Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4299 K.2025/5614

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4299 📋 K. 2025/5614 📅 03.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4299 E.  ,  2025/5614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/932 E., 2025/505 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/106 E., 2024/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; Niğde ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 60... ve 16 parsel, 1 24... parsel, 1 79... , 27... parsel, 1 68... , 3 ve 4 parsel, 1 50... , 124, 141, 147, 1 48... parsel, 1 72... parsel, 1 75... , 10, 11... parsel, 1 61... parsel ve 1 63... parsel sayılı taşınmazların kök muris ... 'dan geldiğini, kök muris ... vefat ettikten sonra mirasçılar arasında herhangi bir rızai, fiili yazılı ve sözlü mal paylaşımı yapılmadığını, kadastro tespit çalışmaları sırasında köyde olmadıklarından murisin gayrimenkullerinin mirasçılardan ve davalılardan ...'ın beyanı ile sanki mal paylaşımı yapılmış gibi kök murise ait taşınmazların bir kısmını başkasının adına tespit gördüğünü, daha sonra davalı ...'ın kendi adına satışını aldığını, hileli işlem yapıldığını, tapuda yapılan işlemlerin muvazaalı olup davacı mirasçıları aldatma, miras haklarından yoksun bırakma ve mirastan mal kaçırma amacı taşıyan birer hileli satış işlemi olduğunu, taşınmazların kök muris ... 'a ait olduğunu, hileli, muvazaalı kadastro tespiti yaptırıp daha sonra ...'ın kendi adına herhangi bir bedel ödemeden muvazaalı olarak satış gösterdiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki hisse oranında tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap ve beyan dilekçelerinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleşmesi olan 20.11.2005 tarihinden itibaren 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde 20.11.2015 tarihine kadar açılmasının zorunlu olduğu, davanın ise 17.02.2021 tarihinde yani kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar ve davalı ... vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacıların kök muristen gelen miras hakkına dayalı taleplerinin kadastro öncesi neden teşkil ettiği, dolayısıyla Mahkemenin Niğde ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 60... ve 16 parsel, 1 24... parsel, 1 79... , 27... parsel, 1 68... ,3 ve 4 parsel, 1 50... , 124, 141, 147, 1 48... parsel, 1 72... parsel, 1 75... ,10, 11... parsel, 1 61... parsel ve 1 63... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle verdiği kararda isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekilinin vekalet ücreti ile ilgili istinafı incelendiğinde de her ne kadar Mahkemece AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de 10.562,57 TL olarak hesaplanan nispi vekalet ücreti, Mahkemece hükmedilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinden az olduğundan, davacının da vekalet ücretine yönelik açık bir istinafı bulunmadığından, istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma nedeni yapılmadığı belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan kadastro tespitinin yolsuz tescil kapsamında olduğunu, dava dilekçesinde, yolsuz tescil kelimesi yazılmamış ise de hileli tapu tespit işlemleri olduğu belirtildiğinden, mahkemenin hukuki nitelendirmeyi kendisi yaparak davayı yolsuz tescile dayalı tapu iptal davası olarak görmesi gerektiğini, dosyadaki görevli bilirkişiler ve dinlenen tanıkların beyanlarından kadastro tespitinin hileli bir şekilde yapıldığını, yolsuz tescil şeklinde olduğunu beyan ettiklerini, bu hususta eksik inceleme yapıldığını, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden dolayı davanın reddine dair kararın ortadan kaldırılarak yolsuz tescil hususunda yeniden incelenme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 22 parça taşınmazın kadastro tespitlerinin 20.12.2005 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, eldeki davanın 17.12.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.