Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5136 K.2025/5518
1. Hukuk Dairesi 2025/5136 E. , 2025/5518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/63 E., 2025/254 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/694 E., 2023/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 38... (eski 582) ve 1 38... (eski 577) parsel sayılı taşınmazların murisleri ... tarafından satın alındığını, taşınmazı alırken davalıların dedelerinden borç aldığı için borca karşılık olarak taşınmazların davalıların murisi olan .... adına tescil edildiğini, borcunu ödemesine rağmen taşınmazının murislerine verilmediğini, sonrasında harici satış sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların kendilerine devredildiğini, 70 yılı aşkın süredir taşınmazların murisleri ... ve mirasçıları tarafından kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; 557 parsel sayılı taşınmazın .... adına tespit gördüğü, davacıların murisleri ...'nın tespite itiraz ettiği, Akçaabat Kadastro Mahkemesinin 1956/555 Esas ve 1957/181 Karar sayılı ilamı ile 557 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 09.01.1958 tarihinde kesinleştiği, 582 parsel sayılı taşınmazın da ....'na ait olduğuna dair tesis kadastrosunun kesinleştiği, davacıların mülkiyet iddialarının tesis kadastrosundan önceki döneme dayandığı, Kadastro Kanunu’nun 12/3 hükmü uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1 38... parsel (eski 577) sayılı taşınmazın tapu kaydı gereği 12.10.1955 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespite davacılar murisi ... tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine Akçaabat Gezici Kadastro Mahkemesinin 1955/553 Esas ve 1957/181 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, ret kararının 09.01.1958 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine taşınmazın tespit maliki ... adına hükmen tescil edildiği, 1 38... parsel (eski 582) sayılı taşınmazın tapu kaydına dayanılarak ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 28.09.1955-27.10.1955 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içinde dava açılmaması üzerine taşınmazın tapuya tescil edildiği, dava konusu taşınmazların 2003 yılında yenileme işlemine tabi tutulduğu, taşınmazların halen tespit maliki mirasçıları olan davalılar adına kayıtlı olduğu, eldeki davanın 05.09.2022 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava gerekçelerinin kadastro öncesi döneme dayanmadığını, günümüzde dahi devam ettiğini, davalıların müvekkillerinin murisinin parasını ödeyerek aldığı taşınmazın tapusunu devretmediklerini, müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını, yapılan işlemlerin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca da müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; kadastro çalışmalarında Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 38... (eski 582) parsel sayılı taşınmazın 21.11.1954 tarihinde ... adına tespit edildiği ve tespitin 01.11.1955 tarihinde kesinleştiği, aynı yer 1 38... (eski 577) parsel sayılı taşınmazın 21.11.1953 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespite itiraz edilmesi üzerine Akçaabat Gezici Kadastro Hakimliğinin 18.10.1957 tarihli ve 1956 Esas, 1957/181 Karar sayılı kararı ile itirazın reddi ile tespit gibi tescile karar verildiği ve 22.01.1958 tarihinde kararın tapuda infaz edildiği, eldeki davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 05.09.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle taşınmazın aynını talep etme olanağı kalmadığından artık bedel talep edilmesine de olanak bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.