Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12337 K.2025/3237

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/12337 📋 K. 2025/3237 📅 03.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/12337 E.  ,  2025/3237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalı asil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Salonunda 20.08.1986 ile 01.01.1996 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmasına rağmen ilk işe giriş bildiriminin 01.01.1996 tarihinde yapıldığını, davalı firmanın ilk sahibi ... tarafından verilen belgeden işe başlama tarihinin 20.08.1986 olduğunun görüldüğünü, tespiti istenilen dönem içinde 1991-1992 yıllarında askere gittiğini, dönüşte yine aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin davalının işyerinde 20.08.1986-01.01.1996 tarihleri arasındaki çalışmalarının (askerlik süresi hariç) sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, Kurumun işveren tarafından verilen bilgilere göre işlem yaptığını, fiili çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Salonu cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından özetle; davacı ...'nın ... ...'e ait ... Salonu isimli iş yerinde 20.08.1986-01.01.1996 tarihleri arasında (askerlik yaptığı 29.08.1991- 29.11.1992 tarih arası hariç olmak üzere) 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin 28.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 11.04.2016 tarihli kararı ile davaya konu somut olayda; davalı işyerince davacı adına 01.01.1996 tarihinde davalı işyerince Kurum'a yapılmış hizmet bildirimlerinin bulunduğunu, reddolunan hizmet sürelerinin ispatlanması halinde bildirimi yapılan hizmet süreleri ile birlikte tespit olunan bu hizmet süreleri arasında blok çalışmanın varlığının kabulü gerekeceği hususunun göz ardı edilerek bu hizmet sürelerinin Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle reddi doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 06.01.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın davalı ...'e ait ... Salonu isimli iş yerinde 20.08.1986-01.01.1996 tarihleri arasında (askerlik yaptığı 29.08.1991-29.11.1992 tarih arası hariç olmak üzere) 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 06.01.2018 kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükmün infazında Kurum tarafından dikkate alınabileceğinden davalılardan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen bütün itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına dair verilen karara karşı davalılardan Kurum vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş, Dairenin 18.06.2020 tarihli kararı ile ihtilaf konusu dönemde davacı adına 19334 işyeri sicil numarasıyla " “... Salonu- ...” ünvanlı işyerince Kuruma hizmet bildirildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde davalı tarafın “ ... Salonu- ...” şeklinde belirtilmiş olmasının “temsilde hata” kabul edilerek dava dilekçesi ve gerekçeli kararların ... Salonu ünvanlı işyeri sahibi ...'e tebliğ edilmesi, ...'ün vefat etmiş olması halinde adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğ edilerek davalı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 03.02.2022 tarihli kararı ile davacının davasının kabulü ile davacı ...'nın davalı ...'e ait ... Salonu isimli iş yerinde 20.08.1986-01.01.1996 tarihleri arasında ( askerlik yaptığı 29.08.1991-29.11.1992 tarih arası hariç olmak üzere) 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin 03.02.2022 kararına karşı süresi içinde kararın davalılardan ... ... mirasçıları ve Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 19334 sicil sayılı ... Salonu ünvanlı işyeri sahibi ...’ün 02/02/2013 tarihinde vefat ettiği, Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.03.2013 tarih, 2013/103 E. ve 2013/185 K. sayılı ilamı ile mirasçılarının mirası kayıtsız, şartsız reddettiklerinin tespitine karar verildiği, verilen kararın 18.04.2013 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (kapatılan) 18.06.2020 tarih 2019/4831 Esas 2020/2446 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama esnasında gerçek işyeri sahibi olan ...’ün mirası reddeden mirasçılarının davaya dahil edildiği, yargılamanın sonunda ise davanın kabulü ile davacının davalı ...'e ait ... Salonu isimli iş yerinde 20/08/1986- 01.01.1996 tarihleri arasında (askerlik yaptığı 29.08.1991-29.11.1992 tarih arası hariç olmak üzere) 506 sayılı Yasa Kapsamında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, şeklinde hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, "Mahkemece davacıya talep etmesi halinde terekeye temsilci tayin ettirmesi için önel verilmeli, terekeye tasfiye memuru atanarak taraf teşkili sağlanmalı, devamla yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir." ve ihtilaf konusu dönemde davalı işyerinin ... ...’e ait olduğu açık olup hükümde işyeri sahibi olarak davalı ...’ün gösterilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının davasının kabulü ile davacı ...'nın ... ...'e ait ... Salonu isimli iş yerinde 20.08.1986- 01.01.1996 tarihleri arasında ( askerlik yaptığı 29.08.1991-29.11.1992 tarih arası hariç olmak üzere) 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı asil ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği süre içinde sigorta primlerinin ödenemediğini iddia etmesinin gerçeklikle bağdaşmadığını, kendisinin 02.09.1998 doğumlu olmakla davacının iddia ettiği tarihlerde işveren olmasının imkansız olduğunu belirterek verilen karar hakkında temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı bir belge olmadan salt tanık anlatımları ile hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 20.08.1986-01.01.1996 tarihleri arasında (askerlik süresi hariç) davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekili ve davalı asil ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.