Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5572 K.2025/5621

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5572 📋 K. 2025/5621 📅 03.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5572 E.  ,  2025/5621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/757 E., 2025/785 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/172 E., 2023/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesi ile; Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açmış olduğu 2013/80 Esas ve 2014/124 Karar sayılı kesinleşmiş olan dosyada 1 34... ve 1 45... ve 78 parsellerin tarafına tescil edildiğini, ancak 1 45... , 82... parseller hakkında ise karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, bu parsellere ek olarak 1 45... parseli de bu davaya konu ettiğini, murisinden düştüğünü ve miras payı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Kezziban Poyraz mirasçısı olarak adlarına miras hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı davalılar adına kayıtlı olan 1 45... , 82, 91... parsel sayılı taşınmazların ortak muris olan annesinden geldiğini ve paylaşılmadığını, ancak müstakilen davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış olup çekişmeli taşınmazların 28.12.2007 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmalarında miras yoluyla gelen hak, paylaşma, bağış ve zilyetliğe dayalı olarak ayrı ayrı davalılar adına tespit ve tescil edildiği, davacının taşınmazın ortak muristen geldiği, paylaşılmadığı ve kendisinin de hakkı bulunduğuna yönelik iddialarının tespit öncesi nedene dayalı olduğu, çekişmeli taşınmazların incelenen tapu kayıtları ve tespit tutanaklarına göre kadastro tespitinin 28.12.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın açıldığı 30.09.2022 günü itibariyle de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle, davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihi olan 2007 yılından itibaren işlemeye başlayan 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan önce 2013 yılında Akseki Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu taşınmazlar için açtığı 2013/80 Esas ve 2014/124 Karar sayılı davanın söz konusu olduğunu, buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin bu hususu göz önünde bulundurmaksızın eksik ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verdiğini, aleyhine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu gibi hatalı hesaplamanın söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 45... , 82, 91... parsel sayılı taşınmazlar senetsizden davalılar adına tespit ve 28.12.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 28.12.2007 tarihi eldeki davanın açıldığı 30.09.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.