bu durumun davalı ... bağladığı belirgin olmakla, dosyadaki tüm raporlar nazarında, davacının ilk işe giriş tarihi olan 12.04.2005 tarihinde maluliyetin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 05.06.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya, maluliyetinin bulunmadığının belirtilmesi sonrası Yüksek Sağlık Kurulunun 14.01.2015 tarihli raporunda, maluliyeti gerektirecek hastalık ve arıza ile işe girdiğinin belirtildiği, 09.06.2017 tarihli tahsis talep üzerine, Yüksek Sağlık Kurulunun aynı hususu tekrar belirttiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile son olarak Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan raporlarda ise davacının çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının belirtildiği, ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından alınan 09.04.20221 tarihli raporda ise şahsın işe giriş sırasında malul olmadığı, sonrasında hastalığının ilerlemesi ve tedaviye yanıt vermemesi nedeniyle malul hale geldiği, maluliyet oranı da zaman geçtikçe artarak, son durumda %80’e ulaştığı, halihazırda şahsının durumunun “tedaviyle çalışma olanağı vermeyen” şeklinde nitelendirelebileceği” şeklinde kanaat belirtildiği, davacının ilk sigortalılık tarihinin 12.04.2005 olduğu belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 12.12.2019 tarih 2243 karar numaralı raporu ile mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmediğinin bildirildiği, davalı Kurum nezdindeki Yüksek Sağlık Kurulu tarafından ise davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybettiği ne var ki, bu durumun ilk işe giriş tarihinden önce olduğunun belirtildiği ve bu durumun davalı ... bağladığı belirgin olmakla, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan davacının ilk işe girdiği tarihte malul olup olmadığına dair rapor aldırılmış ve 25.08.2022/2206 Karar sayılı raporda özetle davacının ilk işe giriş tarihi olan 12.04.2005 tarihinde çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, davacının malul sayılmama gerekçesi olarak Kurum tarafından ileri sürülen "davacının çalışma gücünün %60'ını ilk işe giriş tarihinden önce kaybettiği" iddiasının yukarıda sayılan ATK 2. Üst Kurul raporlarından da anlaşılacağı üzere yerinde olmadığı ve davacının ilk işe girdiği tarihte çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği, yine her ne kadar ATK 2. Üst Kurulu raporunda davacının halihazırda da çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği ve malul sayılamayacağı belirtilmiş ise de davalı Kurum tarafından davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği hususunun kabul edildiği ve bu durum davalı ... bağladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde kanunun aradığı maluliyet şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacı ...'nın, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğinin ve 12.04.2015 tarihinden itibaren malulen emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olup emsal nitelikteki Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 26.10.2023 tarih 2021/2051 Esas 2023/1400 Karar sayılı ilamında ve bu kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarih 2024/1068 Esas 2024/2637 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere malulen emekliliğe hak kazanmak için kanunun aradığı 10 yıllık sigortalık, 1800 prim günü ve çalışma gücünün en az %60'ını kaybetme hususlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği, davacının 1800 prim günü ve çalışma gücünün en az %60'ını kaybetme şartını sağladığı, 10 yıllık sigortalılık şartını ise ilk işe giriş tarihi olan 12.04.2005 tarihinden 10 yıl sonra yani 12.04.2015 tarihinde sağladığı ve tüm şartların bu tarihte yani 12.04.2015 tarihinde birlikte gerçekleştiği dikkate alındığında her ne kadar dava dilekçesi ile davacının tahsis talep tarihi olan 05.06.2014 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazanımının tespiti, malulen emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş ise de yukarıda açıkça belirtildiği üzere davacının malulen emekliliğe hak kazandığı tarihin 12.04.2015 olduğu anlaşılmakla; davacı ...'nın, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğinin ve 12.04.2015 tarihinden itibaren malulen emekli aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, malulen emekliliğe hak kazanılan 12.04.2015 tarihinden sonraki ödenmesi gereken emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma sağlık raporları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maluliyet tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370, 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesi ile 25. ve 26. maddeleri hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.