Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3361 K.2025/5513

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3361 📋 K. 2025/5513 📅 01.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3361 E.  ,  2025/5513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/149 E., 2025/686 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/211 E., 2021/518 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 2 27... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 15.0 00... 'lik kısmının kadastro tespitinden önce babası adına tapuda kayıtlı olduğunu, anılan kısmın kadastro tespitinde sehven mera olarak sınırlandırıldığını, babasının taşınmazı başkasından satın aldığını ve eklemeli olarak 80 yıllık zilyetliğinin olduğunu, babasının ölümüyle mirasçılar arasında yapılan taksimle taşınmazın kendisine kaldığını ileri sürerek ekli krokide gösterdiği yaklaşık 15.0 00... 'lik kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; davacının mülkiyet hakkını kazanmasını sağlayacak hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talep ettiği alanda kadastro öncesine dayalı uzun süreli kullanımın ve bu yere ilişkin kaydının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 2 27... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, 2 27... parsel sayılı taşınmazın mera olarak 20.05.2004 tarihinde yapılan kadastro tespitinin 25.01.2005 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 hükmü uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvuruların kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 2009/31 Esas ve 2011/77 Karar sayılı kararı ile on yıllık hak düşürücü sürenin Devlet ve diğer Kamu tüzel kişiliklerine ait taşınmazlar bakımından uygulanmayacağı sonucuna ulaşıldığını, dava konusu taşınmazın da mera olduğunu, özel hukuk kişilerinin hak taleplerinin on yıllık hak düşürücü süre yönüyle bir karşılık bulamaz iken, Devletin ya da diğer Kamu tüzel kişilerinin taleplerinin karşılık bulduğunu, Anayasa'nın pek çok temel ilkesi yanında eşitlik ilkesi ile mülkiyetin korunması ilkelerine aykırı olduğunu, taşınmazın mera vasfında olmadığını, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; kadastro çalışmalarında Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 2 27... parsel sayılı taşınmazın 20.05.2004 tarihli tespit tutanağı ile mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırıldığı, tespitin 25.01.2005 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 02.09.2020 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.