Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5057 K.2025/5709
1. Hukuk Dairesi 2025/5057 E. , 2025/5709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1195 E., 2025/648 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarız Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 E., 2024/31 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının kardeş olduklarını, Kayseri ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 19... , 50, 1 74... ve 1 77... parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi ... geldiğini, murisin terekesinin taksime ya da paylaşıma konu olmadığı halde kadastro çalışmalarında sadece davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarafların murisi ... ’den geldiğini, terekesinin taksim edildiğini, taşınmazların taksim sonucu davalıya kaldığını, tarafların annesi ....’e davalının 6 yıl baktığını, bu bakım karşılığında taşınmazların davalıya bırakıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının 31.05.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın açıldığı 06.10.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacını talebinin kadastro öncesi nedene dayandığı ve murisin kadastrodan önce 1999 yılında vefat ettiği, Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların paylı mülkiyete tabi olduğunu, davalının kadastro çalışmaları esnasında tutanak bilirkişisi olarak çalıştığını, davacının uzun yıllardır yurt dışında ikamet ettiğini, tarafların annesi ...'in 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında 82 yaşında olduğunu, kadastro çalışmalarını ve içeriğini takip edebilecek durumda olmadığını, muris Kumru'nun anılan taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesinden sonra vefat ettiğini, vefatı ile kadastro tutanaklarına itiraz hakkının davacıya geçtiğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Kayseri ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 74... , 1 77... ve 1 19... parsel sayılı sırasıyla 289,75, 272,85, 3.505, 04... yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanaklar 31.05.2007 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra 1 19... parsel sayılı taşınmazın 2015 yılında kamulaştırma işlemleri nedeniyle 1 19... ve 50 parsel sayılı taşınmazlar olarak ifraz gördüğü anlaşılmıştır.
Kadastro tutanaklarının kesinleştiği 31.05.2007 tarihi ile dava tarihi olan 06.10.2022 tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.