Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/360 K.2025/5618
1. Hukuk Dairesi 2025/360 E. , 2025/5618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1985 E., 2024/1465 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/333 E., 2022/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 317 48... Parselde bulunan taşınmazını vekaleten ... tarafından davalıya satış suretiyle devrettiğini, yapılan devir karşılığında herhangi bir bedel alınmadığını, devir işleminin ... Bankasının 15.09.2020 tarihli 550.000 TL tutarlı çeke istinaden yapıldığını, söz konusu çekin karşılıksız çıktığını, davalının hileli davranışlarla davacıyı zarara uğrattığı belirtilerek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde çek bedeli olan 550.000 TL'nin davacıya ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı tarafça dava konusu taşınmazın davalı Şirkete satış suretiyle tapudan devredildiği ancak davalı tarafından her ne kadar tapuda bedeli ödendiği söylenmiş ise de bedelin çek olarak ödenmek istenildiği ne var ki çekin karşılıksız çıktığı, bunun ceza davasına da konu olduğu, davalı Şirket yetkilisinin cezalandırıldığı, hileye dayalı olarak yapılan tapudaki işlemin davacı iradesinin fesada uğratılması sonucu gerçekleştiği, davalı tarafından edim yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin kesin olarak belirlendiği, geçersiz hukuki işleme dayalı olarak yapılan tescil işleminin yolsuz olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; satış bedeline mahsuben verilen senetlerin sahte olduğunun ceza mahkemesi kararlarıyla da sabit olduğu benimsenerek vekil aracılığıyla gerçekleştirilen temlik işleminde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, talimata aykırı hareket edildiği, hesap verme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, gerçek değerinin altında bedelle devredildiği, satış bedelinin de davacıya ödenmediği, bedele mahsuben verilen çeklerin sahteliğinin kesinleşen Mahkeme ilamıyla sabit olduğu, zararlandırma olgusunun da gerçekleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde çekişmeye konu taşınmazın iptal ve tescili, olmadığı takdirde bedel isteminde bulunulduğu, taşınmazın takyidatlarından ayrı tesciline ilişkin bir talebin dava dilekçesinde yer almadığı, her ne kadar taşınmazın sicil kaydındaki takyidatlardan ari olarak iptal ve tescile karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de bu talep bakımından davacının yöntemine uygun olarak harçlandırılmış davasının bulunmadığı, bu talebin ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün olduğu belirtilerek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğini yineleyerek Mahkeme kararının hatalı olduğunu, davalı ile arasında yapılan sözleşme kapsamında edim yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasına rağmen davalının satış bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının karşılıksız ve sahte çekler vermek suretiyle kandırdığını, bu mağduriyetinin giderilmediğini, Mahkemenin kabule dair verdiği karara bir itirazı olmamakla birlikte, hüküm kısmının 2 numaralı bendinde tapudaki takyidatların korunmasına ilişkin kısmın hatalı olduğunu, tapunun davalıya devredildiği tarihteki hali ile adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davadan, BAM kararının vasi olarak tarafımıza tebliği ile haberdar olduklarını, davanın açılış ve karar tarihinde müvekkilinin cezaevinde olduğunu, tebligatlar TK. M. 35'e göre yapıldığından davadan haberlerinin bulunmadığını, Mahkemece yeterince araştırma yapılmadan hayali muhataplarla, gerçek muhatapları hazır etmeden karar verildiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/119224 sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olan ... ve arkadaşları hakkında soruşturma dosyasının hala derdest olduğunu, Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile nedenine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 317 48... parseldeki 13 nolu bağımsız bölümde kayden malik bulunan davacının .... Noterliğinde düzenlenen 08.05.2020 tarih, ... yevmiyeli vekaletname ile vekil kıldığı ... tarafından taşınmazın 14.05.2020 tarihinde satış suretiyle davalı .... San. Tic. AŞ'ye temlik edildiği, taraflar arasındaki satış akdinde davalı Şirketin, yetkilisi ... tarafından temsil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan; 27.237,95 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.