Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/78 K.2025/5742
1. Hukuk Dairesi 2025/78 E. , 2025/5742 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/241 E., 2024/106 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ..., birleştirilen davada davada davacılar ... ve ... vekilleri dava dilekçesinde; davacılar ile davalıların kardeş olduğunu, tarafların babası muris ...'in maliki olduğu 5303, 5304, 53 05... parsel sayılı taşınmazların 13.01.1994 tarihinde önce davacıların teyzesi dava dışı ...'a, bilahare ... tarafından 25.01.1994 tarihinde 53 03... parsel sayılı taşınmazların davalı ...'e, 53 04... parsel sayılı taşınmazların ise davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiğini, murisin satışa ihtiyacı olmadığını, işlemlerin muvazaalı olduğunu, murisin baldızı olan ...'nin taşınmazları satın alabilecek mali gücünün bulunmadığını, temlik tarihleri arasında 12 gün süre bulunduğunu, işlemlerin gerçekte bağış olduğunu ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; muvazaalı işlem yapılmadığını, taşınmazların bedeli karşılığı satın alındığını, murisin maddi açıdan sıkıntıda olduğunu, satış tarihinde düzenli gelirinin bulunmadığını, bu nedenle eşinin kardeşi olan ...'ye bedeli karşılığı taşınmazları sattığını, ...'nin maddi durumunun iyi olduğunu, fabrikada çalıştığını boşandığı eşinin belediye başkanlığı yaptığını, satış tarihinde taşınmazların değerli olmadığını, satışı öğrendikten sonra taşınmazların gerçek bedelinin ...'ye ödenerek geri alındıklarını, davalının maddi-manevi yönden babasının yanında olduğunu, borçlarını ödediğini, sattığı taşınmazları geri aldığını, davanın murisin ölümünden 17 yıl sonra açıldığını, muristen kalan 4 adet taşınmazın satış bedeli ve 23.000,00 TL parasının kardeşler arasında paylaşıldığını, davacılar ... ve ...'in paylarının bedel ödenerek satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2017/46 Esas, 2020/211 Karar sayılı kararıyla; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararı ile, ödeme savunmasının ispatlanamadığı, muris ve ara malikin mali durumunun tespit edildiği, davalıların bildirdiği 6 tanıktan 5'inin dinlendiği, davalı tanık ...' e gönderilen tebligatın bila tebliğ dönmesi nedeniyle anılan tanığın dinlenemediği, asıl ve birleştirilen davalar yönünden yapılması gerektiği üzere ayrı ayrı hüküm kurulduğu, temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı tanıkları ..., ... ve ...’in HMK.'nın 240 vd. maddelerinde gösterilen şekilde dinlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; alıcı ile satıcının akraba olması hususunun davacı tarafın tek dayanağı olduğunu, davalıların taşınmazı kısa süre içerisinde almasının işlemin danışıklı olmadığını gösterdiğini, taşınmazların satış tarihinde değersiz olduğunu, ...'un taşınmazları alabilecek maddi gücü bulunduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığını, murisin maddi sıkıntıda olması nedeniyle taşınmazlarını sattığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1930 doğumlu mirasbırakan ...’in 12.05.2000 tarihinde ölümü ile geriye asıl davada davacı oğlu ..., birleştirilen davada davacı kızları ... ve ... ile asıl ve birleştirilen davada davalı oğulları ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 5303 parsel sayılı 288, 50... miktarlı arsa, 5304 parsel sayılı 448, 50... miktarlı arsa, 5305 parsel sayılı 419, 50... miktarlı arsa ve 5306 parsel sayılı 4 35... miktarlı arsa nitelikli taşınmazların tamamı muris ... adına kayıtlı iken 13.01.1994 tarihli satış akdi ile toplam 48.000.000 ETL bedelle dava dışı baldızı ...’ye devredildiği, onun da 25.01.1994 tarihli akitle 53 04... parsel sayılı taşınmazları 26.100.000 ETL bedelle davalı ...’a, 53 03... parsel sayılı taşınmazları 21.700.000 ETL bedelle davalı ...’e temlik ettiği, 53 03... parsel sayılı taşınmazların tevhidi ile 5869 parsel sayılı 6 87... miktarlı arsa nitelikli taşınmazın oluştuğu ve 25.02.2001 tarihinde kat irtifakına geçilerek 1 ve 3 no.lu mesken nitelikli bağımsız bölümlerin davalı ..., 2 ve 4 no.lu mesken nitelikli bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 30.786,28 TL
bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınmasına,
Dosyanın Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.