Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5933 K.2025/5792
1. Hukuk Dairesi 2025/5933 E. , 2025/5792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1141 E., 2025/2153 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/77 E., 2023/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında muhtar ve bilirkişi beyanlarına istinaden senetsizden ... oğlu ... adına tahdit ve tespit edildiğini, ancak Hazine'nin itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca yapılan incelemede dava konusu taşınmazın senetsiz yerlerden olmadığının, 08.12.1966 tarihli ve 7 nolu tapu kaydı ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, bilahare Demirköy Kadastro Mahkemesinin 18.01.2011 tarihli ve 2002/85 Esas, 2011/2 Karar sayılı kararı ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ancak kesinleşmiş Mahkeme kararına rağmen taşınmazın... adına tescil edildiğini, onun ölümüyle de mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yolsuz tescil iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın el birliği halinde davalılar adına kayıtlı olduğu, el birliği mülkiyette tüm ortakların birlikte hareket etmelerinin gerektiği, istinaf başvurusu tüm ortaklar tarafından yapılmadığından usule uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ...; Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, istinaf başvurularının usulden reddinin hukuka aykırı bulunduğunu, öte yandan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirtip kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 8599, 46... yüz ölçümü ve tarla niteliği ile ... oğlu ... adına tescil edildiği, kayıt malikinin 24.09.2002 tarihinde ölümü üzerine 17.06.2021 tarihli intikal işlemi ile mirasçıları adına el birliği (iştirak) halinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 599. maddesi hükmü uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibarı ile hak sahibi olurlar. Aynı Kanun’un 640. maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye el birliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
El birliği mülkiyeti TMK'nın 701 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili maddelere göre; el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerekir.
Öte yandan TMK'nın 702. maddesinin son fıkrasında; "Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.
" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca; ortaklardan birinin kararı istinafı/temyizi diğerlerine de sirayet eder.
Somut olayda; davalıların tamamı dava konusu taşınmaza el birliği halinde malik olduğuna göre, bir kısım davalıların İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmesinden diğer davalıların da yararlanacağı tartışmasızdır.
Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bir kısım davalıların istinaf dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ...'in yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.