Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1638 K.2025/1985

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1638 📋 K. 2025/1985 📅 13.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/1638 E.  ,  2025/1985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/740 E., 2024/1454 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/117 E., 2021/321 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine işlemin iptali ile yurt dışı borçlanmasının 27.12.2018 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitine, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığını, borçlanmanın iptali işleminin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarih, 2021/117 E., 2021/321 sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarih, 2021/3420 E., 2023/1153 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "....talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında ve 13.04.2021 tarihinde geçerli ve davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 13.04.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27.12.2018 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki davada davacı, 27.12.2018 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiş, Mahkemece bozmaya uyularak, yurt dışı borçlanma talebinin, dava tarihi olan 13.04.2021 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacının talebinin kısmen kabul ve kısmen reddine göre yargılama giderlerinin buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "3-) Davacı tarafın yatırmış olduğu 59,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, " cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan 750,00 TL yargılama masrafının takdiren 375,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 6 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "6-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesinin 7 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine " Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin takdiren 25,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.