Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5112 K.2025/5524

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5112 📋 K. 2025/5524 📅 01.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5112 E.  ,  2025/5524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/46 E., 2025/685 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Sinop 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/79 E., 2024/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Sinop Tapulama Mahkemesinin 1964/285 Esas, 1964/317 Karar sayılı kararıyla ... köyü 127 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının ..., 3/16'şar paylarının ..., ..., ... ve ... adına tesciline karar verildiğini, bu karardan anlaşılacağı üzere ... mirasçılarından ...'nin 3/16 payını ...'e satış suretiyle devrettiğini, bu devre istinaden davacıların dava konusu 1 23... , 12... parsel saylı taşınmazlarda 3/16 pay sahibi olması gerekirken yalnızca 1 23... , 11... parsel sayılı taşınmazlarda pay sahibi olduğunu ileri sürerek dava konusu 1 23... , 12... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda davalı ... dışında da malikler bulunduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacıların dava konusu taşınmazlarda herhangi bir hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça her ne kadar dava konusu 1 23... parsel, 1 23... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuşsa da dava konusu 1 23... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazların Sinop Tapulama Mahkemesinin 1964/287 Esas, 1964/319 Karar ve 1964/2 84... /316 Karar sayılı kararları ile ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, 1 23... parsel sayılı taşınmazın ise öncesinde orman vasfı ile tapuda kayıtlı iken 2012 yılında orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tesciline karar verildiği, malik konusunda herhangi bir çekişmenin bulunmadığı ve tapuya kayıtlı bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinilmesinin olanaklı olmadığı gerekçesiyle davacı tarafça ispatlanamayan tapu iptali ve tescil ile alacak taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların, muris ... mirasçısı ...'nin 3/16 olan miras payının murisleri ... tarafından satın alındığını ve taşınmazların kendi zilyetliklerinde olduğunu öne sürerek dava açmış olmasına göre öncelikle davacılar murisi ...'ün ... mirasçısı olmayıp mirasçı ...'nin terekeye göre 3. kişi durumunda olan davacılar murisine yaptığı öne sürülen pay devrinin geçerlilik arz etmeyeceği gibi, çekişmeli 1 23... ve 12 parsellerin hükmen tescil ile 18.01.1965 tarihinde tespitlerinin yapıldığından dava tarihi nazara alındığında Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre anılan parseller yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; yine çekişmeli 1 23... parselin 2-B kadastrosunda Hazine lehine 2-B kapsamında orman dışına çıkarıldığı, kullanım kadastrosu sırasında davalılar lehine kullanıcı şerhi verilerek Hazine adına tespit gördüğü, tespitin kesinleşmesinden sonra davalı tarafından yasal süresi içinde idareye müracaat edilerek 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazların satın alındığı, taşınmaz maliki Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca tapu yoluyla davalıya satıldığına, taşınmazın davalı adına tesciline esas olan hukuki işlemin Hazinenin satışına dayanan idari bir işlem olmasına, Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı ve tazminat istemi yönünden de davanın reddi gerekmesine göre davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, bu davalarda hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi bulunmadığını, davacıların kök murisi ... oğlu ...'ün ... mirasçısı ...'nin 3/16 paylarını satın aldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların, 127 parsel sayılı taşınmazda murisleri ... oğlu ...'ün 3/16 payları olması gerektiğinden bahisle 1 23... , 12... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali isteği ile davalı ...'e dava açtığı; 1914 doğumlu muris ... oğlu ...'ün 05.11.1988 tarihinde ölümüyle geride çocukları davacılar ..., ..., bir kısım davacıların babası ... ve dava dışı çocukları ..., ... ve ...'nin kaldığı; 127 parsel sayılı taşınmazın gittisinin 1 23... parsel sayılı taşınmaz olduğu; davacıların sonuç taleplerini teşkil eden 1 23... parsel sayılı taşınmazın geldisinin 129 parsel olduğu, bu taşınmazın 18.01.1965 tarihinde hükmen ... oğlu ... adına tescil edildiği, aynı şekilde 1 23... parsel sayılı taşınmazın geldisinin 126 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın da 18.01.1965 tarihinde hükmen ... oğlu ... adına tescil edildiği; 1 23... parsel sayılı taşınmazın geldisinin 960 parsel olduğu orman kadastrosu çalışmaları sonucunda 09.07.2012 tarihinde Hazine adına tescil edildiği görülmektedir.
1 23... ve 12 parsel sayılı taşınmazların davalı ... dışında ... ve ... adına kayıtlı olduğu; 1 23... parsel sayılı taşınmazın davalı ... dışında ..., ...., ..., ... ve Hazine adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Usul hukukumuzda davaya dahil (dahili davalı-dahili davacı) diye bir müessese bulunmayıp ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel usul kuralı olup zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanağı bulunmadığı gibi, davada taraf olmayan kimse veya kişi hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.
Dava konusu 1 23... ve 12 parsel sayılı taşınmazların 18.01.1965 tarihinde ... oğlu ... adına tescil edildiği, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 03.02.2022 tarihinde açıldığının anlaşıldığı; 1 23... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ve dava dışı kayıt malikleri tarafından Hazineden satın alındığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.