Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13628 K.2025/3180
10. Hukuk Dairesi 2024/13628 E. , 2025/3180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/546 E., 2024/1097 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/22 E., 2022/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının davalı şirket bünyesinde ön muhasebe elemanı olarak 24.06.2004-31.05.2017 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını, davalı tarafından 2004-2008 tarihleri arasında SGK kaydının yapılmadığını belirterek 24.06.2004-17.07.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili aşamalarda özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait iş yerinde 24.06.2004-17.07.2008 tarihleri arasında toplam 1.463 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 1.463 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"I-Davalı Çağlar İnşaat vekili ile fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 24.06.2004-21.04.2008 tarihleri arasında toplam 1.377 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemin Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir:
"Davacı, davalı yanında muhasebe elemanı olarak 24.06.2004-31.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının ve 24.06.2004-17.07.2008 tarihleri arasında sigortaya bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre; ihtilaflı dönemde davacının 21.04.2008-09.06.2017 tarihleri arasında davalıya ait 1033825 ve 1025392 sicil numaralı iş yerinden bildirim yapıldığı, davalı iş yerinin restorant mahiyetinden 21.04.1999 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, davacı tanıkları ile kamu tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, çalışmanın kesintisiz sürmesi ve dava tarihine göre açılan davanın hak düşürücü süreye uğramadığı görülmektedir.
Ayrıca taraflar arasındaki ceza dosyasının şikayet dilekçesinde ve şirket yetkilisinin kolluk beyanında davacının yaklaşık 14 yıldır iş yerinde çalıştığı beyan edilmiştir. Bu sebeple davacının çalışmasının 24.06.2004 tarihinde başladığının kabulü yerinde ise de davacının hizmet bildiriminin 21.04.2008 tarihinde yapılmış olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 16.07.2008 tarihine kadar yapılmış hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davacının 24.06.2004- 21.04.2008 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen gün sayısı 1377 gün olup hükmün buna göre düzeltilmesi gerekmiştir."
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, davacının iş yerinde fiilen çalıştığına ilişkin somut bir kanıt olmamasına rağmen sadece soyut tanık beyanlarına dayanılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Dosyanın incelenmesinden, davacının, davalıya ait iş yerinde 24.06.2004-17.07.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, davacının 21.04.2008-09.06.2017 tarihleri arasında davalıya ait 1033825 ve 1025392 sicil numaralı iş yerinden kesintisiz bildirimlerinin bulunduğu, Mahkemece davacı tanıkları ile kamu tanıklarının beyanlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, dinlenen tanık beyanları arasında çelişki bulunmakta; bordro tanığı ..., davacının babasının da davalıya ait iş yerinde çalıştığını, davacının, babasının vefat etmesinden bir yıl sonra (dosya kapsamına göre babanın vefat tarihi 17.07.2005) ilk önce market bölümünde daha sonrada muhasebe bölümünde çalışmaya başladığını beyan etmişken, diğer bordro tanığı ...'in ise davacının 2002-2003 yıllarında işe girdiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi hatalıdır.
3.Bu kapsamda Mahkemece, davacının aynı iş yerinde çalışan babası öldükten sonra davacının çalışmaya başladığına yönelik tanık beyanı ile diğer tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli; ceza dosyası celbedilmek suretiyle işveren, müşteki, tanık beyanlarında hizmetin başlangıcına yönelik herhangi bir beyan olup olmadığı araştırılmalı, dinlenilmeyen bordro tanığı varsa davayı aydınlatmak için dinlenilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.