Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16209 K.2025/3223
10. Hukuk Dairesi 2024/16209 E. , 2025/3223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı Kurum kayıtlarından da belli olduğu üzere cinsiyetinin kadın, doğum tarihinin 01.04.1963 olduğunu, Türk vatandaşı olduğunu, Almanya'da 01.07.1982 tarihinde işe başladığını, sürekli olarak Almanya ... ikamet ettiğini ve yaşadığını, yurt dışı borçlanması yaparak, tahakkuk eden borç miktarını yatırıp, kendisine yaşlılık aylığı tahsis olunduğunu ancak Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu ile çalışmasının fiili olmaması nedeni ile aylığının kesildiğini, kendisine haksız ödeme nedeni ile borç çıkartıldığını, borçlanma ile 4/1-a statüsünde olan 5200 gün prim günleri 20.01.2020 tarih ve 48082828-933.02-E.1166127 sayılı Kurum yazısı ile "Ödemiş olduğunuz borçlanma bedeli Bağ-Kur borçlanma hesabına aktarılmıştır." işlemi yapıldığının bilgisi verildiğini, son prim gününün 10.12.1996 olduğunu, 01.04.2006 tarihinden önceki süreler için en eski ay prim borcuna karşılık mahsup edileceğinin yasa hükmü olduğunu, bunun üzerine davacının Bağ-Kur'dan kısmi emeklilik aylığı alabilmek için 200 gün daha yurt dışı borçlanması yaparak prim günlerini 15 yıla tamamladığını ve 17.08.2021 tarihinde Kuruma vermiş olduğu dilekçeler ile yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmasına rağmen aylık koşullarını taşımadığından bahisle tahsisinin yapılamadığının bildirildiğini, yapılan işlemin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davacının tahsisinin 30.07.2019 tarihinde eski mevzuat hükümlerine göre işlem gördüğünü, Bağ-Kur'a aktarma işleminde primlerin ait olduğu süreler ve davacının işe Almanya ... başlama tarihinin 01.07.1982 konusunda bir değişiklik yapılamayacağını, sadece statüsünde değişiklik olduğunu belirterek davalı Kurumun 24.02.2022 tarih ve E-... - 903.99 - ... varide sayılı işlemin iptaline, SSK'ya tabi prim günlerinin Bağ-Kur'a aktarımı esnasında yapılan hatanın önceki süreler için en eski ay prim borcuna karşılık mahsup edilerek düzeltilmesine, davacının sigorta başlangıcının Almanya çalışma başlangıcı olan 01.07.1982 tarihi olarak tespitine, 17.08.2021 tarihli dilekçesine nazaran yaşlılık aylık koşullarını taşıdığının tespiti ile 01.09.2021 tarihi itibari ile Bağ-Kur yaşlılık aylığının tahsisine, birikmiş olan aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'deki 4-a SSK siciline dayanan sigorta bildirimlerinin ve çalışmalarının Sosyal Güvenlik Denetmen Raporuna istinaden hizmet akdiyle fiili çalışma esasına dayanmadığının ve sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle sigortalı çalışmalarının iptal edildiğini ve yurt dışı emeklilik borçlanmasının 4/b Bağ-Kur borçlanma hesabına aktarıldığını, yasal düzenlemeler karşısında Kurum tarafında gerçekleştirilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu olan ve davalı Kurum tarafından tesis edilen 24.02.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline, davacı ...'un sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1982 tarihi olduğunun, davacının 01.09.2021 tarihi itibari ile emekliliğe hak kazandığının ve davacıya 01.09.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dosyada inceleme yapılırken davacı tarafın ...Sigortası kapsamında olup olmadığı tam olarak araştırılmadan bilirkişi ek raporuna bakılarak karar verildiğini, bilirkişi kök raporu ve ek rapor arasında çelişkiler bulunduğunu, davacının fiili olarak bir çalışma durumu olmadığı gerekçesi ile sigortalılık girişinin 4/b üzerinden yapıldığını, bu durumundan kaynaklı olarak borçlanmadan geriye doğru geriye gidilerek sigortalılık başlangıç tarihi tespiti yapıldığını, tüm durumlar değerlendirildiğinde kurum işlemlerinin kanuna uygun şekilde yapıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 79'uncu maddesiyle değişik 3201 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi, “Bu Kanunun 1' inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa, Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar…” hükmünü içerirken; yine aynı Kanunla 3201 sayılı Kanunun 5'inci maddesine 4'üncü fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” hükmü getirilmiştir.
3.5754 sayılı Kanun ile, 3201 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3'üncü maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece, Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Anılan düzenlemeyle, Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Kanuna dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekecektir. Yani kişinin yurtiçinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi sigortalılığı var ise talep tarihi itibariyle en son sigortalılık haline göre 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapacaktır.
4.İnceleme konusu davada, her ne kadar Mahkemece ...Sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıcı kabul edilmek suretiyle aylık bağlanma koşulları belirlenerek hüküm kurulmuş ise de; 5510 sayılı Kanunun 4/1-b sigortalılığında sigorta başlangıcı değil prim ödeme gün sayısının esas alınması ve buna göre aylık bağlanma koşulları değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece; borçlanmanın yapıldığı tarihten borçlanılan gün kadar geriye gidilerek 4/1-(b) bendi kapsamında emeklilik hak kazanma koşulları son ödeme tarihine göre belirleneceğinden; emeklilik tarihi olan 60 yaşı dolduracağı tarihte yani 01.04.2023 tarihinde çalışmaması ve (Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesine göre “kesin dönüş” ibaresi, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade etmektedir.) şartlarını yerine getirmesi ve tahsis talebinde bulunması halinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanabileceği hususu gözardı edilerek yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.