Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5927 K.2025/5789
1. Hukuk Dairesi 2025/5927 E. , 2025/5789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/773 E., 2025/1477 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/395 E., 2023/452 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar tereke temsilcisi vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ve tereke temsilcisi vekili; Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/142 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile Ağrı ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi .... adına kayıtlandığını, ancak daha sonra davalı ... Bakanlığının kötü niyetli olarak taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek açtığı davada Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/4 Esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verilip kararın kesinleştiğini, taşınmazın davalı adına haksız şekilde tescil edildiğini, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Maliye Hazinesi ve ...; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kesin hüküm bulunduğunu, taşınmazın .... Piyade Tabur Komutanlığına ait Genaral .... Kışlası içinde kaldığını, askeri yasak bölge kapsamında olduğunu, imar uygulaması sonucu 1479978, 89... yüz ölçümlü 4 ada 66 parsele gittiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/395 Esas, 2023/452 Karar sayılı kararıyla; Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/4 Esas, 1987/476 Karar sayılı kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2024/1434 Esas, 2024/1819 Karar sayılı kararı ile; muris ... terekesine ...’ın tereke temsilcisi atandığı, tereke temsilcisinin atanmasıyla tereke ortaklarının terekeyi temsil ve davayı takip yetkilerinin ortadan kalktığı, böylelikle mirasçıların istinaf yoluna başvuru hakkının da tereke temsilcisine geçtiği, davacı mirasçılar ... ve ...’in kararı istinaf yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı mirasçılar ... ve ... vekillerinin istinaf dilekçelerinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 03.03.2025 tarihli ve 2024/5730 Esas, 2025/1042 Karar sayılı kararı ile; avukatlar ... ve ...’ın aynı zamanda bir kısım mirasçıların ve tereke temsilcisi ...’ın da vekili olduğu gözetildiğinde, anılan avukatlar tarafından yapılan istinaf başvurularının aynı zamanda tereke temsilcisi adına da yapıldığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince tereke temsilcisinin istinaf itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birbirinden habersiz şekilde verilmiş iki karar bulunmamakta aksine 1977 Esas sayılı davada incelenen hususların, kadastro öncesi yargılama yapan 1967 Esas sayılı davadaki hususları da içerdiği, eldeki dava ile Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/4 Esas, 1987/476 Karar sayılı davasının tarafları ve konusu aynı olduğundan İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi vd. vekili temyiz dilekçesi ile; muris adına kesinleşmiş tapu iptali ve tescil hükmü var iken taşınmazın davalı ... adına tesciline ilişkin olarak verilen Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi 1977/4 E., 1987/476 K. sayılı kararının hukuki geçerlilikten yoksun olduğunu, davalı adına 02.03.1989 tarihinde yapılan tescil yolsuz olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. " dava şartı olarak belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 303. maddesi;
" (1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
(2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.
(3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.
(4) Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanunu'nun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir.
Dava konusu Ağrı ili, Merkez ilçesi, Gazi Mahallesi 4 ada 6 (imar sonucu 4 ada 66) parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak eldeki davanın tarafları arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1987 tarihli ve 1977/4 Esas, 1987/476 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın derecattan geçerek 27.02.1989 tarihinde kesinleştiği, hükmün infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Tereke temsilcisi vd. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Onama harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.