Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10829 K.2025/3452
10. Hukuk Dairesi 2024/10829 E. , 2025/3452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece verilen 13.11.2023 tarihli ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından müvekkili yönetimine gönderilen yazı ile 22.026,29-TL prim tutarı ile 41.742,38-TL gecikme zammı tutarı olmak üzere toplam 63.768,67-TL borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkili hakkında resen belge düzenlenmesini gerektirecek bir sebep ve durum bulunmadığını, resen belge düzenlenmesine neden olarak gösterilen ... isimli kişi ile müvekkili yönetim arasında yapılmış herhangi bir iş akdi ya da kapıcılık sözleşmesi bulunmadığını, buna bağlı olarak bu kişi kapıcı sıfatı ile çalışmadığından bu kişi ile ilgili olarak Kuruma belge ya da bildirge verilmesini gerektirir bir sebep ve durum bulunmadığını, müvekkili ile kira sözleşmesi yapılan kişinin ...olduğunu ve bu kişinin de başka bir iş yerinde sigortalılığının bulunduğunu, söz konusu ödeme emrine itiraz ettiklerini, ... ile Apartman Yönetimi arasında hizmet akdinin kurucu unsuru olan bağımlılık ve çalışmada süreklilik bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... SGM'de işlem gören davacı iş yeri ile ilgili olarak ... tarafından kuruma verilen dilekçe doğrultusunda denetim elemanlarınca konunun incelendiğini, yapılan denetimler doğrultusunda ...'ın davacı iş yerinde 20.01.2000 tarihinden itibaren ikamet ettiği, bu apartmanda temizlik, çöp alma ve ekmek, gazete gibi servis işleri yaptığını, dolayısıyla kapıcılık görevini ifa ettiğinin tespit edildiğini, kapıcı olarak çalıştığı anlaşılan ...'ın işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle ödeme emirlerinin Site Yönetimine gönderildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.01.2013 tarih ve 2011/1261 Esas 2013/91 sayılı kararı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.04.2014 tarih ve 2013/7369 Esas 2014/8807 Karar sayılı ilamıyla "Davalı ...’ın davacı site yönetimine ait binada kapıcı olarak hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı tanık anlatımları ve aksi kanıtlanamayan 25.08.2010 tarihli, 2010/131 sayılı SGK raporu ile sabittir. Ancak bu çalışmanın, tam gün süreli mi, kısmi süreli çalışma (part time) mı olduğu hususu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır. Yapılacak iş, davalı ...’ın davacı site yönetimine ait binada kapıcı olarak hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı tanık anlatımları ve aksi kanıtlanamayan 25.08.2010 tarihli, 2010/131 sayılı SGK raporu ile sabit olduğundan, davacının anılan çalışmasının tam gün süreli çalışma mı, kısmi süreli çalışma (part time) mı olduğu hususunda, gerek duyulursa ihtilaflı dönemde davalıya ait işyerinde çalışmış, kayıtlı ve tarafsız diğer tanıklar saptanarak bu konuda bunların da bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek yöntemince beyanlarını almak ve tüm delilleri bir arada değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 09.07.2020 tarih ve 2014/529 Esas 2020/567 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 17.02.2022 tarihli kararı ile ". incelenen dava dosyasında; dava konusu idari para cezasına ilişkin her bir ödeme emrinin ait oldukları dönemler itibariyle 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek 6183 sayılı Kanun gereği zamanaşımını kesen sebepler araştırılıp, zamanaşımı ve işin esası konusunda sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme emirlerinin tüm sürelerde 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur...." belirtilerek karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 21.03.2023 tarihli kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma kararı doğrultusunda yeniden rapor alınmış, 27.12.2022 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmuş, hükme esas alınmış, davacı lehine düzenlenen ödeme emirlerinin 15833 takip no.lu ödeme emrinin içerisinde bulunan 2001/5-6 ayların, 15834, 15835 ve 15828 takip no.lu öteme emri içerisinde bulan 2004/11, 2005/11, 2006/11, 2007/5-11 aylarına ait ödeme emirlerinin 5 ve 10 yıllık zamanaşımına uğradığı, diğer ödeme emirlerinde zamanaşımı oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne;
1-SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen;
15833 takip numaralı ödeme emrinde bulunan 2001/5 (279,00 TL asıl borç 35,07 TL gecikme faizi) ve 2001/6 (293,00 TL asıl alacak ve 36,82 TL gecikme faizi) aylarına ilişkin cezaların,
15834 takip numaralı ödeme emrinin,
15835 takip numaralı ödeme emrinin,
15828 takip numaralı ödeme emrinde bulunan 2004/11 (4.441,00 TL asıl borç 558,16 TL gecikme faizi), 2007/5,11 (13.750,00 TL asıl borç 1.730,65 TL gecikme faizi), 2006/11 (12.744,00 TL asıl borç 1.601,70 TL gecikme faizi) ve 2005/11 (11.728,00 TL asıl borç 1.474,00 TL gecikme faizi) aylarına ilişkin cezaların İPTALİNE,
2-SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen;
15833 takip numaralı ödeme emrinde bulunan 2001/11-2002/5 (779,00 TL asıl borç 97,90 TL gecikme faizi) aylarına ilişkin cezaların,
15836 takip numaralı ödeme emrinin,
15837 takip numaralı ödeme emrinin,
15829 takip numaralı ödeme emrinin,
15831 takip numaralı ödeme emrinin,
15830 takip numaralı ödeme emrinin ve
15828 takip numaralı ödeme emrinde bulunan 2002/11, 2003/5-6, 2006/11, 2007/5-11, 2008/5-11, 2009/5-11, 2010/3, 2010/2 (43.223,00 TL asıl borç 5.433,22 TL gecikme faizi) aylarına ilişkin cezaların geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 13.11.2023 tarihli ek karar ile dosyanın temyiz incelemesinde bulunduğu sırada davacı site yöneticisi tarafından sunulan 31.08.2023 tarihli dilekçesi ile hem davadan hem de temyiz talebinden feragat etmesi sebebiyle dosyanın geri gönderildiği, davacı vekilinin feragat dilekçesinin incelenmesinde 7440 sayılı Kanun gereği alacaklarının yapılandırılmasına dair başvurularının bulunduğu, davadan ve temyiz talebinden feragat ettiğini bildirmiş, incelenen dosya kapsamına göre davalılar vekili davacı site yöneticisinin feragat dilekçesine karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı tespit edilmiş olup davacının davasının ve temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde özetle; yapılandırmadan faydalandığını vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki davada, davacının 7440 sayılı Kanun gereği alacaklarının yapılandırdığı ve yapılandırma gereği davadan ve temyizden feragat ettiği, Mahkemece ek karar ile davacının davasının ve temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava değerlendirildiğinde, davanın konusuz kalması, yargılama sırasında 7440 sayılı Kanun gereği yapılandırma üzerine olması karşısında; ilgili Kanun'un 18. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde ek karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 478 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır..
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Mahkemenin 13.11.2023 tarihli ek kararının 3 numaralı bendinin silinerek yerine, "Kanun gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.