Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4655 K.2025/3151
10. Hukuk Dairesi 2024/4655 E. , 2025/3151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1446 E., 2023/2170 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/29 E., 2022/149 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sıva ustası olarak çalıştığını, sıva işini yaparken ahşap malzemenin kırılması sonucu düştüğünü ve ayağında kırık meydana geldiğini, ameliyat olmak zorunda kaldığını, kazadan önce günlük 100,00 TL-120,00 TL yevmiye ile çalıştığını bildirerek davanın kabulünü, maddi ve manevi tazminat tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, derhal ambulans çağırıldığını, davacının iş kazasında tam kusurlu olduğunu, davacı yana iş güvenliği ile ilgili tüm uyarıların yapıldığını, Savcılık dosyasına ilişkin beyanlarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... 20.10.2020 tarihli ve hepsi iş müfettişi ve inşaat mühendisi bilirkişi heyet raporuna göre davalı işveren %80, davacı %20 oranında kusurlu bulunmuş olup, Mahkememizce yargılama sırasında alınan ve birbiri ile örtüşen iş bu kusur oranlarına itibar edilmiştir. Davacı yanın meslekte kazanma gücü kayıp oranı 20.01.2020 tarihli İzmir Kurum Sağlık Kurulu raporu ile %26 olarak tespit edilmiştir. SGK'nın göndermiş olduğu evraklardan, davacı yana 69.161,87 TL peşin sermaye değerinin bağlandığı ve 15.052,30 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği sabittir. Dosya kapsamına ilişkin alınan 16.02.2022 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporu Mahkememizce hüküm kurmaya elverişli görülmüş, iş bu rapor ile, davacının %26 oranında malul olduğu, kaza tarihinde 44 yaşında olması sebebi ile bakiye ömrünün TRH tablosuna göre 31,19 yıl olduğu, pasif dönem başlangıcının yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile 60 yaşında olacağı, davacının ücretinin emsal ücret araştırmalarına göre 2760,00 TL olduğu, kaza tarihinden rapor tarihine kadar net kazançların işlenmesi sebebi ile iskonto yapılmadığı ancak rapor tarihinden sonraki dönemin %10 iskontolu hesaplandığı, pasif dönem zarar hesabının ise asgari ücrete göre belirlendiği ve asgari geçim indiriminin dikkate alınmadığı, davacıya bağlanan gelirlerden peşin sermaye değerinin kusur oranında tenzil edildiği, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınarak 11.779,30 TL geçici iş göremezlik ve 428.869,50 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinde haklı olduğu ..." gerekçesiyle ;
1-Davanın kabulü ile
-11.779,30 TL geçici iş göremezlik ve 428.869,50 TL sürekli iş görmezlik tazminatının kaza tarihi olan 09.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine,
-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine, "şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının geçici iş görmezlik nedeni ile tazminat alacağının bulunmadığını, davacının asgari ücret aldığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, hükmün ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR;
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.