Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13220 K.2025/2500

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/13220 📋 K. 2025/2500 📅 20.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/13220 E.  ,  2025/2500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/846 E., 2024/1949 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/663 E., 2022/565 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 2013 Aralık - 2016 Mayıs, 2016 Temmuz - 2018 Haziran dönemlerinde işçi olarak ve 20.07.2019 - 25.11.2019 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığını, davalı işvrence işe giriş tarihinin bildirilmediğini, davacının sigortasının yapılmadığını, 506 sayılı Kanun 79/10 ve 5510 sayılı Kanun 86/9 maddeleri olan hizmet tespit davalarında hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalılığının işe başladıkları tarihten itibaren başladığını beyanla davacının 2013 Aralık - 2016 Mayıs, 2016 Temmuz- 2018 Haziran dönemlerinde işçi olarak ve 20.07.2019 – 25.11.2019 tarihleri arasında ustabaşı olduğu dönemdeki fiili hizmetinin tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının kısa süreli davalı yanında çalıştığını, bu çalışmasının işçi olarak değil kendi işini icra ederek çalıştığını, bu sürecin 7 -8 ayı geçmediğini, davacının davalıdan aldığı ürünleri işleyip tekrar davalıya sattığını, davacı ile davalı arasında işçi - işveren ilişkisi bulunmadığını, davalının kendi bünyesinde çalışan işçilerin sigortasını yaptırdığını ve düzenli olarak
prim ödediğini, davacının davasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıl içinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca davacının davalı işyerinde çalıştığının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca dinlenecek tanıkların aynı veya komşu işyerinde çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne; davacının davalı ... (Hilal Ticaret) adlı iş yerinde 04.11.2015 - 31.05.2016, 01.07.2016 - 30.06.2018 ve 20.07.2019 - 25.11.2019 tarihleri arasında tam gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
5.İnceleme konusu eldeki davada, 2013 Aralık-2016 Mayıs, 2016 Temmuz-2018 Haziran dönemlerinde işçi olarak ve 20.07.2019-25.11.2019 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığı dönemlerdeki fiili hizmetinin tespitini talep ettiği, Mahkemece, tanık beyanları hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
4.Somut olayda, Mahkemece, davacının davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde beyanı alınarak çalışmalarının nerede gerçekleştiği, ne iş yaptığı, hangi dönemlerde ne şekilde çalıştığı; dinlenilen tanık beyanlarına göre davacının bağırsak temizlediği, bazı tanık beyanlarında "İstanbul Et" şirketinin mezbahanesinde birlikte çalıştıkları, adı geçen şirketin hayvan sakatatlarını bazı firmalara anlaşma yolu ile verdiği, davalının da buradan bağırsak satın aldığı iddia edildiğine göre davacının bu işi kendi adına mı, yoksa "İstanbul Et" adına mı yaptığı, kimlerle çalıştığı sorularak açıklığa kavuşturulmalı, davacının bildirdiği iş yerlerinde çalıştığı kişilerin tanık olarak beyanları alınmalı, davacının kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı, davalıya bu ürünleri temizleyerek satıp satmadığı tespit edilmeli, davacının Türkiye İş Bankası'ndaki hesabında 10.12.2015-09.01.2018 tarihleri arasında davalı adı ile veya davalı adı/kira ödemesi açıklamalarıyla yapılan ödemelerdeki miktarlar da değerlendirilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.