Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5297 K.2025/5527
1. Hukuk Dairesi 2025/5297 E. , 2025/5527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1033 E., 2025/993 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/99 E., 2022/366 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucu Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini, kadastrodan önce 15.10.1973 tarihinde davalının bu taşınmazı davacıların murisi ...'e satış suretiyle devrettiğini, o vakitten itibaren davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tescilini, mümkün değilse tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babasının ölümünden sonra taksimen kendisine kaldığını, okur-yazarlığı olmadığı için 15.10.1973 tarihli köy senedine zorla parmak bastırıldığını, yıllardır taşınmazı kullanmasının engellendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm davacı tanıkları dava konusu taşınmazın köy senedi ile satın alındığı tarihten bu yana sağlığında muris ...'in, onun vefatından sonra ise başta ... olmak üzere tüm çocuklarının fındıkları toplamak suretiyle kullandıklarını beyan ettikleri, tanık beyanlarından taşınmazda zilyetliğin davasız ve aralıksız olarak sürdürüldüğü, muris ... ve eklemeli zilyet yolu ile çocuklarının zilyetlik süresi düşünüldüğünde 20 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Mahallesi çalışma alanında 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 18.849,01 m² yüz ölçümlü, eski 2 24... ada 9 parsel sayılı taşınmazın ceddinden intikalen 20 yılı aşkındır nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu gerekçesiyle “fındık bahçesi” vasfıyla senetsizden hisseli şekilde davalı (müşterekleri) adına tespit edildiği ve kadastro tespitinin komisyon kararı sonucunda 23.10.1989 tarihinde kesinleşerek taşınmazın davalı ... (ve müşterekleri) adına tapuya tescil edildiği, davanın 2021 yılında (hak düşürücü süre dolduktan sonra) açıldığı; davacıların satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili isteminin temelinde yatan hakkın yine kadastro öncesinde varlığını ileri sürdükleri mülkiyet hakkından kaynaklandığı ancak köy senedi ile satın almaya istinaden varlığına dayandıkları mülkiyet haklarının Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi ile ortadan kalktığı, hak düşürücü sürenin hukuki niteliği uyarınca hakkın özü (mülkiyet hakkı) ortadan kalktığından, oluşan durumun davacılara mülkiyetten kaynaklı yeni bir kişisel (şahsi) hak bahşetmeyeceği gibi sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için bir tarafın haklı bir sebep olmaksızın diğer tarafın malvarlığından ya da emeğinden zenginleşmesi gerektiği; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeni ile davacıların kadastro öncesi nedene ilişkin eldeki davadaki talepleri (tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde satış bedeli tahsili/tazminat istemleri) bakımından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapusuz taşınmazın mülkiyetinin zilyetlikle geçtiğini, taşınmaz için bedel ödendiğini, bunun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri verilmesi gerektiğini, köy senedinde cayma halinde bedelin beş katı ödeneceğinin yazdığını, taşınmazın satın alındığı vakitten bu yana davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu Düzce ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 10... parsel sayılı (eski 224 parsel) 19.000 metrekare yüz ölçümündeki fındık bahçesi nitelikli taşınmaz ... oğlu ...'in zilyetliğinde olduğu, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği belirtilerek mirasçıları adına 15.07.1974 tarihinde tespit edilmiş, itiraz üzerine Komisyon kararı ile 3/32 payla davalı ... (...) ve müşterekleri adına 23.10.1989 tarihinde tescil edilmiştir. Davacılar dava konusu taşınmazı murisleri ...'in 15.10.1973 tarihli köy senedi ile satın aldığı ve o tarihten bu yana da zilyetliklerinde olduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemiyle dava açmıştır. Dava konusu taşınmaza tespitin 23.10.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 05.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 229,57 TL fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.