Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5518 K.2025/2901

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5518 📋 K. 2025/2901 📅 24.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/5518 E.  ,  2025/2901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/644 E., 2024/134 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/128 E., 2021/608 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... 'ün iş kazasında vefat etmesi ile desteğinden yoksun kalan anne ve babası için ayrı ayrı 10.000 TL'er TL maddi ve 100.000 'er TL manevi tazminatın olay tarihinden faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. ve .... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, ... Holdingin pasif husumet ehliyeti olmadığını, davalının olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve I Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın sigorta poliçesi kapsamında davalıya yönlendirildiği için sigorta poliçesinin tüm şartları davacı bakımından bağlayıcı olduğu ve sigortalı tarafından bir ödeme yapılmadığından davalı yönünden herhangi bir sorumluluk bulunmamakla birlikte pasif husumet yönünden davanın reddini, ayrıca olayda tarafların tazminat yükümlülüklerini belirleyecek oranların ancak ceza kovuşturması ile netleşeceğinden ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğu, Kurum inceleme raporunda kazada davalı işverenin kusursuz, sigortalının %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/268 Esas ve 2018/410 Karar sayılı dosyasında yargılaması yapılan davacısının SGK olduğu rücuan tazminat davasında, meydana gelen olayda işverenin kusursuz olduğunun tespit edildiği, ilgili kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi 2019/404 Esas ve 2020/1693 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, Bakırköy C. Başsavcılığının 2017/80473 soruşturma no.lu dosyasında müteveffanın ölüm nedeninin kendi hareketi ve kusurundan meydana gelmesi nedeni kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kesinleşen yargı kararlarında, davalı işverenin kusuru olmadığı, kusurun tamamının müteveffada olduğunun tespit edildiği, sunulan deliller kapsamında ilgili kararlardaki durumu değiştirme ihtimali olan yeni bir veri ortaya konulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve ...ve .... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret ve San. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davalılar vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun yerinde bulunduğu dosyada delillerin toplanmış olmasına göre karardaki hata ve eksikliklerin Mahkemeye gönderilmeksizin dosya üzerinden değerlendirilip yeniden hüküm kurulabileceği gerekçesiyle vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; SGK müfettiş raporu ve savcılık aşamasındaki bilirkişi raporundaki ifadelerde ölümün intihar olarak değerlendirilmesi neticesinde paralel şekilde, araştırmaksızın, işçinin kusurlu görüldüğü, tazminat davasına bakan mahkemenin, Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporundaki kusur dağılımı ve savcılık soruşturma aşamasında verilen takipsizlik ve diğer kararlarla bağlı olmadığını, tazminat davasına bakan mahkemenin, davacı davacının taraf olmadığı, savunma hakkını kullanamadığı SGK'nın rücu dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı olmadığını, Kurum inceleme raporunun, dava dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığına ilişkin gerekçe yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yangın söndürme çalışmaları sırasında olayın ciddiyetinin işveren tarafından yeterince değerlendirilmediği ve yangın söndürme organizasyonunda gereken koordinasyonun işveren tarafından sağlanamadığı, davaya konu olay iş kazası olduğundan, iş hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutulacağından, alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten kusur raporu alınmadan karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarfından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.