Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5757 K.2025/5769
1. Hukuk Dairesi 2025/5757 E. , 2025/5769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1038 E., 2025/562 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pınarbaşı(Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/45 E., 2023/424 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Kayseri ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 26... parsel sayılı 5.675, 96... miktarlı taşınmazın kadimden beri murisleri ve onların vefatı ile de kendileri tarafından eklemeli zilyet olarak bugüne kadar kullanılageldiğini, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu kamu orta malı olarak tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, kamu orta malı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının 08.12.2000 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 11.04.2023 tarihinde açıldığı, kadastro tutanağının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının Anayasa ile güvence altına alınan temel haklardan olduğunu, bu nedenle herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığını, her zaman talep edilebileceğini, tespit harici bırakılan yerler yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını, dava konusu taşınmazın kadimden beri davacıların murisleri ve davacılara ait olduğunu, dava konusu yerin hiçbir zaman sıvat yeri (köy hayvanlarının su içtiği yer) olarak kullanılmadığını, kadastro tutanağının hatalı düzenlendiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde 1950 yılından beri davacıların babası tarafından yapılan ev ve ahır bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sırasında Kayseri ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 1 26... parsel nolu taşınmazın Senetsizden "Sıvat Yeri" vasfıyla Orta Malı olarak tespit edildiği, 08.12.2000 tarihinde tespitin kesinleştirilerek taşınmazın özel siciline kaydedildiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.04.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.