Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5128 K.2025/5708
1. Hukuk Dairesi 2024/5128 E. , 2025/5708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/445 E., 2024/198 K.
Mahkemece verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Rize ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro tespit çalışmaları sırasında dere yatağı olarak tespit harici bırakılan, sınırlarını dava dilekçesinde belirtmiş oldukları bölümü davacıların imar-ihya ettiğini, 20 yılı aşkın bir zamandır zilyet olduklarını ileri sürüp irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında; zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine oluşmadığını belirterek davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI ve BOZMA
Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 31.05.2016 tarihli ve 2013/331 Esas, 2016/201 Karar sayılı davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2016/14062 Esas, 2019/4803 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece çekişmeli taşınmazın sınırları içinde bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğini veya İlçe Belediye Başkanlığını ve Karayolları Genel Müdürlüğünü davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, taraf teşkilinin sağlanması" gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/231 Esas, 2020/19 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın imar-ihya edilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/5661 Esas, 2021/7333 Karar sayılı kararı ile; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz, imar planı kapsamına alınma tarihinin karayolunun hangi tarihte yapıldığının, DSİ Genel Müdürlüğünden dere üzerinde ıslah çalışması yapılıp-yapılmadığının sorulması, imar planının kesinleştiği tarihten 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazın dere yatağı olup-olmadığı, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, bölgede sel taşkını olup-olmadığı, taşınmazın taşkından etkilenip etkilenmediği, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınması" gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazı, davacılar murisi ... 'nin ... lakaplı kişiden satın aldığı, arazinin ilk zamanlar mısır ekili olduğu, ... 'un burayı 1974 yılında eski Kalkandere yolu yapılmadan önce çaylık haline getirdiği, o zamandan bu yana kendisi ve eklemeli zilyetlik yolu ile çocukları tarafından kullanılageldiği, 1970'li yıllarda güneydeki Rize-Kalkandere yolunun yapılmasıyla taşınmazın derenin taşkın sahasından kurtulduğu, yol ile dere arasında kot farkı oluştuğu, yine 1970'li yıllarda yapılan ... Çay Fabrikasının sahasından çıkan hafriyatı bu civardaki arazi sahiplerinin kendi arazilerine döktürdükleri, muris ... 'nin de aynı şekilde hareket ettiği, Rize-Kalkandere yolunun yapılmasıyla dere taşkınları önlenmiş olduğundan bu tarihten itibaren arazilerin kesintisiz bir şekilde tarımsal amaçla kullanılabildiği, çaylığın davanın açıldığı 2013 yılından geriye doğru en az 30-40 yıllık olduğu, taşınmazın 1973-1982 yıllarından günümüze kadar kültür arazisi olarak kullanılmaya devam ettiği, taşınmazın bulunduğu bölgenin belediyenin imar planı kapsamına alındığı 1995 yılına kadar çekişmeli taşınmazda davacılar lehine TMK’nın 713. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.887, 61... 'lik kısmın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığını, taşınmazın imar planı kapsamında kaldığını, dere yatağı vasfında olduğunu bu sebeple zilyetlikle kazanılamayacağını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... .maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, 1953 yılında Rize ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı olarak tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.