Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2272 K.2025/5729

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2272 📋 K. 2025/5729 📅 04.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2272 E.  ,  2025/5729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1099 E., 2024/57 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazarcık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/306 E., 2022/335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde ... adına tescil edilen 1 19... parsel sayılı taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, babasından beri 50 yıldan fazla zamandır kullandıklarını, 1970 yılında murisine ait tek katlı ev bulunmaktayken bu evin ömrünü tamamlaması üzerine ev söküldükten sonra 1999 yılında aynı yere büyükbaş hayvan beslemek amacıyla ahır inşa ettiğini, hayvancılık faaliyeti ve ahır olarak kullanması nedeniyle fiili zilyetlik durumu yok sayılarak yolsuz olarak davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; taşımazın Devletin hüküm ve tasarrufu atında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu yerdeki zilyetliğini usulünce ispat ettiği, eklemeli zilyetliğinin imar-ihya tarihinden başlayarak ortalama 31 yıl olduğu, taşınmaz Hazine adına tescil edilmeden önce zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlik ile iktisap şartlarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesi ile; taşınmazda ihyanın söz konusu olmadığını, sadece ev ve bir başka yapı olduğunu, il ve ilçe belediyelerinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan ancak sonrasında yenileme çalışmalarında Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Kahramanmaraş ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde 1961 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici olarak bırakılan taşınmazın Kadastro Kanunu 22/a uygulamaları sırasında 02.09.2020 tarihli tutanakla 1 19... parsel sayılı 155, 51... miktarlı arsa nitelikli olarak Kadastro Kanunu'nun 18. maddesine göre Hazine tespit edildiği, tutanakta taşınmazın 2001 yılından beri ahır ve arsası olarak kullandığının beyanlar hanesine şerh verildiğinin belirtildiği, uygulama kadastro çalışmasının askı ilan süresinde dava açılmadığından 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 03.08.2021 tarihinde açıldığı, Kadastro Müdürlüğünün 07.09.2021 tarihli yazısında taşınmazın neden tespit harici bırakıldığı bilinmemekle sadece krokisinin gönderildiği, dosya arasına UYAP üzerinden alınan tapu kaydında taşınmazın Hazine adına 30.06.2021 tarihli tesis kadastrosu ile kayıtlı olduğu görülmekle birlikte Tapu Müdürlüğünün 22.10.2021 tarihli yazısında 1 19... ve komşu 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin aktif ve pasif kayda rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescili isteğinde bulunmuş olup mahallinde yapılan keşiflerde beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın ahır yapılmadan önce buğday ve pamuk ekilmek suretiyle kullanıldığını, onun öncesinde sazlık olduğunu duyduklarını, ahırın davacı ve babası tarafından yapılarak kullanıldığı, davacının babasının ölümünden sonra sadece davacının kullandığını, paylaşım olup olmadığını bilmediklerini beyan ettikleri, davacının eklemeli zilyetliği Mahkemece de kabul edildiği halde davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin hangi sebebe dayalı olduğu, taşınmazın babasından davacıya ne şekilde kaldığı, aralarında herhangi bir akdi ilişkinin bulunup bulunmadığı, babasının mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın davacıya nasıl geçtiği ve zilyetliğini ne sebeple sürdürdüğü açıklanmamış ve davacının aktif dava ehliyeti olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre ise davacının babasının 14.04.2014 tarihinde öldüğü ve dava dışı mirasçıları da bulunduğu görülmektedir.
Öte yandan; taşınmazın Hazine adına tespit tarihi olan 2020 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresi yönünden inceleme yapılması gerekirken 1955, 19 85... tarihli hava fotoğraflarına göre değerlendirme yapılmış, davacı ve babası adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup-bulunmadığı hususu incelenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkeme öncelikle davacıdan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin muris babasından kendisine ne şekilde intikal ettiği hususunda açıklama istenmeli, taksim, bağış, satın alma vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu hususu kanıtlaması için kendisine süre ve imkan verilmeli, bu şekilde davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu sonucuna varılması halinde Tapu Müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının dosya arasına alınması, sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip-edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, davacının açıklayacağı dava sebebi de dikkate alınarak taşınmaz bölümünün paylaşım, satın alma, bağış ya da başka yolla davacıya geçip geçmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye gerek dosya arasında mevcut ve gerekse dosya arasına alınacak hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri üzerinde inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazilerin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp- kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanıma ara verilip - verilmediğini, taşınmazlarda kullanım sınırlarının oluşup - oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli rapor düzenlettirilmeli; davacı ve babası adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup-bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip-kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp-aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluşup-oluşmadığına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.