Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5690 K.2025/5791

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5690 📋 K. 2025/5791 📅 08.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5690 E.  ,  2025/5791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/18 E., 2025/529 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım isteği ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 1 11... parsel sayılı taşınmazın satışı için davalı ...'e vekaletname vererek taşınmazı piyasa değerinin üstünde satması ve bedelin kendisine ödenmesi talimatını verdiğini, ancak davalı vekil ...'in vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle taşınmazı kardeşi diğer davalı ...'ye devrettiğini, herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ve zararlandırıldığını, davalı ...’nin de iyiniyetli olmadığını ileri sürerek taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, devir tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesini, iptal - tescil talebinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın satışı nedeniyle doğan zararın tazminini istemiş; 26.09.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50.044,53 TL ecrimisilin ödenmesini istemiştir. Davacı vekili bozmadan sonra sunduğu 24.12.2024 UYAP havale tarihli dilekçe ile, öncelikle bozmaya direnilerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini, aksi halde 517.754,62 TL'nin devir tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazı, üzerindeki ipotekle birlikte bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, resmi senette satış bedelinin tamamen ödendiğinin yazılı olduğunu, temlikten bir gün sonra ipotek borcunu ödeyerek ipoteği kaldırdığını, satışın davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiğini, 4 yıl sonra açılan davanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ... ise davaya cevap vermemiş; aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; kayıt maliki olmayan davalı vekil ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; kayıt maliki olan davalı ... yönünden ise iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali - tescil ile ecrimisile hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... tarafından istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 29.09.2021 tarihli ve 2021/240 Esas, 2021/4881 Karar sayılı kararı ile; davacının, dava dışı eşinin yeğeni olan davalı ...’i, çekişmeli taşınmazın satışı konusunda vekil tayin ettiği, bu doğrultuda verilen vekaletnameye istinaden davalı ...’in de davalı kardeşi ...’ye taşınmazı ipotekle yükümlü olarak sattığı, satıştan sonra 07.02.2014 tarihinde davacı ile yeni malik davalı ... arasında dava konusu taşınmazla ilgili kira sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre de nazara alındığında, davacının taşınmazın satışına ilişkin iradesinin vekil tarafından gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği; ne var ki, taşınmaz bedelinin tamamen ödenip ödenmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf çıktığı, esasen davanın da buradan kaynaklandığı, hal böyle olunca; taşınmaz bedelinin ödendiği iddiasının davalılar tarafından ispatı gerektiği anlaşılmakla Mahkemece, davalılar tarafından davacıya ödenen bedel var ise, taşınmazın ipotekle yükümlü olarak satıldığı da gözetilerek bu bedelin belirlenmesi; eldeki davada davalıların birlikte sorumlulukları söz konusu ise de davalı ... hakkındaki davanın reddine ilişkin kararın istinaf edilmemiş olması karşısında bu hususta oluşan usulü kazanılmış hak da gözetilmek suretiyle ödenmeyen taşınmaz bedelinin davalı ...’den tahsiline karar verilmesi; ecrimisilin, kötüniyetli zilyedin iyiniyetli malike ödemesi gereken bir bedel olduğu, davalı ...’nin ise kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceği nazara alınarak ecrimisil isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçe benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tapu iptali tescil talebinin reddine, taşınmazın keşfen saptanan değeri olan 517.754,62 TL'den resmi satış senedinde yazan 24.800,00 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 492.954,62 TL'nin 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ...'e yönelik davasının husumet nedeniyle reddine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesindeki iddiaları yinelemiş; davalı tarafından sonradan ileri sürülen kira sözleşmesinin delil olarak dikkate alınmaması gerektiğini, tapu iptali - tescil istekleri ile ecrimisil isteklerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan denkleştirici adalet gereğince taşınmazın değerinin hesaplanması, hesaplama yapılırken dava tarihindeki rayiç bedelin dikkate alınması gerektiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 31.12.2013 tarihli vekaletname ile dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda davalı ...’ü vekil tayin ettiği, taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken, anılan vekaletnameye istinaden vekil ... tarafından 24.800,00 TL bedelle ve taşınmaz üzerinde dava dışı banka lehine tesis edilen 16.12.2013 tarihli, 400.000,00 TL bedelli ipotekle yükümlü olarak 08.01.2014 tarihinde satış yoluyla davalı ...’e temlik edildiği, davalıların kardeş oldukları, dava dışı banka tarafından davacıya 16.12.2013 tarihinde 84.000,00 TL bedelli kredi kullandırıldığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin 02.09.2014 tarihinde fekkedildiği, davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmazla ilgili olarak 07.02.2014 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği; 03.04.2018 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 2014 yılı (sulu arazi) değerinin 529.492,13 TL, 2017 yılı (kuru arazi) değerinin 333.866,96 TL olduğu, bozmadan sonra alınan 25.04.2024 tarihli inşaat mühendisi/gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi raporuna göre ise taşınmazın satış tarihindeki değerinin 517.754,62 TL olduğu, bozmadan sonra 24.12.2024 tarihinde davacı vekili tarafından UYAP üzerinden sunulan dilekçe ile, tapu iptali ve tescile karar verilmemesi halinde 517.754,62 TL'nin devir tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Adli yardım isteği Dairemizce kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.649,10 TL harcın davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.